11.BÖLÜM

5K 261 42
                                        

Ssssssseeeellllaaaaammm

Yıldızı parlatıp bol bol yorum yapmayı unutmayınn ..

Keyifli okumalar dilerimm.

Gözlerimi açtığımda tozlu bir odada, yerde uzanıyordum. En son kocam ve annemler yanımdaydı, şimdi neden kimse yoktu?

Ne bu aksiyon sevdası?

Yine kaçırıldım galiba. Of yeter, ne istiyorlar benden?

"Lan oğlum yine kelin biri beni kaçırdıysa bir saniye bile tutamazsınız burada!"

Geçen beni kel adamlar kaçırdığı için travma olmuştu. Bari adam gibi kaçırın lan.

Ellerim ve ayaklarım bağlı değildi.
Bu nasıl kaçırılmak ulan?

Ayağa kalktığım sırada kapı açıldı ve içeri bilin bakalım kim girdi.

Hakan Dinazor.

"Ana sümüklü, niye kaçırıyon la beni?"

Bendeki sakinlik şaka mı?

Sırıtarak yanıma geldi ve elimden tutup kalkmama yardım etti. Burnunu karıştırdığı aklıma gelince küfrederek elini bıraktım ve yere düştüm.

"Lan eşek, niye bırakıyon elimi?"
Asla ben bırakmadım.

Özür dileyerek tekrar elimi tutacağı sırada kendim ayağa kalktım. "Ee, beni niye kaçırdın sümüklü?" Dinazor gibi sesler çıkardı. Dinazorların sesini daha önce hiç duyup duymadığımı sorgulamayın.

E tabi, soyadının hakkını vermezse olmaz.

Tozdan dolayı öksürmeye başladım. Vicdansız fakir. Bari beni kaçırmadan tozunu aldırsaydın şuraların!

"Ana fikir şu ki, sen Diego'nun değil benimsin."

Niye herkes beni sahiplenip duruyor la?

La mı?

İyice keko oldum.

Yine aklıma stickerim geldi.

Sessizce güldüğüm sırada bana deli görmüş gibi bakınca daha çok güldüm

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


Sessizce güldüğüm sırada bana deli görmüş gibi bakınca daha çok güldüm. "Hasta mısın kızım sen?" diye sordu korkuyla.

Lan bu sümüklü korkuyor benden!

Ben bunu kullanırım.

Korkması için daha fazla güldüğümde bir anda kaçmaya başladı. Peşinden koşturdum.

Sonunda aydınlık bir yere çıkınca, derin bir nefes bıraktım. "Lan gelme!" diye bağırdı ağlayarak.

Ağlayarak mı?

İçimde gülme duygusu horon tepiyordu.

Bir süre o önde, ben arkasında koştuktan sonra bir anda durdu ve sulu gözlerle, "Tamam tamam. Gülme korkuyorum, seni bırakacağım!" dedi.

Durdum. Ben o kadar korkunç muyum ulan?

"Ka-kapı şurada." diyerek işaret parmağını arkasına doğru uzattı. Başımı salladım ve kapıya doğru ilerledim.

Bu kadar kolay olacaksa neden yordun beni sümüklü?

Nasıldı?

On ikinci bölümde görüşmek dileğiyle, hoşçakalın. ♡

İtalyan Mafya || textingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin