Y.N: Medyada ki görsel kurgumuzda bahsi geçen madalyon, madalyon diye bahsediyorum ama bu şekilde bir kolye aslında sadece kurgu konusunda madalyon diye geçtiğinden bu şekilde bahsediyorum kitapta,, İyi okumalar<3
&
Elimde ki bardağı bıraktım ve neredeyse ağlamak üzere olduğumu bildiğimden peçeteyi önüme çekerek önümde ki patronuma döndüm. Sanırım artık her şeyi anlatacak olduğum o noktaya gelmiştim ve bunu ikinci yapışımdı. Bu her şeyi daha da zor kılıyordu..
~~~
Peçeteden bir parça kopardım ve gözlerime şimdiden düşmüş yaşları silerek konuşmaya girdim.
''Ben doğduğumda ailemin ikinci bir çocuğu olarak Dünya'ya geldim ve ablam da dahil tüm ailemiz betaydılar, durumumuz iyiydi ailem bu yüzden bir çocuk istemişlerdi. Ben 13 yaşıma geldiğimde bende bir şey olduğunu fark ettiler, ne kadar zaman geçerse geçsin dönüşmemiştim. Ailem bundan çok şikayetçilerdi bu yüzden sürekli olarak bilindik büyücülere götürür ve neden bu durumda olduğumu çözmeye çalışırlardı. Küçüklüğümde onlardan sevgi görmezdim, tek amaçları babamın finansal gelirlerini daha da yükseltmekti ve bu noktada alfa bir erkek çocuk lazımdı ama o ben değildim ablam bir betaydı ama alfa bir erkek çocuk babamı çok ileriye taşıyacaktı.''
Kafamı kaldırıp Louis'ye baktığım da ilk defa anlayışlı yüz ifadesini çekinmeden göstermesini garipsedim, o sırada Louis Tomlinson değil de daha başka biriydi sanki. İyi ve anlayışlı bir insandı karşımda ki.
Beni dinliyor ve söylediğim her bir kelimeyi anlıyordu, yüzünde sözlerimi bitirene kadar acıma duygusu belirmedi bile.
Burnumu sildikten sonra derin bir nefes aldım.
''Devam edebilirsin Harry, korkma.''
Ben kafamı salladım ''Korkmuyorum sadece canımı acıtıyor.'' dedim güçlükle.
Ellerimle oynarken devam ettim. ''Ben 14 yaşıma bastığımda bir gün gerçekten çok büyük bir kavga oldu ailem ablamı odasına kitlerken ben masanın altında saklanıyordum, her zaman ki gibi. Ve en sonunda babamın beni yakamdan tutup evden dışarı atmasını ve bir daha bu eve ayak basarsam öleceğimi söylediğini hatırlıyorum. O gece hava çok yağmurluydu sıcak bir hava vardı ama o yağmur beni hiç olmadığı kadar üşütmüştü. Daha sonra ki günlerde hep kapı da durdum ablamı görmeme izin vermediler, beni içeri almadılar bu koskoca Dünya da sığınabilecek tek bir yerim bile yoktu.'' Acı bir şekilde güldüm.
''Ben de vaz geçtim ve artık 1 ayın sonunda sokaklarda gezmeye başladım, henüz 14 yaşımda olmama rağmen çok kötü yerlere geldim. Sokakta sarhoşlar tarafından şiddete uğradım, eninde sonunda devlette aynı ailem gibi insan olduğum için hiç bir yardım da bulunmadı ve ben kendimi bir bar kulübünün kapısını aralarken buldum.''
Louis, benim ağlamamın sorun olmadığını söylediğinden beri hem daha şiddetli ağlıyor hem de anlatmaya devam ediyordum. Bana su ve yeni bir peçete getirmişti. Bana böyle nazik yaklaşanın o olduğuna inanmasam da içten içe yanaşacak başka bir limanım olmadığını iyi biliyordum.
''Ve ben sürekli o kulüpte sabahlamaya başladım, gündüz olunca bir kaldırım taşında uyukluyor akşam elime bir bira alıyor ve gözüm görmeyecek dereceye gelene kadar içiyordum. Dediğim gibi henüz 14 yaşındaydım. Ve o gün bir değişiklik oldu, gene sarhoştum gene taburede duramayacak derecede gidikti kafam. İçeriye bir adam girdi...'' derince nefes aldım bunu daha önce kimseye anlatmamıştım.
''Kovboy şapkası ve deri ceketiyle oldukça karizmatik bir adamdı.'' gülümsedim hüzünlü bir şekilde ''Yanıma geldi ve bana burada ne yaptığımı sordu, onunla dalga geçmiştim. O ise küçük olduğumu anladığından beni alıp bardan çıkarmıştı bilincim yerinde olmadığı için kabul etmiştim. Dışarı gittiğimizde soğuk bir banka oturtmuştu beni üzerime deri bir ceket vermişti. 'Burada ne işin var ailen yok mu?' dedi asla unutamıyorum... Ama ben hiç bir zaman ailem olmadığını ona anlattım ve işte Edward Nicholson ile tanıştım. Ben o gece ağlayarak her şeyi ona anlatırken beni dinleyen tek kişiydi. Kır saçlı ama oldukça karizmatik bir adamdı.''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Fireside | Larry Stylinson
FanfictionOMEGAVERSE Borçlarla başı dertte olan Harry bir barda kafayı bulduğunda iyilik meleği olarak nitelendirdiği mavi gözlü ünlü iş sahibi WereCrop'un CEO'su Louis Tomlinson onu kurtarır. Tek sorun bu kişinin eski erkek arkadaşının milyarder olan eski al...
