"Abim, o parayı hiç bir zaman sana vermeyecek." Bunun o da farkındaydı fakat ısrarla devam ediyordu.
"O zaman hep benimlesin."
...
Yağmur abisinin ödeyemediği borç yüzünden hiç tanımadığı bir mafyanın eline geçer.
Eline düştüğü mafyanın sadist kiş...
Selaaam biz geldikk. Umarım hayatınızda her şey yolunda gidiyordur.
Çok uzatmadan Meftun'a geçelim bence.
Oy ve yorum atmayı unutmayın.
İyi okumalar!
🌊
Boğazımın acısıyla uyandım. Yutkunurken çok canım yanıyordu. Aklıma dün olanlar geldi. Öncesinde ateşler içerisinde uyanmıştım. Nur Hanım bana duş aldırmıştı. Onun bu şefkatinden dolayı içimde ona karşı bir bağlılık hissetmeye başlamıştım. Çok uzun yıllar sonrasında birisinden böyle bir anne şefkati almak beni ona karşı minnettar hissettiriyordu. İçimizdeki sevgi boşluğu yüzünden ilk ilgi verene doğru yanlış demeden bağlanmak... Ne kadar acı. Fakat elimde değil. Tek korkum bunun yüzünden yanlış insanı sevmek. Belkide onun için kendimi feda etmek.
Evde hiç bir ses yoktu. Yanıma gelen de olmamıştı. Ne çabuk unuttun tutsaklığını. Doğru. Ne bekliyordum ki zaten. Yatağıma kahvaltı mı? Ayağa kalktım ve banyoya girip rutin işlerimi hallettim. Evde pijamayla durmak istemiyordum. Bunun için Akgün'ün odasına girmem gerekiyordu çünkü kıyafetlerim onun giyinme odasındaydı.
Odamdan çıktım ve bir üst kata çıktım. Onun odası en üst kattaydı. Ev ise 3 katlıydı. Giriş katının altını da sayarsak 4 kat vardı. İlk katta benim bildiğim mutfak, oturma odası ve banyo vardı. Bunlar dışında bir kaç kapı daha görmüştüm fakat kapalıydı ve ben içlerine girmemiştim.
Bodrum katında ise büyük bir spor salonu vardı. Ve bahçeye açılan bir kapı. O kapıyı çok güzel deneyimlemiştim. Girişin üst katında benim odam vardı. Ayriyeten 2 kapı daha fakat ben yine ne odası olduklarını bilmiyorum. En üst kattaysa Akgün'ün odası vardı. Başka bir yer yoktu.
Kapısının önüne geldiğimde aşağıda olmasını dileyerek kapıyı tıklattım. İçerden ses gelmemişti. Tekrardan kapıya vurdum ve ses gelmeyince içeri girdim. İçeri girmemle kokusunun odasına sindiği gerçeği yüzüme çarptı. Yanlış kişinin kokusu insana böyle hissetirmeli miydi? Hiç sanmıyorum.
Odada kimse görünmüyordu. Sanırım aşağıdaydı. Hızlıca vakit kaybetmeden giyinme odasına girdim. Benim dolabımdan bir eşofman ve kısa kollu, siyah bir üst aldım. Odada olmadığı için hızlıca üstümü burada değiştirdim. Çıkardığım kıyafetleri dolabıma yerleştirdim ve giyinme odasından çıktım. Yatağı topluydu. Odası oldukça düzenli ve sadeydi.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Yatak başlığının olduğu duvarın solu giriş. Yatağın karşısındaki duvarda televizyon asılı. Televizyonun sağında ve solunda tuvalet ve giyinme odası olmak üzere iki kapı var. İsteyenler başka bir şekilde de hayal edebilir.)
Odasından çıktım ve mutfağa gitmek için aşağıya indim. Mutfağa girdiğimde Nur Hanım'ı masayı toplarken buldum. "Günaydın." Beni görmesiyle gülümsedi. "Günaydın kızım. Nasılsın, daha iyi gibisin?" İlgili konuşması içimi ısıtmıştı. "Düne göre daha iyiyim, çok teşekkür ederim. Siz olmasaydınız bu kadar çabuk toparlanamazdım." Konuşmamla elindekileri bıraktı ve tamamen bana döndü. "Olur mu kızım öyle laf? Ben severek yaptım. İyiysen ne mutlu bize. Ayrıca öyle sizli bizli konuşmana da gerek yok. Abla diyebilirsin." Sözleriyle gülümsemem daha da genişledi.