2: İlk Bakış

245 11 2
                                    

Atilla Alp Ertekin;

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Atilla Alp Ertekin;

Ayağımı ritim tutturduğum masada öfkeden deliye dönmüştüm. Bu alaycı kızın sözünde durmaması an meselesiydi. Nedense ona hiç güvenmiyordum.

"Merhaba hocam." Yanıma yaklaşan genç zarif kadına baktım. Beyaz teninin akine kara gözleri ve gözlerinin rengine benzeyen topuz yaptığı kahverengi saçları vardı.

"Merhaba..." dediğimde yanımdaki sandalyeye oturmuştu. Onun oturması ile bacaklarımın titremesini durdurduğumda iyice yanıma yaklaştı.

"Yeni gelen hocamız sissiniz demek? Ben Zeynep, edebiyat öğretmeniyim."

"Bende Polat, beden öğretmeniyim!" dedi arkamdan gelen sesle omuzunun çabucak sıkılmasına şaşırmadan kapıdan koşarak çıkıp gitmişti adam. Yüzünü bile görememiştim.

"Bende Atilla, memnun oldum." dediğimde kadın kibarca gülümsedi.

"Okulu sevdiniz mi?" dediğinde sandalyede arkama yaslandım.

"Şimdilik evet, tabi gözüme takılan bir kaç sorun var ama halledeceğiz umarım..." dediğimde kadın göz devirdi.

"Hazan mı?" dediğinde şaşırarak ona baktım.

"Bu okulda bulaşmadığı kişi kalmadı. Öğretmenler olarak bile ona söz geçiremiyoruz..."

"Peki bu nasıl olabilir?"

"Bu okul babasınındı. Yöneticiliğini de annesi yapıyordu. Çok zengin bir aileye sahip olmalarına rağmen Hazan böyle bir çocuk değildi. Annesi ve babası çok disiplinliydi, çocuklarının bu denli başırılı ve akıllı olmalarına, düzenli ve iyi çocuklar olmalarına şaşırır ve aynı zamanda saygı duyardık." Dikkatimi çekmeyi başardığında ona döndüm merakla. Gerçekten Hazan gibi bir kızın bu şekilde anlatılması masal gibi gelmişti.

"Sonra-" onun baktığı yere baktığımda öğretmenler odasının kapısına yaslanmış bizi izleyen Hazan'ı gördüm.

"Dedikodular iyidir hoştur ama derslerin daha önemli olduğu söylenir?" dedi gülümseyerek yanımıza gelirken. "İsterseniz sınıflarınıza dağılın?" Zeynep hoca boğazını temizlerken sandalyesinden kalktı. Ona ne yaptığını soracağım sırada kitaplarını alarak odadan çıktı.

"Bu dersimiz de seninle, hadi gel..." dediğinde etrafıma baktım. Bir kaç hoca bize döndüğünde baktıklarını çaktırmadan önlerine dönmüşlerdi. Bu olayı daha uzatmadan kitaplarımı alarak sınıftan çıktığımda Hazan da gayet mutluca yanımdan yürümeye başladı.

Sınıfımıza gececeğimiz sırada kolumu tuttuğunda  kolumu hızla aldım ondan. "Bunu bir daha yapma!" dediğimde bakışları düştü.

"Neden?!"

"Neden mi? Bunu biri öğrenirse ne olur biliyor musun?" Kollarını göğüsünde bağladığında durup bana baktı bilmiş bilmiş.

"Ne olurmuş?"

SAPLANTI || +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin