10. BÖLÜM

17 1 0
                                    

Allah'ım bana aşkı nasip etme diyorsun; Aşk kapını çalıyor ve sen bunu duymuyorsun...

Sonunda herkesin beklediği oldu EVLENİYORUM ama tek farkla ne Sinan beni ne de ben Sinan'nı seviyordum. İkimizde zorunlu olduğumuz için evleniyoruz sevgiden, aşktan değil.
Sinan benden haber bekliyordu o gün abimle konuştuktan sonra benimde artık birşeylerden fedakarlıklar etmem gerekiyordu, kısa sürede olsa onları mutlu etmeliydim. Aslı ile Sinan'ı arayıp teklifini kabul ettiğimi söyledim. Oda "İkimiz için en iyisini bu, şimdi zor gelsede sonunda baskılardan kurtulucaz." Dedi Allah'ım nasıl bir çıkmazdayım ne düşünsem tam tersi çıkıyor ama bunun geri dönüşü yok artık. Sinan ailesini arayıp birini sevdiğini ve o yüzden bu güne kadar kimseyi istemediğini ve şimdi evlenmeyi istediğini anlatmış... Bu yüzden kız isteme için tekrar Erzurum'a manevi annesini alıp geleceğini söylemiş onlarda çok mutlu olmuşlar benle bir an önce tanışmak istiyolarmış. O kadar kötü oldum ki benim bunu insanlara yaşatmaya hakkım yoktu ama ben yaşatıcam sırf kendi keyifi nedenlerimden dolayı. Bir de bizim taraf var tabi, anneme söylediğimde mutluluktan bir çocuk gibi ağlamıştı. Akşam babam gelince onada annem anlatmıştı, bizim buralarda baba ile böyle şeyler konuşmak ayıptı o yüzden ya anneler ya da akraba büyüklerden biri söylerdi hatta bu konu konuşulunca kız o oda da bile olmazdı tıpkı benim yaptığım gibi. Annem babamla konuştuktan sonra annem odama gelip babamın benle konuşmak istediğini söyledimişti. İlk başta red etsemde sonunda annem zorla odaya götürdü. Babamın karşısındaki tekli koltuğa oturup halıyı incelemeye başlamıştım. Babam anneme bizi yanlız bırakmasını söyledi annemde mutafağa geçti. Babam "Kızım annen bana birşeyler söyledi doğru mu ?"

"Evet baba" diye bildim

"Bak kızım eyer annenin zoruyla evleniyorsan söyle bana inan bir daha bu konu açılmayacak şekilde kapanıcak." Eyer babam sert bir insan olmasaydı ona annemin zoruyla olduğunu söylerdim ama bu söylersem annemle aralarını fena şekilde açılırdı. "Hayır baba bu sefer annemin zorluyla değil."

"Yani bu çocuğu seviyor ve istiyosun öylemi ?"

"Evet baba" dedim utanarak babam Sinan'la ilgili bütün şeyleri sordu bende anlatım. Babam "Madem birbirinizi seviyosanız gelsin bakalım." Demişti o an ölmek istedim, annem hemen içeri gelip babamın elini öpme mi işaret etmişti bende kalkıp öpmüştüm. 2 gün içerisinde herkes öğrenmişti bu haberi. Herkes Sinan'nın fotorafının olup olamadığını sordular bende Aslı ile sosyal alemde arkadaş olduğunu bildiğim için ona bulup bana göndermesini söyledim. Oda bana göndermişti ilk annem ile babama gösterdim sonra abime gönderdim. Herkes bir anda Sinan hastası oldu. Yengem yani abimin eşiyle bir abla kardeş gibiydik, oda Sinan'ı önceden tanığı için fotosunu görünce onun fotoraftaki olduğuna şaşırdı. "Bu kadar yakışıklımıydı buna ne olmuş böyle, on numara olmuş Defne bu..." Herkesin beğenisini topladı ama onun bundan asla haberi olmayacaktı Aslı'yı da uyardım bu konuda bunları duyup iyice havalanmasını istemedim.

