8. BÖLÜM

19 1 0
                                    

Arkadaşlar bu benim yazdığım ilk kitabım iyi, kötü yorumlarınızı bekliyorum :)

Bir kişinin bitmiş duyguları bir daha eskisi gibi canlı olurmuydu. Evet oluyormuş hemde eskisinden daha fazla. Bu zamana kadar kimseyi istemedim sebebi bu adam olamaz demi...

Aslı'nın ismimi söylemesiyle kendime geldim. Sinan elini uzatmış şekilde bekliyordu Aslı da onun elini işaret ediyordu. Bende hemen elimi uzatıp tokalaştım. Sinan "Meraba nasılsın Defne?"

"İyim teşekkür ederim sen nasılsın?"

"İyim teşekkürler, Aslı'yı gördüm daha iyi oldum." Dedi ve Aslı'ya dönüp gülümseyerek baktı. Sadece Aslı'yı gördüğü için mutlu olmuş. Kızım oh oluyor sana, buraya gelip laflarına pişman edeceğin yerde sen laflarından az kalsın pişman olucaktın. Müstahak sana diğer kızlar gibi kolay lokma oluyordun az kalsın, pis kibirli ne olucak ama sen görürsün. Aslı "Teşekkür ederim Sinan aynı duygular geçerli, seni gördüğüme bende çok mutlu oldum. Ne kadar telefonda konuşsakta yetmiyormuş özlemişim bende." Bu kız ne ara bu kadar iki yüzlü oldu. Git itikamını al, laflarını yedir diyen kişi şimdi resmen onu gördüğü için mutluluğunu anlatıyor. Sinan Aslı'ya gülümseyip bana döndü.
"Evet seni dinliyorum Defne."

"Ne gibi ?" O sırada Aslı'nın telefonu çaldı. Karşı tarafla şaşırmış bir şekilde konuştu, rengi kaçarak telefonu kapattı. Aslı'ya dönüp "Birşey mi oldu ? rengin kaçtı canım."

"Defne benim acil kalkmam lazım babanem hastalanmış ambulansla hastaneye kaldırmışlar."

"Hadi ya! durumu nasıl, tamam bende geliyorum."

"Hayır ya Sinan'nı burda nasıl bırakır gideriz, hem sizin konuşacaklarınız var. Biliyosun babanem sürekli rahatsızlanıyor gelmene gerek yok sadece arabanı verebilirmisin ?" Acelesi olduğu için birşey diyemedim ama çok sinirlenmiştim ben bu egosu tavan yapmış insanla ne konuşabilirdim ki. Arabanın anahtarını verdim Sinan'a dönüp "Kusura bakma Sinan böyle bırakıp gidiyorum ama bunu telafi edicem kardeşim."

"Saçmalama ne kusuru, geçmiş olsun yapabileceğim birşey var mı ? Seni ben bırakayım mı ?"

"Yok ben giderim ama senden Defne'yi bırakmanı
istiyebilirim." Ben lafa girdim "Ne gerek var Aslı ben kendim bir taksiye biner giderim." Sinan bana dönerek sert bir bakış attı. "Merak etme Aslı sen onu ben bırakırım hadi geçikme sen."

Aslı gidikten sonra siparişleri verdik, siparişleri geldikten sonra yemeğinizi yemeye başladık. İkimiz de Aslı'dan dolayı morelimiz bozulmuştu. Sesizliği Sinan bozdu "Senden bir cevap bekliyorum demiştim."

"Bende ne gibi bir cevap demiştim." Sinirlendiğini fark ettim çatal, bıçağını tabağının yanına sert bir şekilde bırakıp "Sen bana nasıl hakaret edersin bunun için bir özür bekliyorum ama nerde..." Resmen o an sinir küpüne döndüm asıl özür dilecek olan oydu. "Sen ne diyorsun ya, ne özürü, kim kimden acaba özür dilemeli, kim başlattı acaba ?"

"Bana sesini yükseltme, ben doğru olanı söyledim."

"Sana mı sorucam hangi ses tonuyla konuşucağımı. Herşey görecelidir sana göre kibirli olmaya bilirsin ama bana göre öylesin bu da bana göre doğru kusura bakma ama herkesin güzelliğimle ilgili düşüncelerinden sonra senin lafların pek doğru gelmiyor. Şuanda bile etrafına bir bak nasıl ilgi çektiğime bak tek doğru şuan bence bu." Diyip masada sinirle kalktım. Ben ne demiştim öyle onla aramızda ne fark kaldı ki ona egolu dedim ben şimdi egolu oldum. Hak etti ama o bu lafları...

Taksiye tam binerken biri sıkıca kolumu tutdu. Canım acısıyla elin sahibine döndüm. Karşımdaki Sinan'dı, sinirli gözlerle bana bakıyordu. "Aslı benden seni bırakma mı rica etti ben bırakırım seni." Kolumu çekip "Ya bu ne cüret sen ne hakla bana dokunursun. İstemez ben giderim senden gelecek hayır Allah'tan gelsin." Dedikten sonra tam arabaya binecekken "İşte böyle cüret ediyorum" Diyip omzuna aldı beni. Taksiciye "Siz gidin hanımefendiyi ben bırakırım." Dedi beni indirmesi için bağırıp çağırıp sırtını yumrukladım. Taksici "Hanımefendi rahatsız bu durumdan sanırım ?" Sinan adama nasıl bir bakış attıysa adam arabayı sürüp gitti. Beni ön koltuğa atıp arabayı çalıştırdı. "Ya sen ne tebiyesiz bir adamsın, durdur şu arabayı inicem." Cevap dahil vermiyordu, sinirle arabayı sürmeye devam ediyordu. Benim ses tonuma dayanamayıp "Eeee yeter be bir sus görmeyeli çenen açılmış."

"Düzgün konuş benimle, yakışıklı, şirket sahibi olsan ne aynı odunluğa devam."

"Kızım bak sinirimi bozma düzgün konuş, hem bir dakika sen ne dedin yakışıklı olduğumu mu söyledin ?" Harbiden ben ne dedim ya dilin kopsun Defne. Utancımdan cevap veremedim gülerek bana baktı "Ne oldu utandım mı ? Yanaklar kızardı... Bak Defne anlaşamadığımız doğru evet ama şuan birbirimize katlanmaya mecburuz, evlilik ne sana ne bana göre anladığım kadarıyla bu yüzden baskılardan kurtulmak için..." O an ses tonu yumuşamış bir şekilde konuşmuştu arabayı durdurup bana döndü o an kalbim duracak gibi oldu. "Benimle anlaşmaya varmısın ? Az çok birbirimizi tanıyoruz bu yüzden bu kısa evlilik bize kolay gelir. Senden şuan cevap vermeni beklemiyorum 2 gün sonra dönücem o zaman cevabını verirsin." Dedi haklıydı birbirimizi tanıyorduk bu bize kolaylık sağlardı. Ben ne cevap vericem bu adama ya, off anne beni soktuğun durumlara bak. Şu ukala yumağına mecbur bıraktın ya beni ne diyim ki bilmem sana.

KALBİMDEKİ SAKLI KİŞİHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin