Jungkook son kez, kalbinin en derininde taşıdığı aşkın sahibine baktı. Gözleri Taehyung'un gözlerinde kaybolurken dudakları titredi, sesi boğazında düğümlendi.
Jk: "Söz veriyorum Taehyung... Ne olursa olsun, 16 yıl sonra senin için geri döneceğim. Y...
Sabahın kavurucu sıcağı odaların içini ağır bir pus gibi sarmıştı. Hoseok, telaşla koridorlarda Jungkook’u arıyordu. Her adımı, içindeki huzursuzluğu büyütüyordu.
Hs: yine nereye kayboldun jungkook?!
Sesi telaş ve korku içeriyordu Henüz kapıdan çıkmak üzereyken, kapının hemen önünde uyku mahmuarsaru Jungkook’u buldu.
Hs: neredeydin?
diye sordu, nefesi hafifçe kesilmiş.
Jungkook, genişçe esneyip omuzlarını silkerek, “
Jk: çatıda uyuya kalmışım
dedi, sesi hâlâ uykulu.
Ama Hoseok tereddüt etmeden sıkıca kolunu kavradı, gözleri ateş gibi parlıyordu.
Hs: çabuk benimle gel
Jungkook hafifçe itiraz etti:
Jk: Ne gelmesi? Daha çok uyuyacağım, uykum var.
Hs: Dışarıda mesele var. Gitmemiz lazım.
Hoseok’un sesi keskinleşmişti. Jungkook, direnmek istedi ama Hoseok’un ciddiyeti karşısında sustu.
Hs: wen klanında askerler burada
Jungkook’un yüzü aniden sertleşti, düşünceler havada uçuşurken sessiz kaldı.
İkili, hızla dışarı çıktı. Kapının ötesinde kargaşa vardı; kaos ve gerilim havayı kesiyordu.
Önde, buz gibi bir soğuklukla Wen Chao duruyordu; yüzünde hiç kırışmayan sert bir ifade vardı. Arkasında ise, tüm klanların en kudretli dövüşçüsü olarak ün salmış, soğuk ve ölümcül tavrıyla Wen Zuhuli vardı. Her hareketiyle etrafındaki düşmanlarına korku salıyor, sessiz bir fırtına gibi duruyordu.
Gözler, birbiriyle çarpışan kararlılık ve tehlikeyle doluydu.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
WEN ZUHULİ
Wc: Kızıl Kılıç Ustası Park!
meydanın ortasında soğukkanlı ve sert bir sesle seslendi
Adamımız Juyang’ı rehin almışsınız. Bu ne densizlik böyle? Gözünüz Majesteleri Wen Eunwoo’dan mı korkmuyor?
Onu bize teslim et, biz de size dokunmayalım.
Pj, yüzünde soğuk bir ifade ile karşılık verdi
Pj: teklifinizi reddediyorum. Topraklarımdan ve klanımdan derhal çekilin!"
Wen Chao birkaç adım atmaya başlamıştı ki, Jong In kılıcını hızla fırlattı. Uçan kılıç, genç adamın iki bacağı arasına saplanıp onu yere serdi. Korkuyla gerileyen Chao, sinirle bağırdı: