Yurdun bahçe kapısını açtım. Koşarak içeri girdim. Olanları Teresa'ya anlatmam gerekiyordu. Odamın önündeydim. Kapıyı tıklattım. Sonuçta Teresa müsait olmayabilirdi.
--Gel!
Kapıyı açtım. Yatağının üzerinde oturuyordu. Yanına gittim.
--Ee ilk günün nasıl geçti bakalım Emma?!
Bu tavrı bana annemi anımsattı. Her sene okulun ilk gününde bana bu kelimeleri söylerdi.
--Galiba,bir çocuk beni seviyor.
--Daha ilk günden mi??!
--Emin değilim ama öyle hissettim. Gözleri sürekli bendeydi. Kendimi çok tuhaf hissettim.
--Adı ne peki??
--Edwart..
--Morgen deme sakın!!?
--Soy adını bilmiyorum.
--Büyücülerde bir tane Edwart var. Tüm kızların gözü ondadır. Ama o hiç kimseye yüz vermez. Yakışıklı birisi de..
--Ben de onu ilk gördüğümde yakışıklı olduğunu düşündüm. Ama bana egolu birisi gibi geldi. Kendini diğerlerinden üstün görüyor. Ne bileyim..
--Bakalım zaman bize neler olup bittiğini gösterecek.
--Öyle tabi..
Acaba doğru mu düşüyordum. Beni seviyor muydu?! Ben onun gözlerine dalıp gittiğimde acaba benim de onu sevdiğimi mi düşündü. Umarım öyle olmamıştır. Boş yere birilerini ümitlendirmek istemem. Ona karşı bir şey hissetmiyorum ve öyle olacağını da sanmıyorum. Neyse.. uykum geldi. Uyusam iyi olacak.
Sınıf kapısının önündeydim. Girmeden önce "ne olur onun yanı boş olmasın" diye dua ettim. Kapıyı açtım. Edwart'ın yerine baktım hemen. Oradaydı ve yanı boştu. Başka yere baktım. Evet. Sınıfın ona en uzak köşesinde boş bir yer vardı. Hızla oraya ilerledim. çantamı koydum. Buranın sahibi gelmemişti sanırım. Mutluydum. Yerime oturdum. Kitaplarımı çıkarmak için çantama doğru döndüm.
--Ne yani benimle konuşmayacak mısın?!!
Arkamdaydı. Ona bakmadan:
--Hayır. Sadece boş yer olmasına rağmen seni rahatsız etmek istemedim. Durum bundan ibaret. Haklı değil miyim??
--Benim rahatsız olacağımı da nereden çıkardın?!!
Ona döndüm.
--Boş bir yer varken, bir erkek benim yanıma gelse yanlış anlaşılmalara sebep olur. Sence de böyle değil mi??
--Haklısın..
Suratını asıp yanımdan uzaklaştı. Kırmış mıydım acaba onu?? Ama biraz anlayışlı olaması gerekirdi.
Öğretmen girdi sınıfa. Ayağa kalktık hepimiz de.
--Oturabilirsiniz.
Otururken Edwart'a baktım. Bakışlarımı yakalayınca gözlerini kaçırdı benden. Kızmış olmalıydı. Ama ne yapabilirdim ki..
Ben de gözlerimi kendi sırama diktim. Neden onu düşünüyordum ki..
........................
Ders bitiminde bu sefer ben onun peşinden koştum.
--Edwart beni dinler misin??
--Ne söyleyebilirsin ki!!
--Ben,özür dilerim. Kendimi senin yanında rahat hissetmiyorum. Bir erkeğin yanında kendimi hiç rahat hissedemem zaten. Sadece sana özgü değil..
--Özür dilemene gerek yok. Benim seni anlamam gerekirdi.
--Seni kırdıysam özür dilerim.
--Önemli değil..
Yanımdan uzaklaştı. Bence çok büyütüyordu küçücük bir olayı. Hem aramızda hiç bir şey yoktu. Çocuk gibi davranıyordu.
.......................
--Edwart benimle konuşmuyor.
--Neden,ne oldu. Seni sevdiğini söylüyordun.
--Bugün yanına oturmadım. Başka boş yer vardı ben de oraya oturmak istedim. Bunda bu kadar büyültülecek ne var ki...
--Onu istemediğini söylemeden belirtmişsin işte. Çocuk seninle neden konuşsun ki artık?!?!?
--Sence öyle mi?
--Evet. Onun da yanı boşmuş sonuçta.
--O an oraya oturmak istemedim. Zorunda değilim sonuçta.
Sustuk ikimiz de. Ben hala kendimi haklı görüyordum.
--Neyse bu konu hakkıda daha fazla konuşmak istemiyorum. Yanlış tahmin etmişim zaten. Beni falan sevmiyormuş. Diğer kızlar nasılsa, ben de onun gözünde öyleyim.
--Yarın gidip yanına otur.
--Teresa,ben suçlu değilim ki.
--Olabilir ama özür dilemek insanı küçültmez.
--Bugün ondan özür diledim zaten. Özür dilemem gerekmediğini söyledi. Ben hatalıydım dedi.
--Ne demesini bekliyordum ki.!!! Ayaklarıma kapan demesini falan mı.??
--Haklısın galiba. Yarın tekrar özür dilerim. Ama bu son. Bir daha da dilemem.
--Sen bilirsin..
-- Tamam ben yatağıma gidiyorum. İyi geceler.
--Sana da Emma.
....................
Yeni bir gün daha. Yine bugün okul var. Edwart'la yüzleşmem lazım. Okul kapısının önündeyim ama hiç içeri giresim yok... İsteksizce girdim okula. Merdivenlerden çıktım. Koridorda yürüdüm. Sınıf kapısının kolunu tuttum. Kendime doğru çektim. Edwart'tan son kez özür dileyecektim.
Onun sırasına baktım. Ama yerinde değildi. Ben de bilerek onun yerine oturdum. Gelmesini bekledim. Sonunda kapı açılmıştı. İçeriye ilk önce Edwart girdi. Yıkılmıştım. Keşke gelmeseydi...
Yeni bir bölümle karşınızdayım. Umarım Kitabımı beğeniyorsunuzdur. Ayrıca iyi ya da kötü fark etmez, yorumlarınızı bekliyorum. Benim için hepiniz kıymetlisiniz. Sizleri seviyorum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
6. HİS
Sci-fiİki dünya ve bir insan... Ya bu iki dünyayı da kurtaracak,ya da yaşamına kaldığı yerden devam edip sonunu bekliyecek. Bu yolculukta onunla olmaya var mısınız???
