Kesit

611 36 31
                                        

"Gidiyorsunuz ha Cüneyd'im"

Sadi'nin sesi ile kafasını kaldırdı Cüneyd.

"Gidiyoruz amca, ne yapalım? Zeynep yoksa ben burada ne yapayım? Seyyah gibi oradan oraya anca. Biraz sineye çekilmek hepimize iyi gelir" onayladı Sadi. Bir yandan yeğeninin gitmesini, iyi olmasını isterken bir yandan da ayrılmayı göze alamıyordu.
Yıldız ile Yusuf hem babasından hem de Sadi'den onay bekler gibi bakışlar atıyorlardı birbirlerine.

"Yusuf annenin eşarbını nereye koymuştun?"

"Dolabın alt rafında baba, getireyim mi?" Evet anlamında başını salladı Cüneyd. Yıldız'ı kucağına alıp dikkatlice sallamaya başladı. Anne kokusunu bile bilmeyen bir bebekti Yıldız. Cüneyd'in parmağını sıkıca kavrıyor, sanki beni bırakma der gibi tutuyordu.

"Cüneyd, öldü diyorlar lakin ben emin değilim. Bu adam allem eder kallem eder yine çıkar işin içinden. Diyorum ki Zeynep'i de.."

"Bende düşündüm bunu amca lakin emin olmadan kendi kendime de birşey yapmak istemiyorum. Siz burada, biz orada olursak inan daha iyi olur." Sadi tam konuşacakken odaya Yusuf girdi. Annesinin eşarbını boynun sarmış yavaş adımlar atıyordu.

"Buldum baba, ama bende kalsın annemin kokusunu özledim. Biliyor musun? her gece uyurken kıyafetine sarılıyorum sabahları da geri yerine koyuyorum" Üzgün gözlerle baktı Sadi Yusuf'a. O günden beri ne zaman Yusuf'a yada Yıldız'a baksa gözleri dolar kendini tutamazdı.

"Sen tatlı canını sıkma oğlum. Bulacağız anneni, şimdi Mira teyzeni çağır Yıldız'ı alsın biraz" onayladı Yusuf. Sadi dedesinin sözünü hiç ikiletmez hemen yapardı.

"Çok zor bir durum olursa çocukları Feyza'ya bırak. Zaten Efe ile Yusuf iyi anlaşıyor, Feyza ile Ferman da bir zahmet Yıldız'a baksınlar" dinliyor gibi yapıyor lakin pür dikkat kızını izliyordu Cüneyd az sonra odaya Mira girdi. Çamur olmuş botları, üzerindeki siyah kazağı ile bir yaş havası veriyordu.

"Ben Zeynep'in eşyalarını koliledim, dokunma dediğin yere de dokunmadım"

"Allah razı olsun Mira, Sen Yıldız'ın karnını doyur yarım saate gelirim ben" onayladı Mira. Cüneyd'in kucağındaki bebeği alıp odadan çıktı. Cüneyd ayağa kalkarken Sadi elindeki tesbihi köşeye bıraktı.

"Nereye Cüneyd'im?"

"Vaktiyle tamir edemediğim hatalar vardı, hoş şimdi etsem ne fayda? Lakin en azından kendini kaybettiğim refikamın hatıralarını kaybetmeyeyim"

- Bebişimizin ismi Yıldız oldu çünkü aklıma hem bir anlam geldi hem de Yusuf ile anlamlı oldu diye düşündüm. Biraz Dehşete düşürücü bir kesit ama ne yapalım heyecan bu işin tuzu biberi-
❤️✨💋

MAKBER • CÜNZEYHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin