sabah kalktığımda saat 07.30'du.hemen altıma yüksek bel tayt,üstüme de bol bir t-shirt giydim.saçlarımı at kuyruğu yapıp aşağıya indim.annem ortalıkta gözükmüyordu.telefonum çalmaya başladı.aryanın marco olduğunu gördüğüm zaman ayakkabımı giymeye başladım.telofona cevap vermeden dışarı çıktım.marco motoruyla beni bekliyordu.koşarak yanına gittim.
"motorla gelmen şart mıydı?"
"yürümek mi istiyorsun?"
"hayır"
"bin o zaman"marco'nun yardımıyla motora bindim.
"nereye gidiyoruz?"
"annemin geçindiği yeri buldum.oraya uğrayalım dedim."
"neden ben geliyorum?tek başına gitsene"
"kendimi kaybetmemem için seninde gelmen gerekiyor."
"uzak mı?"
"yarım saat"
"off "
yol boyunca hiç konuşmadık.yol ıssızlaşmaya başladı.nerde yaşıyordu bu kadın.marco motoru durdurdu.etrafta baktığımda sadece bir ev vardı.marco kararlı bir şekilde eve doğru yürümeye başladı.bende peşinden gittim.ev çok büyük ve güzeldi.marco kapıyı çalmak yerine açık olan pencereden geçti.bana da elini uzatarak yardım etti.içerisi daha güzeldi.toz pembe duvarlar,şeker pembesi koltuklar ve beyaz bir masa vardı.bu kadın renk uyumundan iyi anlıyordu.yanıma baktığımda marco yoktu.böyle evlere iyi alışmış olmalıydı.etrafa bakmadan gitmişti.ama nereye?of beni beklese olmazdı sanki.yukarıya çıktım.ne kadar çok oda vardı.bir odadan ses geliyordu.ses çıkarmadan odaya baktım.marco'nun annesi ve bir adam vardı.ve konuştuklarını dinlemeye başladım.
-marco burda olduğunu biliyor mu?
+evet
-peki ona sekiz yaşındaki oğlundan bahsettin mi?
duyduklarıma inanamıyordum. kapıya doğru gelen ayak seslerini duyunca var gücümle koşup aşağıya indim.sert bir şeye çarpınca yere düştüm.çarptığım şeye baktığımda marco bana öfkeyle bakıyordu
"nerdeydin sen"
"marco geliyorlar hadi gidelim"
"hayır annemle konuşucam"
cevap vericeğim sırada marco'nun annesi ve adam gelmişti.marco biraz şaşırsada ona doğru gitti.merdivenlerden ayak sesi geldi ve bir çocuk koşarak marco'nun annesine sarıldı.marco anlam veremeden onlara baktı.çocuğun ağzından çıkan kelime marco'yu maffetmeye yetmişti."anne bunlar kim"marco beni ayağa kaldırdı.bileğimden tutup dışarı sürükledi.ona bakmaya korkuyordum.motorun olduğu yere gittik ama motor orda değildi.marco'nun sinirlendiği belli oluyordu.bileğimi bırakıp elimden tutmaya başladı.uzun bir süre yürüdük.burası çöl gibiydi.artık etrafta tren rayları çıkmaya başladı.hava kararıyordu.sonun da bir tren gördük.içerisi çok karanlıktı.
"sen içeride bekle ben dışarıda biri var mı diye bakıyım"
"tamam çobuk ol"
marco dışarıya çıktı ben de trende beklemeye başladım.birden kapılar kapandı ve tren gitmeye başladı.hiç bu kadar korktuğumu hatırlamıyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MASKE
Teen FictionYüzünden düşmeyen maskesini benim için çıkaracak.Çıkarmak zorunda..Bana gösterdiği yüzü gerçek mi? yokasa sahte mi?
