Yıldızı parlatıp bol bol yorum yapmayı unutmayınn ..
Keyifli okumalar dilerimm.
⋆
Öğlene doğru annemle gelinlik almaya çıkmıştık. Ne kadar, zaman dilensem de babamın kararı kesindi. Bu akşam evlenecektim.
Diego'nun beni kurtaracağına emindim. Aynı zamanda, kendime de kızıyordum. Yüzünü bile görmediğim biri, neden bana yardım etsin ki?
Ah, aptal hayallerim...
"Bu nasıl güzelim?" diyerek yanıma geldi annem. Elinde inci taneli bir gelinlik tutuyordu. Gönülsüzce, "İyi." dedim.
Annem, "Yok sen bunu beğenmedin." dedikten sonra tekrar reyonların arasında kayboldu.
Gözümden bir damla yaş akarken, hemen işaret parmağımla sildim. Gerçekten hayattan soğumuştum!
Çünkü evleneceğim kişi yakışıklı değildi, kaslı değildi, pisti ve benim gibi dağınıktı.
Ayrıca, ben mafya kocamı seviyorum. Niye Hakan'a bakayım ki?
Of of.
Bir saniye, NE NE!!
Az önce ben ne dedim!?
Mafya kocamı seviyorum mu?
Ben galiba aşık oldum.
Ne aşkı ben daha gencim.
Neyse, mafya kocam bana kurban olsun.
Herkese nasip olur mu benim aşkımı bulma şansı?
Annem yeniden elinde gelinlikle belirince ofladım.
⋆
Teyzem makyajımı yaparken, "Senin tarafındanım." diye fısıldadı. "O zaman neden dün, Hakan'ı öve öve bitiremedin canım teyzem?" dedim alayla.
'Sen uslanmazsın' bakışı attıktan sonra eyeliner'ın kapağını kapatıp masaya koydu. Başıyla aynayı işaret ettikten sonra odadan çıktı. Odada yalnız kalmıştım.
Diego'ya yazamıyordum çünkü babam telefonumu almıştı.
Ay ağlayacağım galiba.
Neyse, maskaram pahalı sonra ağlarım.
Aynada bir süre kendime bakındım. Makyajım çok güzeldi, saçlarıma örgü hâlinde topuz yapılmıştı. Üzerimde sade bir gelinlik vardı.
Birden kapı açılınca irkildim. Diego geldi sanıp hevesle kapıya döndüğümde babamı gördüm. Beğeni dolu bakışlar atarak, "Hadi gidiyoruz." dedi.
Ağlamamak için teyzem eyeliner çekerken aklıma gelen stickerimi düşündüm.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Usulca gülümsedim ve babamın elini tuttum. Beraber evden çıktık ve arabaya bindik. Araba hareket ederken sadece Diego'yu düşünüyordum.
Gelmeyecekti... Bu saatten sonra gelse de hiçbir şeyi değiştiremezdi...
⋆
Herkes masadaki yerini alınca nikah memuru konuşmaya başladı.
Diego gelmeyecekti... Ona inanmıştım... Gerçekten yardım eder sanmıştım ama hayır, gelmeyecekti...
Ağlamamak için başımı havaya kaldırmış, tavanla bakışıyordum.
"Aa, merhaba tavan."
"Merhaba sulu göz."
Ne diyor lan bu!?
Ay iyice kafayı yiyorum, duvar benle konuşuyor.
Annemin, "Kızım tavanda ne var, baksana kocana." dediğini duydum. Kafamı indirdim. Nikah memuruna baktım.
"Siz, Hasan ve Hatice oğlu, Hakan Dinazor, Kenan ve Rüya kızı Defne Aydın'ı karınız olarak kabul ediyor musunuz?"
Ay bayılcam.
N'olur bayılayım da kurtulayım.
Niye Diego'ya güvenmeyip dün gece kaçmadım ki?
Koca burunlu Hakan, sırıtarak "Eveğt." diye bağırdı. Hemde karı gibi! Ay deliricem.
"Siz, Kenan ve Rüya kızı, Defne Aydın, Hasan ve Hatice oğlu Hakan Dinazor'u kocanız olarak kabul ediyor musunuz?"
Gözümden bir damla yaş akarken, yalvarırcasına anneme baktım. O ise gözlerini kaçırdı.
Tam cevap vermek için ağzımı açmıştım ki, nikah salonunun kapısı açıldı ve içeri arkasında takım elbiseli on kişi olan yakışıklı bir adam daldı.
Hızlı adımlarla yanıma ulaştı ve beni tek hamlede kucağına aldı.
Ay galiba kocam bu.
"Bu evlilik olamaz!" diye bağırdı kucağında ki benle, salondan çıkarken. "KIZINIZI SEVİYORUM!"
⋆
Hikayeyi on üzerinden puanlar mısınız??
Yedinci bölüm de görüşmek dileğiyle, hoşçakalın. ♡