Sabah işe gitmek için hazırlandım Aslı'yı alıp ilk kahvaltı yapmak için bizim mekanimiza gitdik. Kahvaltı yaptıktan sonra iş yerine geçtik. Aslı sabahtan belli Sinan aradı mı, ne konuştunuz, ne dedi olaylar için ? Bende tek tek cevaplamak zorunda kaldım sonunda odama geçip yanlız kaldım. Kendimi toparladıktan sonra müşterilerimizle iltibata geçip, dosyaları inceledim. Bir an şirket ait telefon çaldı arayan şirketin sahibi Fikret beyin sekteriydi. Açtığımda Fikret beyin benle konuşmak için odasında beklediğini söyledi. Şaşırdım Fikret bey önemli bir konu olmadığı sürece odasına çağırıp konuşmazdı çünkü personel toplantılarında söyleyeceği herşeyi söylerdi. Hayırdır inşallah diyip gittim, kapıyı çalıp içeri girdim. Beni görünce "Gelin Defne hanım şöyle oturun" dedi

"Buyurun benim çağırmısınız bir sorun mu var ?"

"Yok şirketle ilgili değil konuşucaklarım ben bugün bir şeyler duydum ne kadar doğru ögrenmek istedim duyduğuma göre evleniyor musunuz doğrum mu ?" Ne ara bu konu bu kadar yayılmaya başladı insanlar ne meraklıymış beni evlendirmeye. Bunu duyuran kim olabilirdi ki tabi ki Aslı ah Aslı ahhh. Fikret beyin beklediğini fark edince hemen cevap verdim "Evet efendim doğru kısmetse öyle birşey var."

"Defne hanım bunu bir başkasından duymak yerine sizden duymayı tercih ederdim çünkü değerli bir çalışanımsınız."
"Teşekkür ederim efendim ama henüz belli olmadığı için size söylemek istemedim yoksa bu konu hakkında bilgilendirirdim sizi."

"Öyle olsun peki bu evlilik işinizle ilgili bir sorun çıkarır mı ? sonuçda dediğim gibi bizim için değerlisiniz bu şirkette çok katkılarınız oldu." Fikret bey bunu sorana kadar hiç düşünmedim. Harbiden ne olucaktı bu durum, sonuçda evlendikten sonra sahte evlilikte olsa eşim yanında İzmir de olucaktım. Tekrar Fikrat beyin beklediğini görünce birşeyler söylemeye başladım. "Efendim eyer nasipse evlendikten sonra İzmir de yaşamaya başlıyıcam ama merak etmeyin elimdeki bütün işleri halledicem sizi zor durumda bırakmam."

"İnanın zor durumda kalmak umrumda değil sizin gibi bir elemanı kaybetmek daha kötü. Bu arada damat bey kim, ne iş yapıyor ?"

"Efendim kendisi İzmir de KOZAN HOLDİNG'İN başın duruyor bir nevi patronda denilebilir anlatması uzunda biraz"

"Kozan holding mi ? Yanılmıyorsan Sinan beydi patronları hatta iki kişiler diğeride Ece hanım ama o uzun zamandır yurtdışında yaşıyor doğru değil mi ?" Beni ilgilendirmediği için Aslı'ya holding başında duran ikinci patronu sormadım Ece dediği sanırım asıl sahibinin eşinin yiğeniydi Aslı da söylemişti demek ki adı Ece ve bir kız. Bende hiç bozuntuya vermedim
"Evet efendim doğru "

"Öylemi adınıza çok sevindim Defne hanım Sinan azimli bir gençdir oraya bir eleman olarak girip kendini gösterip şirketin başına geçti patronunu iyi tanırım oğlu gibi seferdi zaten onlarında kimi kimsesi yoktu Ece hanımdan başka demek Sinan bey evleniyorsun sizede böyle birisi yakışır da peki nasıl tanıştınız ? merak ettim doğrusu." Bende liseden beri tanıştığımızı ve olanı biteni anlattım. Demek bizim beyefendi tam bir örnek temsiliymişte bizim haberimiz yokmuş. Fikret bey "Çok sevindim böyle bir ilişki zor bulunur bu devirde İzmir'e gitmesi bile sizin sevginize engel olamamış bir kez daha beğenimi kazandınız. Eyer Sinan bey gibi bir eşe sahip.olmasaydınız sizi oğlumun başında durduğu İzmir de ki şirketimizde çalışmanızı isterdim."

"Efendim çok teşekkür ederim beni mutlu ettiniz sözlerinizle."

"Beni mutlaka haberdar edin hatta eyer isterseniz kız istemede orada olmak isterim sonuçda sende benim bir kızımsın."

"Tabi efendim beni mutlu edersiniz, ayarlanır ayarlamaz size bildiricem." Diyip odadan çıktım Fikret bey 45 yaşında, evli, dediği gibi tek bir oğlu vardı. Çok iyi birisiydi beni diğer çalışanlar dışında hep tutar ve severdi. Gerçekten bu şirketten ayrılmak çok zor olacaktı belki biz Sinan'la ayrıldıktan sonra tekrar burda işe başlarım hatta Fikret beyin dediği gibi İzmir de bile başlaya bilirim tekrardan. Kafamda bu sorularla odama doğru ilerlerken herkesin beni başdan aşağı incelediklerini fark ettim garibime gitmişti sonra aklıma geldi Aslı'nın herkese yaydığını. Odama girdiğimde Aslı içerdeydi bana dönüp "Kızım bu saate kadar ne konuştu senle Fikret bey ? " Birde soruyor utanmadan, tam ağzımı acıp laf sayarcaktım ki telefonum çaldı masama doğru ilerlerken Aslı'ya başımı salayıp telefonu baktım. Sinan arıyordu bugün onun hakkındaki konuşmalardan sonra ona karşı haksızlık ettiğimi anlayıp bundan sonra ona karşı daha sakin olmaya karar verdim. Telefonu acip alo dediğimde Sinan "Sen nerdesin kaç saatten beri seni arıyorum bunca işin arasında şu telefonu yanından ayırma..." Demin ben ne demiştim yumuşak davranmak mı ? Bu öküz bütün kabalıkları hak ediyor. "Bana sesini yükseltme bu bir, bir daha asla benimle bu tarz konuşma bu iki, ben senin aramanı bekleyemem senin işin olduğu kadar benimde işlerim var bu üç, herkes haddini ve yerini bilicek bu oyunda bu da dörttt..." Son ki maddeyi sert, bastırarak ve birazda sesim yükselerek söylemiş olucam ki Aslı oturduğu yerden fırlayıp yanıma geldi. Sinan'nın masaya vurduğunu telefondan bile duydum baya sinirlenmiş olmalıydı ama ohh olsun beni etrafında pervane gibi dönen kişilerle karıştırdı. Sinan "Dua et sana ihtiyacım var yoksa bana sesini yükseltmenin hesabını sorardım. Neyse ben daha fazla delirmeden konuya gireyim yarın geliyoruz. Pazar da ailemle tanışıcaksın ama cumartesi bir yolunu bulup dışarıya çıkmaya çalışıcam tanışmadan önce biraz tanıyalım birbirimizi."

"Başka emriniz var mı ? Ya sen kaba bir insansın ilk sorar insan demi müsaitmisin, ailen izin verir mi ? Benimde bir ailem var demi eyer ailem müsade ederse bu dediklerin olur ben sana haber veririm hayırlı yolculuklar." diyip telefonu yüzüne kapatım, peşine aradı ama meşgule alıp telefonun sessize aldım. Bencil adam ne olcak birde delirtme diyor sen zaten dellisin. Şaka maka ben bu adamla evleniyorumm...

KALBİMDEKİ SAKLI KİŞİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin