Öngörü.
İleriyi görebilme yeteneği, ileri görüşlülük. Bir insanda olması gereken belki de en basit özellikti. Öngörü eksikliği yaşayanların çoğu hayatlarının berbat olduğu konusunda hemfikir olurlardı.
Son zamanlarda sen de öngörülü birisi olduğunu düşünmüyordun. Ne düşünmüştün ki? Gojo Satoru ile yatmış ve ardından sırasıyla onun yakın arkadaşlarıyla birlikte olmuştun.
Gözlerini kapatıp baş ağrını dindirmeye çalıştın. Eğer aylar önce o partiye gitmeseydin her şey eskisi gibi olabilirdi. Zihninde seni partiye davet ettikleri gün canlandığında şakaklarını ovuşturdun. Partiye en başında gidesim yokken neden fikir değiştirmiştin ki? Bu düşünceleri bir kenara bırakarak odanda birkaç tur attın. Birkaç saat öncesinde Sukuna beklenmedik bir ziyarette bulunmuştu ve ona bir mesaj iletmiştin. Çocukların yakında kapında damlayacaklarını az çok tahmin ettiğinden dolayı kendi yaşadığın evden acilen ayrılıp İtadori'nin evinde bulmuştun kaçışını.
"Y/N, beni korkutuyorsun." İtadori samimi bir endişeyle kapının eşiğinde belirdiğinde ağlayacak gibi olmuştun. Ona söyleyecek bir şey bulamıyordun ve bu işin sonunda ne olacağını kestiremiyordun bile.
"Boyumdan büyük işlere kalkıştım Yuji," yere çöktün ve başını kaldırarak üzgün arkadaşınla göz teması kurdun. "Parti gecesi Gojo Satoru ile birlikte oldum." İçindeki ağırlığı atmaya karar verdin. "Anlık bir şeydi fakat yine de beni mutlu etti. Sonradında Geto Suguru ile..." başını utançla geriye attın.
"O noktadan sonra bile yüzüme gözüme bulaştırmıştım zaten." İtadori sessizce seni dinliyordu. "Sonra Nanami dahil oldu ve o an bu insanların niyetinin sadece ilişkiye girmek değil de daha derin olduğunu anladım."
İtadori sabırsızca dudağını ısırdı. "Peki ya sen? Herhangi birisine karşı daha derin bir duygu besliyor musun?"
Alayla güldün. "Sorun da o Yuji," doğrudan arkadaşına baktın. "Sanırım onları sadece kullanıyordum." elini havada salladın. "İşe Toji de girince her şey birbirine karıştı ve dördü de benim için resmi bir savaş başlattı resmen."
Çaresizce inleyerek ayağa kalktın ve İtadori'ye yaklaştın. "Dinle, abin beni sorarsa-" senin sözünü kesen şey kapı zili olmuştu. İtadori kapıya yönelmeden önce onu sıkıca omuzlarından yakaladın. "Eğer Sukuna geldiyse sakın burda olduğumu söyleme!"
İtadori itaatle başını salladı ve ısrarla çalan kapıya koşuşturdu. Sen ise o sırada korkuyla saklanacak delik arıyordun. Arkadaşın nihayet kapıyı açtığında tanıdık parfüm kokusu tüm eve yayıldı.
"Burada, değil mi?" Sukuna'nın ses tonundan sırıttığı belli oluyordu.
"Kimden bahsediyorsun?" İtadori homurdandı. "Evime ayakkabınla girme."
"Ah, kes sesini velet." Sukuna söylendi. "Y/N'ye söyle hepsi onu arıyor." Biraz duraksadı ve bağırarak devam etti. "Ortaya çık Y/N, onlardan kurtulmana yardım edeceğim!"
"Bağırmasana!" İtadori, abisine sertçe vurdu. "Y/N burada falan-"
Arkadaşını yalancı çıkararak kapının önünde belirdin ve Sukuna'nın gözlerine baktın. Seninle alay ettiğini sonuna kadar düşünsen de her zamankinden ciddi duruşu, gözlerinin içindeki samimiyet nedense güven vericiydi.
"Ne öneriyorsun?" Cılız sesini duyduğunda İtadori hayıflanarak sana döndü. Simdilik onu pek de umursamadan Sukuna'ya doğru adımladın. Sukuna da sana doğru bir adım atınca aranızdaki mesafe kısalmıştı.
"Onlardan birisini seçersen tartışmayı bırakacaklar," mırıldandı. "Fakat sen seçim yapmak istemiyorsun." Başını salladığında Sukuna yavaşça gülümsedi. Dudaklarına yerleşen gülümseme seni de arkadaşını da şaşırtmıştı çünkü Sukuna genelde bu kadar samimi gülümsemezdi.
"Onlarla olan ilişkini açıklamalısın Y/N." Kafa karışıklığıyla dondun. İtadori tam itiraz edecekken bunu anlayan abisi sertçe kardeşine baktı. "Burda aptalca dikilmesene, yürü git." İtadori itiraz etmek istediğinde bu sefer sen rica etmiştin. Arkadaşın mecburiyetten yanınızdan ayrıldı.
"Ama neden kendimi ifşa edeyim ki? Onların umrunda bile olmaz."
Sukuna dilini şaklattı. "Onların neden bu kadar rahat olduklarını merak hiç etmedin mi seni tatlı kuzu?" Saçlarını nazikçe kulağının arkasına sıkıştırıp devam etti. "Rahatlar çünkü senin gidip bunları ortalıkta konuşmayacağını biliyorlar. Böyle insanlar için şöhretlerinden önemli bir şey yok ve senin kimseye bir şey anlatamayacağına eminler."
Bıkkınca gerindi. "Eğer sen bir anda ortaya çıkıp dördünün senin için nasıl birbirlerini yediğini açıklasan ve bunun yalan olduğunu düşünenler olsa dahi onların itibarları için bu büyük bir darbe olur." Sırıttı. "En iyi ihtimalle senin peşini sonsuza dek bırakırlar ve en kötü ihtimal ise herkesi sana düşman ederler. Onları herkesten iyi tanıyorum ve sana ne kadar çok tatlı söz söylerlerse söylesinler onların her zaman yedek planları vardır."
Sukuna'nın konuşmasını sindirmeye çalışırken gözlerini yumdun. Kendini ve onları ifşa edersen olayı basitçe atlatman çok düşük bir ihtimaldi. Üniversite hayatın mahvolacak, adın çıkacaktı ve bu şimdikinden bile kötü olacaktı senin için. Kararlılıkla Sukuna'ya baktın. Sana bu iç karartıcı planı bilerek başlangıçta anlattığını biliyordun.
"Sadede gel Sukuna. Asıl planın nedir?" Sukuna keyifle güldü ve çeneni nazikçe kavrayarak gözlerine bakmanı sağladı.
"Oyuna dahil olmayan birisini seçmelisin."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Attention
FanfictionSıradan bir üniversite hayatı yaşayacağına inanıyordun. Katılacağın bir partinin, seni hayatının en önemli erkekleriyle tanıştırabileceğini hiç düşünememiştin. - Y/N esaslı hayran kurgu - Harem kurgu - Cinsellik içerir - Çoklu ilişki !! Jjk kurgula...
