Mektubu okuduktan sonra ağlamamın sebebi kendimi aptal gibi hissetmem di çünkü o Cümleler o kadar yapmacıktı ki 10 yaşına bir çocuk bile sahte olduğunu anlardı ama ben şimdiye kadar hep bu Tarz Cümleler duymuş ve buna gerçekten inanmıştım kendime inanmıyordum bulut beni gerçekten sevmiyordu ben kolay lokmaydım bana Söylenen iki güzel Cümleye kanıyordum bu beni Mahvediyordu kendimi gerçekten aptal gibi hissediyordum kalbim acıyordu ben ona gerçekten değer vermiştim ama o benimle dalga geçiyordu ama Aklımda hala cevaplayamadığım sorular vardı onların bi açıklaması yoktu yada ben cevabı getiremiyordum
aradan iki gün geçmişti bu gün parka gidebilirdim yani Mert gelecekti nedenini bilmediğim bir huzursuzluk vardı içimde bir yanım onunla bir daha görüşmemem gerektiğini söylüyor ama diğer yanım bütün cevapların onda olduğunu söylüyordu ve cevaplar ikinci seçeneği daha da çekici yapıyordu ve onu seçmem gerektiğini düşünüyordum
dün sosyal medya dan telefon numarasını almıştım hemen telefonumu Alıp Aradım iki kez çaldıktan sonra açtı
"Evet"
"Mert"
"Benim de sen kimsin?"
"Ben Dilek"
"O sıkı bir araştırma yapmışsın bakıyorum numaramı filan bulmuşsun"
"Uzatma seninle önemli birşey konuşucam"
"Ne o bana aşık mı oldun?"
"Bırak goygoyu ciddi birşey diyorum""Dur dur o kadarına bende hazır Değilim yani bi beş yıl sonra evlenme teklifi edebilirsin ama şimdi olmaz daha çok gencim"
"Offf Mert ciddiyet kelimesinin ne anlama geldiğini dahi bilmiyorsun demi"
"Biliyorum bi kere ciddiyet eşittir goygoy" kahkaha Attığını duya biliyordum ve bende isteksizce sırıtıyordum
"Sen parka git bende hemen geliyorum"
"Ben parka gelemem sen Kapıya çık ben seni alıyım "
"Tamam ben kapının önüne çıkıyorum Görüşürüz" telefonu kapatıp aşağı indim yetimhanenin kapısının önünde beklemeye başladım o Sırada Erva aradı
"Ne yapıyorsun kapının önünde "
"Arkadaşımı bekliyorum"
"O arkadaş Mert olabilir mi?"
"Sen nerden biliyorsun ?"
"Ceren Anlattı"
"Anlatmasa olmaz zaten neyse şimdi kapatmam Lazım Görüşürüz"diyip kapattım Mert'in geldiğini görünce yanında iki tane bisiklet vardı Yanıma geldi ve biri siyah biri mavi bisikletlerin siyah olanını bana uzattı
"Bisikletle mi gidiceğiz?"
"Niye sevmez misin ? Yada bi saniye bisiklete binmeyi bilmiyor musum?"
"Hayır biliyorum ve çok ta severim ama ne biliyim tuhaf geldi "
"Sensin tuhaf neyse hadi gidelim"
"Nereye?"
"Beni takip et"
"Bak aynı şeyi tekrar yaşamak istemiyorum yani ben seni tanımıyorum"
"Tamam işte bende sana kendimi tanıtmaya çalışıyorum eğer benimle gelirsen benimle ilgili herşeyi öğrene bilirsin"
"Tamam öyle olsun" bisiklete binip yola koyulduk onun biraz gerisinden geliyordum çünkü yolu bilmiyordum ve oda çok ani dönüşler yapa biliyordu on dakikalık bir yolculuktan sonra Issız sayıla bilecek bir yerde bulunan bar gibi bir yere gelmiştik bisikletlerden inip onları düzgün bir yere bağladıktan sonra içeri girdik

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kıskanç sevgilim
Teen FictionArdında Yıldızlarla dolu simsiyah Evren olan gökyüzü gibi O çok sert , O çok soğuk , O çok kıskanç , Ama tam bir AŞIK