3. BÖLÜM

28 1 0
                                    

Hayat insana hiç beklemediği an da hiç beklemediği şekilde süprizler yapıyor...

"Dün Sinan'la konuştuğumda onun da senin gibi ailesi sürekli evlenmesi için baskı yapıyolarmış hatta manevi annesi şirketin itibari değeri içinde gerekli olduğunu söylemiş oda bu durumdan sıkılmış ve aklına farklı birşey gelmiş..." Dedi, Aslı anlatırken hayretle dinledim nereye bağlayacağını merak ettim.

Sinan Edebiyat bölümünü okumuş fakat bir türlü bu mesleğe alışamamış bu yüzden İzmir'de büyük bir şirkette çalışmaya başlamış kısa sürede başarılı olup genel müdür olmuş. Patronu ve eşi Sinan'ı çok sevmişler, gerçi o kibirliyi kim sever ki. Aslı'nın anlatığına göre bu ailenin hiç çocuğu olmamış onu kendi evlatları gibi görmüşler. Patronu vefat etmiş ve bütün mirasını karısına bırakmış aynı zamanda eşine vasiyet etmiş. Sinan'nın şirketin başına geçmesini daha sonra hakkını vermesini ve böylece mezarında rahat yatacağını söylemiş. Bunu Aslı ilk zamanlarda anlatmıştı beni ilgilendirmediği söyleyip konuyu kapatmıştım.
Aslı devam etti konuşmasına "Benim de aklıma sen geldin, senin de aynı durumda olduğunu söyledim." Diyince çığlık attım istemsizce, herkes o an bize dönüp baktı kendimi toparlayıp "Kızım senden kim yardım istedi ki böyle birşey dedin ona, şimdi ne düşündü o kibirlinin ağzına sakız ettin beni." Sanki Aslı bu tepkiyi değilde boynuna atlmamı bekliyormuş gibi şaşırdı. "Özür dilerim ben senin adına birşeyler yapmak istedim gerçekten düşüncesizlik ettim ama inan kötü bir maksadım yoktu sen benim kardeşimsin biliyosun..." Aslı konuşurken kulaklarımdan çınlama sesleri geliyordu. " Ne dedi peki o yani Sinan." O an tereddüt etti söylemekte işte birşeyler ters gitmişti. "Aslı konuşurmusun kötü birşey mi söyledi?"

"Hayır tabiki de sadece aslında iyi bir fikir olduğunu, senin saf birisi olduğunu söyledi." O an karşımda olsa kesinlikle boğazına yapışırdım. Aslı sinirlendiğimi anlayınca hemen lafa girdi "Yani canım o da senin iyi biri olduğunu kasdetti. Lisede sen sessiz biri olduğun için halâ öyle sanıyor..." Elimi kaldırıp susmasını işaret ettim. "Hadsize bak sen ya safmış gebertirim ben onu, kızım sana helal olsun onun ağzına laf verdin ya ne diyim bilmem ki sana." O an sinirlendim ama bir an düşündüm gerçekten öyleydim sessiz sakin vur ensesine al lokmasını o cinstim ve çirkindim de dalga konusu bile olmuştum o günleri hatırlamak bile istemiyordum. Şimdi çok farklıydı güzeldim herkesin beğenisini topluyordum girdiğim ortamda mutlaka bir beğenen çıkardı. Düşüncelerden çıkıp "Bana bak git de ki benim onunla işim olamaz, yalandan evlilikde olsa onla evlenmek yerine gidip annemin laflarını dinlemeye razıyım, git aynen böyle söyle. Neyse ben kalkıyım artık annemle daha fazla aramız açılmasın" Ayağı kaltığım da Aslı elimden tuttu "Kızmakta haklısın hiç karışmamalıydım affet beni hemen arayıp söyleyeceğim." Gülümseyerek Aslıya baktım "Takma kafana olan oldu affedilicek birşey yok sen benim dediklerimi tek tek ona ilet başka birşey istemem" oda başını sallayıp onayladı.
Eve geldiğim de annem mutfakta yemek yapıyordu ona çaktırmadan odama gireceğim sırada "Halletiniz mi işinizi" olduğum yerde kalıp cevap verdim " Evet halletik annem" diyip yanına gidip yanaklarını öpmeye başladım. "Yağcılık yapma bana, söylediğimi düşündün mü?" Halâ aynı mevzuydu bu kadın hiç mi vazgeçmezdi ? "Anne yine başlama Allah aşkına bir koyda rahat rahat nefes alayım" diyip birşey demesine fırsat vermeden odama geçtim. Artık bu konu canımı sıkmaya başlamıştı pazar günüm zehir olmuştu. Yemeğe kadar odamdan dışarıya çıkmadım.

KALBİMDEKİ SAKLI KİŞİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin