'' Psikiyatride "bipolar bozukluk" olarak olarak tanımlanan hastalığın dilimizdeki tam karşılığı "iki uçlu duygu durum bozukluğu". Hastalığı "manik depresif bozukluk" olarak da duymuş olabilirsiniz. Bipolar bozukluk; kişinin kendini aşırı coşkulu veya çok durgun hissetmesine yol açan, duygu durumunun çok yükseldiği ya da çok düştüğü, beyni etkileyen bir hastalık. Hastalığın iki uçlu duygu durum bozukluğu olarak tanımlanmasının sebebi; kişinin duygu durumunun, maniden (taşkınlık) depresyona (çökkünlük) aşırı 'iki uç' arasında değişebilmesinden kaynaklanıyor. Manik ataklar sırasında kişi aşırı mutlu hissedip taşkın davranışlar sergilerken, depresif ataklar sırasında son derece üzgün ve umutsuz hissediyor. ''
'' Peki tedavisi var mı doktor bey yani hep böyle kalmayacak değil mi ? ''
'' Tabii ki tıbben tedavisi mümkün, yalnız çok dikkat edilmesi gerekiyor ilaçla tedavi olurken aynı zaman da psikoterapi de görmeli. Tedavi süreci çok engebeli sabır ön şart , hasta stres altında kalmamalı , sinir ya da üzücü olaylardan kaçınmalı, burada siz devreye giriyorsunuz tabii . Ağlarken başını okşadığınız gibi aniden gülmeye başlayınca da bozuntuya vermemeniz gerek. Hastanın ne istediğini bilmeniz gerek.''
'' İyi ama Berrak konuşamıyor ki. ''
'' Evet bu da ayrı bir konu. Hastamızın dilsiz olması tedavi sürecini daha zorlaştırıyor ve uzamasını sağlıyor fakat iyi bir haberim de var. Hastamız doğuştan dilsiz değil. Sanırım geçirdiği bir travma sonrası psikolojik olarak kendisini konuşmaya kapatmış. Yani travmayı atlabilirse konuşmaya da başlayacaktır. ''
'' İsteyerek mi susuyor yani ? ''
'' Hayır tabii ki . Yani travma sonrası psikolojik olarak kapatmış şuan istese de konuşamaya bilinçaltı müsaade etmez. Dediğim gibi bol sabır bol destek Nisa Hanım.''
'' Anlıyorum ne yapmalıyız şimdi ? ''
'' En hızlı şekilde tedaviyi başlanmalı . İlaçlarını reçetesine yazdım. Psikoterapi için de bir liste yapıp mesaj olarak ileteceğim. ''
'' Peki doktor Bey teşekkürler.''
'' Rica ederim iyi günler. ''
Doktorun söylediği birçok terimi anlamamış olsam da ilgiyle dinledim. Dün akşamdan beri annem benimle konuşmuyordu. Ona yaptığım şeyi söylemiştim ve karşılığında tepki vermek yerine odamdan çıkıp gitmişti.
Rahat büyümüştüm ben , hiç bir zaman yalan söyleme ihtiyacım olmamıştı. Her ne kadar yaptığım şeyin yanlış olduğunu bilsem de bunu gizleyemezdim. En azından annemden. Belki bir tür suçluluk azaltma yöntemiydi bilemiyorum ama anneme söylediğimde de suçluluğum azalmış sayılmadı. Bağırmasına kızmasına hatta dövmesine bile razıydım ama susması yaptığım pisliği ikiye katlamıştı.
Eve gidene kadar arka koltukta Berrak'ın bir ağlayıp bir gülmesini dinledik. Doktor sabırlı olun diyordu ama bu pek mümkün olacak gibi durmuyordu. Berrak tekrar ağlamaya başlayınca hışımla arkamı döndüm. '' Önüne dön.'' diyen anneme bakıp tekrar yola bakmaya başladım. En azından annem bir tepki göstermişti.
'' Babama ne söyleyeceğiz?''
'' Bilmem o işi yaparken bunu da düşünmüşsündür heralde. ''
'' Anne yapma ama . Acaba Berrak'ı evine bıraksak babama da kaçtı mı desek? ''
'' Sen nasıl bir insan oldun ya. Seni sıkboğaz etmemekle hata etmişim şimdi babana hak veriyorum.''
'' Anne abartma istersen öldürelim demedim ya.''
'' Doğru onu öldüresiye dövenlerin yanına bırakmak çok mantıklı.''
'' Babama ne diyeceğiz ?''
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LâL
Ficção AdolescenteBeni bir sessizliğim anlar , birde dökülmeyi bekleyen sözlerim.
