(18) İMKANSIZ

129 10 50
                                        

Seelam Meftun okurları uzun bir aradan sonra yine bomba bir bölümle karşınızdayım umarım beğenirsiniz.

Tek bir şikayetim var... Oy sayıları gerçekten çok az lütfen bölüm başlamadan yıldıza tıklamayı unutmayın.

Önceki bölümün sonunun kesitiyle başlıyorum, zaten anlayacaksınız.

Daha fazla uzatmadan bölüme geçelim artık. İyi okumalar, yorumlarınızı bekliyorum!                        

Bu arada şarkıyla okumayı unutmayın, bu bölümü ve karakterleri yansıtan daha iyi bir şarkı olamazdı.

                                                                                                                          🌊

Gözler kısık, dudaklar hafif yukarıya kıvrılmış, bir sırıtış yüzde.

"Seninle ilgilenmemi bu kadar istediğini bilmiyordum, Alyona?"

"Başkalarıyla ilgilenmeme dayanamadığını bilmiyordum, Akgün?" Bir bir.

"Kendimi zor tutuyorum." Bir adım daha yaklaşmasıyla ayakkabısının ucu ayakkabıma değmişti. Kokusu her yanımı çevrelemişti. Muğla'nın hafif rüzgarı, Akgün kokuyordu.

İlerde bir gün yolum tekrar buraya düşer ve ben bu rüzgarı yine hissedersem, aklıma bu andan başkası gelmeyecekti.

"Ne için?" Başımı yukarı kaldırıp baktım ona. Bu boy farkı, ne yalan söyleyebilirim ki hoşuma gitmiyor değildi.

Yüzümdeki tebessümde gezindi gözleri. Yukarı kıvrılmış dudaklarımın kenarlarında. Gülümsememle ortaya çıkmış, sol gözümün hemen altındaki gamzemde.

"Seni öpmemek için, Alyona."

Ağzından çıkan sözlerdi başımı döndüren. Kalbimin hiç bu kadar hızlı attığını hissetmemiştim. Sanki pompaladığı kan vücudumda hiç bir yere gönderilemiyor öylece orda durup kalbimi dolduruyor, boğuyordu.

İşte buydu Akgün'ün hissettirdikleri. Yalnızca 4 kelimeden oluşan bir cümlesi beni nasıl bu kadar etkilerdi?

Onu alt etmeye çalışırken kendi kurduğum tuzağa düşmüştüm. Bu tuzaktan kurtulabilecek miydim... İşte beni en çok korkutan buydu. Akgün'ün ağlarına düşmek, ona yenilmek. Beni çok basitçe yenebilirdi. Herkesi yenebilirdi. Her kadını basitçe etkisi altına alabilirdi, onun için imkansız yoktu. 

Benim için vardı. 

Bir aile sevgisi hissetmek bile imkansızdı benim için. Bir baba şefkati, abi koruması.. Bunlar bile imkansızdı benim için. Onlar sağlayamadıysa bu imkanları kimse sağlayamazdı. Sevgisizlik içinde büyümüştüm ve bu eksikliği Akgün ile gidermeyecektim. Benle ilgileniyormuş oyunlarına düşmeyecektim.

Para içini yanında tuttuğunu söylüyordu ama bunun yalan olduğundan emindim. Asıl amacını ise hala anlamamıştım. Aklıma yatan hiç bir sebep bulamıyordum. Belki o da bilmiyordur.

Az çok tanımıştım onu. Amaçsız ve plansız tek bir hareket etmeyecek birisiydi. Her şey kontrollü olmalıydı. Neden böyleydi bilmiyorum ama bunları düşünüp içimde Akgün'ü aklamayacaktım. Kendimi ona bırakmak için bahaneler üretirsem eğer, bulurdum. Bulursam kendimi bırakırdım. 

Bırakırsam düşerdim ve düşersem ölürdüm.

 Hayatım bu yaşıma kadar hiç kolay geçmemişti. Zorlukla ayağa kalkmış ve devam etmiştim. Bu zamana kadar böyleydi ve bundan sonrada kendimi bırakmayı göze alamazdım. Bunun için yaşamamıştım bunca sene.

MEFTUNHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin