ARKADASLAR NIHAYET (3 ay sonra) fike bolum attim nabersiniz (iyi degiller medu 3 AY GECMIS CUNKU
neyse arkadaslar iyi yanindan bakin danger okurlari 6 aydir bolum bekliyorlar ve ben yeni bolume tek kelime bile yazmadim sinekler ucusuyo fikte ama buraya bolum atabildim 3 aycik gecmis sadece🎀🎀🎀
yani NEREDEYSE 5KLIK BI BOLUMLE bunu telafi ettigimi dusunuyorum ama YINE DE SIZ BILIRSINIZ💔💔💔💔💔😔😔😔🤚🤚🤚
COK TUTMAYACAGIM bolume ugurluyorum hadi baybaykusss🦉🦉🦉☹️☹️💗💗💗💗💗
+
Kavgalar, bağırışlar, çağırışlar, çöküşler, yaralar ve her birinin diğerini, ele avuca sığmayacak sebeplerden ötürü kırdığı yanık kokan cehnnemler. Her yerin her yerde olduğu bir zihin, içerisinde milyonlarca külden ceset, duman altı bir ortama ağırlık veren ucuz sigaralar ve yanlarında durmasını bilmeyen pahalı olanlar. Ağır ağır yanan ince bir kağıt ambalaj ve içine sarılmış tütünken, cayır cayır yananın ciğerler olduğu meseleler.
Aklımda kül tablaları mezarlar olurken parmağım arasındaki bir dal yüzünden de ciğerlerim beni azarlar olmuştu. Elimdeki telefonu tekrardan hırkamın cebine koyup bu sefer bir hışımla kapıyı tıklatırken onunla son konuşmamız üzerinden geçen birkaç günde yemek ve uyku düzenimde hatrı sayılır problemlerle karşı karşıya olduğum bir gerçekti.
Mesajlarıma bakmıyordu, aramalarıma cevap vermiyordu. İlk başlarda evine gelip onu bir nevi rahatsız edecek olmak hissi beni rahatsız etse de konuşmadığımız bu dördüncü günün akşamı daha fazla dayanamamış olmalıyım ki aniden aldığım kararla ev halimle dışarı çıktığım gibi kendimi Jungkook'un evinin önünde bulmuştum.
Işıkların kapalı olması apayrı bir komediydi tabi çünkü Jungkook bu saatlerde hep spordan dönmüş olurdu. Duşunu da spor salonunda yaptığını bildiğim için şu an ışıkların açık olmamasında tek bir neden bile göremiyordum açıkçası. Onun da düzeni bozulmuş gibi geliyordu bana. İki ayrı dünyaydık da altüst ediyorduk sanki birbirimizi.
Sigaram hâlâ iki parmağımın arasındayken yüzümü sertçe ovuşturup kendime gelmeye çalıştım dışarının soğuğunda aldığım nefesle. Pazartesi günü ortamıza birkaç bombayı bırakıp, hepsini birden patlatıp çekip gitmişti ve benim akıl sağlığımı nasıl koruyabileceğime dair en ufak fikir yürütmeden inzivaya çekilmişti. Jungkook pahalı sigaralarına benziyordu biraz. Ah, pardon. Benim sevdiğim ve artık elinden düşürmediği ucuz sigaralara alıştığı tamamen aklımdan çıkmış olmalıydı.
Kendimi garip hissettim.
İçimdeki rahatsız hislerle gergin gergin sigaramı bitirirken aynı zamanda kapı ziline basıp basıp duruyordum ama koca kahverengi kapıyı açan bir Tanrı'nın kulu gelip geçmiyordu etraftan. Yine aynı gerginlikte sigaramı yere atıp apar topar evden çıktığım için değiştiremediğim ev terliğimin ucuyla üzerine basarken tertemiz bahçedeki tek sigara çöpünü orada öylece bırakmak beni rahatsız edememişti bile. 'Yoongi yanımda olsa ense köküme vura vura bana onu yerden aldırırdı' diye düşünmeden edemedim. Gruptaki mesajlara girmiyordum birkaç gündür, Jungkook'un da oraya uğramadığını bilmek beni geri çekiyordu anlaşılan.
Jungkook'un evde olmaması imkansız olduğundan kapıya vura vura açtırmayı denemek bir çözüm gibi gelmedi bana. Belli ki müsait değildi ya da açmak istemiyordu işte. Onu bekleyecek de değildim tabi ama evime falan da gitmezdim bu gergin, rahatsız ve son dört gündür göz altlarıma Seokjin oturmuş gibi gözüken halimle.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
no way!
FanfictionEvinde verdiği partide kör kütük sarhoşken kör kütük sarhoş biriyle sevişen Kim Taehyung, bu kişinin en yakın arkadaşı Jeon Jungkook olduğunu bilmiyordu. for @methesa düz yazı&text. slow burn ftl. taekook ağırlıklı bangtan.
