kafanız karısmasın sağda "jungkook'un ağzından" yazmadıkca taehyung'un ağzından okumus oluyoruz bolumleri yani taehyung'un ağzına geri donduk tamam mı.
cok garip bir cumle oldu😟
hadi kosun okuyun CABUK optum hepinizi💁💁💁💕💕
+
"Oğlum biz bu işi başarabileceğimizden emin miyiz ya?"
Hemen ardımızdan bize yaklaşan Jungkook ve Jimin'i gördüğümde hâlâ aklımda dönüyor olan dört gün önceki utanç verici anlar silsilesi tekrardan beynime baskı yapar gibi olmuştu ve bu sebeple ne az evvel Seokjin'in ortaya attığı lafa cevap verebilmiş ne de gözlerimi Jungkook'tan çekebilmiştim.
Bir sorun vardı sanki.
Jungkook onu hiç görmediğim kadar rahat ve sanki aramızda hiçbir sorun yokmuş gibi normal davranıyordu ve normal davranması bana şimdi bir sorunmuş gibi geliyordu. Üstündeki ceketin kapüşonunu başına geçirdiğinde ve başının büyük bir kısmını sakladığında ona bakmaya devam ediyordum. Tırsak Seokjin'in sesi tekrardan grubun ortasına düşerken onu dinliyordu pür dikkat.
"Ya birilerine para karşılığında yaptıramaz mıydık?" diye soran Seokjin'e karşılık "Fakirsin" diyen Hoseok'a döndü bu sefer bakışları. "Hangi parayla yaptırmayı düşünüyorsun acaba?" lafının üzerine cevaben "Jungkook'un parasıyla tabi oğlum" diyen Seokjin'e dümdüz bir surat ifadesiyle bakışını seyretmeye devam ettim. "Bundan Jungkook'un haberi var mı?" diye gülerek soran Jimin'e karşılık "Ağabey siz nasıl böyle rahat gülüyorsunuz ya, ben anlayamıyorum" diye devam eden Seokjin olmuştu. "Az sonra öğretmenler odasından fizikçinin dosyasını çalacağız resmen" diye işleve koymaya hazırlandığımız eylemi özetleyen Seokjin de, diğerleri de başlarını koridorun sonuna doğru çevirirken hedef yönümüze bakarak konuşmaya başladılar ama ben onları duyamadım.
Sabahtan beri gözlerimi üstünden ayıramadığım Jungkook, bakışlarını bana çevirmişti çünkü.
Bakışlarında bir anormallik olmaması ve son zamanlarda olduğu gibi gözlerime bakarken ruhumun içini görüyormuş gibi hissediyor olmam dışında hiçbir sorun yoktu. Tabi bu yine de bakışlarımı bakışlarından hızla çekmediğim anlamına gelmiyordu. Fazla yakınımda olduğundan yüzümü fiziksel olarak yakıyormuş gibi hissettiğim bakışlarını üzerimden çekmediğini fark ettiğimde burnundan sert bir nefes vererek alayla güldüğünü duydum.
"O zaman planda değişiklik yapıyoruz" diyerek konuşmaya dahil olan bu sefer Hoseok'tu. Her ne kadar kafam Jungkook yüzünden allak bullak olsa da araya girmeden edememiş, boğazımı temizleyerek mırıldanmıştım. "Şimdi planda değişiklik yapmayalım bence" dediğimde Hoseok bana döndü ve eliyle tam öteki yanımda kalan Seokjin'i işaret ederek konuştu. "Gerginliği hepimizi patlattığı zaman ilk seni kaynar suya atarım o zaman Taehyung."
"Ben ne yaptım şimdi birader ya?!" diyerek itiraz edip kaşlarımı çattığımda Jimin elini omzuma koydu. "Hoseok haklı" dediğinde ona çevirdim başımı. Geçenlerde rengini açtığı saçlarını bugün kıvırcık yapma kararı almış olmalıydı. İçten gelen bir dürtüyle parmağımı saçlarına dolayarak oynamaya başladığımda hiçbir şey olmamış gibi konuşmaya devam etti. "Seokjin Namjoon'la beraber güvenlik odasındaki kamera kayıtlarını izlese ne öğretmenler odasına girmek zorunda kalır, ne de dışarıda herhangi bir tehlikeye karşı gözetleme yapmak zorunda olur."
"E Hoseok ne yapacak dışarıda tek başına?" diyen bu sefer Namjoon olduğunda elleri pantolonunun ceplerinde, tek omzuyla dibimizdeki duvara yaslanıyordu. "Basit bir işi tek başıma halledemeyeceğimi mi ima ediyorsun lan?" diye tek kaşını kaldıran Hoseok'a karşı Seokjin konuştu bu sefer. "Dışarıda seninle tehlike gözleyemeyeceğime göre yanında birinin olması gerekmez mi abla?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
no way!
Fiksi PenggemarEvinde verdiği partide kör kütük sarhoşken kör kütük sarhoş biriyle sevişen Kim Taehyung, bu kişinin en yakın arkadaşı Jeon Jungkook olduğunu bilmiyordu. for @methesa düz yazı&text. slow burn ftl. taekook ağırlıklı bangtan.
