15. Bölüm

6.4K 420 5
                                    

Bu cumadan sonra yaz tatiline girecektik ama hala tatil Plan'ı yapmamıştım normalde her sene babamla bodruma gidiyorduk ama bu sene hem babam yoktu hemde artık hep aynı yere gitmekten sıkılmıştım belki Bulut ve cerenle birşeyler planlarız diye düşünüyordum yatakta yatarken uyanmıştım ama hiç kalkmaya niyetim yoktu

"off ne üşengeç bir insanım ben ya " diyip ayağa Kalktım yatağımı toplayıp kollarımı sıvazladım evi toplamam gerekiyordu

kulaklıklarımı takıp telefonda kendi kendime Mix Yaptım Rihanna Maroon 5  Bruno Mars ve justın Timberlake. Sırasıyla çalıyordu

banyoya gidip viledayı aldım içine su doldurup deterjan döktüm halıları kaldırıp elektrikli süpürgeyle süpürdükten sonra her yeri iyice sildim saçlarım beni rahatsız ettiği için odama gidip saçlarımı aşağıdan topuz Yaptım perçemlerime engel olmak için siyah üstüne mavi kuru kafalı bandana bağladım üstümde Şort ve kalın askılı Tişört Takımı pijamalarım vardı kirli suyu döktüm telefon sesiyle şarkı kesildi tamda "mirrors" çalıyordu kulaklığın düğmesine basarak telefonu açtım

"Efendim"

"Ne yapıyorsun?" sesini duyunca arayanın Bulut olduğunu anladım

"Temizlik yapıyorum?"

"İşin ne zaman biter?"

"Yeni başladım ama bitince de Ceren'e gidicem uzun zamandır konuşmuyoruz"

"Ceren'i aramanı tavsiye etmem beni boşuna ekmiş olursun"

"Niye?"

"Şu an sizin evin yakınlarında bir kafedeyim Ceren de ilerideki masada oturuyor yanında da Mete var"

"Onlar ne ara barıştı ya"

"Mete kimseyle küs kalmayı sevmez ayrıca ceren'i de seviyor bi şekilde gönlünü almıştır "

"Ozaman ben yine seni ekicem Ceren için Bahçeye girmeyecektim bile ama artık ikinci planım olan bahçeyi toplamayı devreye soktum sen üçüncüsün"

"Sen bilirsin" telefon kapanınca şarkı kaldığı yerden devam etti bende temizliğe tabi

elime küçük bi kova Alıp onunda içine deterjanlı su Yaptım birde bez Alıp camları sildim sonra kuru bi bezle kuruladım halı yıkamayı Aradım ben yastıkların tozunu alırken kapı çaldı halı yıkamacı geldi halıları verdim bir hafta sonra geleceğini söyledi teşekkür edip kapıyı kapattım mutfağa girip rafları tek tek boşaltıp sildim tabakları eski yerlerine yerleştirdim Duvarları da sildikten sonra sonunda işi bitirmiştim Bahçeye geçmeden önce biraz uzandım iki dakika geçmeden kapı çaldı zar zor ayağa Kalkıp kapıyı açtım Bulut'u Karşımda gördüm

"Hani gelmeyecektin ?"

"Ben gelmeyecem demedim sen bahçe ikinci sen üçüncü plandasın dedin bende ikinci plana ortak olmaya beldim " elinde iki poşet vardı içlerine tek tek bakıp bir tanesini bana uzattı

içine baktığımda mavi bir kumaş gördüm dışarı çıkarttığımda işçi tulumu olduğunu gördüm içeri girdi

"Üstümü nerde değiştireyim ?"

"Babamın Odasında " dedim koridorun sonundaki Odayı gösterirken odaya gidip kapıyı kapattı bende kendi odama geçip yarım kollu beyaz Tişört üstüne tulumu giyindim odadan çıktım Bulut siyah Tişört üstüne tutumunu giyinmişti ama askılarını takmamıştı Bahçeye çıktık arabanın yanına gitti ben bahçeyi iyice incelerken eline birsürü poşetle Yanıma geldi poşetleri bırakıp tekrar Arabanın açık bagajına gitti bir kasa saksı Alıp bagajı kapattı ve geri geldi içlerinde fidanlar vardı poşetleri açıp içinden bahçe malzemelerini çıkarttı ben bir Gül makası Alıp çürümüş Dalları Zararlı bitkileri dikenleri kestim oda o Sırada fidanları ve tohumları ekti yeni meyve mevsimiydi bahçedeki ağaçlarda meyve çıkmaya başlamıştı içeri gidip plastik geniş bir kap aldım Bulut'a elimdeki kabı verip Ağaca doğru beni takip etmesi gerektiğini Gösteren bir el hareketi Yaptım ağacın önüne gelince

"Sen burda dur sana verdiğim meyveleri yere düşürmemeye çalış "

" saçmalama Ağaca mı çıkacaksın ? Düşersin "

"Küçükken ağaçta aşağı inemezdin neyse sen burda dur" diyip Ağaca çıkmak için ayağımı yerleştirecek bir yer Aradım

ağacın Etrafında bir tur attıktan sonra sonunda bir yer bulup ayağımı oraya yerleştirdim aynı zamanda biraz üstteki dalı elimle tutmuş kendimi yukarı çekiyordum Ağaca çıkınca olgunlaşmış elmaları toplamaya başladım koparttığımı aşağı atıyordum bulut elmaları tutabilmek için şekilden şekile giriyordu yeterince topladığımı düşününce

"Elindekini yere Bıraktı aşağı inmeme yardım et" dedim

elindekileri ağacın dibine bırakıp kollarını havaya kaldırdı ellerinden tutup tüm ağırlığımı ona verdim sonra biraz aşağı indikten sonra kollarımı boynuna sarıp atladım beni tutup kendine yasladı sonra kucağından inip elmaları elime aldım eve girdik

"Çok acıktım" dedi telefonu elime Alıp iki pizza söyledim bir tane üçlü koltuk vardı ve onada Bulut yatmıştı çok yorulmuştum benimde uzanmam lazımdı Bulut'un arkasındaki büyük yastıkları kaldırıp yere attım onu geri ittim ve bende yanına uzandım sırtımı göğsüne yaslayıp elini belime sardı ve beni kendine çekti bir müddet yattıktan sonra kapı çaldı Bulut'a

"Ne olur sen bak çok yoruldum" dedim bulut Kalkıp kapıyı açtı ve elinde iki pizzala geri geldi pizzaları orta sehpanın üstüne bıraktı ayağa Kalkıp mutfağa gittim dolaptaki kolayı ve iki bardak Alıp içeriye geçtim Bulut ilk dilimin yarısını yemişti bile bardakları sehpaya bırakıp kolanın kapağını dışarı çıkmaya çalışan baloncukların sesleri eşliğinde açtım bardakları doldurup Bulut'un yanına oturdum kutuyu açıp pizzayı yemeye başladım arada Gözlerim Bulut'un gamzelerine çarpıyordu yemek yerken çok sevimli küçük bir çocuk gibi oluyordu yemeği bitirince ortalığı topladım televizyonu açtım the 100 Ün kaldığım Bölümü'nü açıp başımı Bulut'un omzuna koydum günün yorgunluğu ve yemeklerin verdi ağırlıkla göz kapaklarım dahada ağırlaştı ve en sonunda dayanamayıp düştüler

Kıskanç sevgilimHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin