Bir günde 4 5 bölümmüüü? Benden beklenmeyen haraketlerrr! Neyse asklarım bu bölümde biraz hüzünlü olacak ama emin olun buna değecek! O zamaaann haydi okumayaaa!!!
İguro Obanai
Sanemi ile uzun süre sarıldıktan sonra ayağı kalkıp Sanemi'nin siyah Jip'ine binmiştik. Birlikte önce içmeye daha sonra eve gidecektik. Tabi benim daha burada bir evim olmadığı için otelde kalacaktım. Sanemi onda kalmamış çok ısrar etmişti ama ben kendimi Rengoku ve Tengenle görüşmeye hazır hissetmiyordum..Zaten bugün yeterince ağlamıştım. Herşey üst üste gelmişti ve ben buna hazırlıksız yakalanmıştım..
Sanemi arabayı çalıştırıp bildiği bir restoranta sürmeye başladı. İkimizde yol boyunca konuşmamıştık, hatta birbirimizin yüzüne bile bakmamıştık. Kendimi sevilmeyen bir akrabanın çocuğu gibi hissediyorum ve bu cidden berbat. Can ciğer olduğum adamın yanında böyle hissetmem gerçekten utanç verici ama bu elimde değil.
Hepimiz büyümüştük gerçi 21 yaşta o kadar büyük bir yal değildi tabi ama sayı önemli değil, önemli olan yaşanmışlıklar.. Sanırım ben 30 yaşında hissediyorum.
Tamam bu şakaydı ama cidden çok yorulmuştum..
Sanemiye göz ucuyla az bir göz gezdirince herşey aynı gibi gözüküyor ama vücudundaki yara izleri çokta normal bir iş yapmadığını söylüyordu..
En azından o, o yaralatı kendi yapmadı. Bense mal gibi gidip ağızımı kesmiştim.. Sanki kolum bacağım yokmuş gibi..
Sanemi arabayı lüks bir restorantın önüne park edince kemerini çözdüm.
"Bekle biraz" (Sanemi)
Dedi ve o da beklemeye başladı. Arabanın dışına baktığım zaman yakın elbise giymiş iki adam bize doğru koşuyordu. Ben onlara anlamazmışcasına bakarken onlar gelip bizim kapımızı açıp arabadan inmemizi beklemişti. Cidden bu adam ne iş yapıyordu?
Arabadan inince Sanemi bana başıyla gidelim işaret yaptı ve ikimiz yanyana girdik. Sanemi manzaralı bir masayı bizim için hazırlatmalarını istemişti. Çalışanlar ise bizi denize manzarası olan bir masaya oturtmuşlardı.
"Açmısın?" (Sanemi)
"Hayır."
Dedim. Sanemi garsonu çağırıp.
"3 şişe viski getir"
Dedi. Şimdi aklıma dank etti. Ben Viski yi içmek için maskemi açmam gerecek, bu da Sanemi'nin ağzımdaki yarayı görmesi anlamına geliyor. Hayır hayır, bunu yapamam. Böyle onun yüzüne bakmam! Tanrı aşkına hangi mantıkla ağzımı kesmiştim ki zaten!?
Ben Viskinin hiçbir zaman gelmemesi için dua ederken garsonlar jet hızında getirmişlerdi resmen.
Ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yok. Nasıl onun yüzüne bakacağım? Nasıl?
Ağlamak istiyorum...
Sanemi küçük bardaklar Viskiyi doldurduktan sonra bana baktı ve konuştu..
"Sormaktan çekiniyorum ama... Neden ağzını maskeyle kapatıyorsun?" (Sanemi)
Ne diyeceksin şimdi!? HE GERİZEKALI SENİ! Ne diyeceksin? Ne yapacaksın!? Yine, yine her şeyi mahvediyorsun! Mahvedeceksin! Aklında ne vardı da o lanet bıçağı alıp ağzını kestin!?
Dur bir saniye..
Ağızımı ben kesmedim ki...
Evet.. Ben yapmadım.. Üniversitenin ilk yılında daha ergenlikten çıkamamış iki mal yapmıştı..
