tren hızla uzaklaşıyordu.pencereye yaklaştığımda marco'nun buraya doğru koştuğunu gördüm.lanet olsun hiçbir şey görmüyordum.telefonumdan marco'yu aramaya karar verdim.hayır hayır şimdi olmaz off telefonumun şarjı yok...
marco'dan
peşinden koştum ama yetişemedim.ne diye onu yalnız bırakmıştım ki.cebimden telefonumu çıkardım.kişilerden mary'nin telefon numarasına tıkladım.
aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor
harika şimdi ona ulaşamıcaktım.bu kez polisi aradım.olayların kısaca özetledim.ama bahsetiğim treni ilk defa duyduğunu söyledi.arama ekibini de aramamı söyledi.yarım saat sonra hem polisler hem de arama ekibi gelmişti.tren taylarını görünce şok oldular.bu trenin nereye gitiklerini bilmiyorlardı.arama ekibinden biri çantasından harita çıkardı.ben hariç herkes haritanın başına toplandı.şu düştüğümüz halle bak be.saatlerce haritayı çözmeye çalıştılar.sonunda trenin vardığı yeri buldular.arama ekibi mary'nin peşinden gitti.bende polislerle merkeze gittim.
mary'den
tren en sonunda bir istasyona vardı.istasyon terk edilmiş görünüyordu.kapıları zorladım ama açılmıyor.ıhhh sıkışmış.acaba marco beni kurtarmaya gelicek mi?lanet lanet olsun ya.arkamdan ses gelince dondum.bu ses nefes sesiydi ama benden gelmiyordu...
marco'dan
merkeze vardığımızda.beni bir odaya soktular.burda beklemeye başladım.
mary'den
nefesimi tutmuş kendimi olucaklara hazırlıyordum.
"selam bebeğim"
çığlık attım.bu neydi ya.
"ne oluyor be sen kimsin?"
"benden korkmana gerek yok güzelim"
yine çığlık attım.lütfen marco yardım et bana.elinde ışıltılı bir şey tutuyordu.bana yaklaştı.kafamı diğer tarafa çevirdim.nefesi alkol kokuyuordu.nefesini yüzüme üfledi.onu ittirmeye çalıştım ama çok güçlüydü.
"ne işin bar buralarda?"dedi.ışıldaklı şey sayesinde yüzünü tam bir şekilde görebildim.yeşil gözleri vardı.saçları kumral ve taranmamıştı.
"sana soru sordum"
"lütfen bana dokunma,lütfen"gözümden bir damla yaş döküldü.sonra bir tane daha ve tekrar.göz yaşlarım sel gibi yanaklarımdan akmaya başladı.çocuk bana acımış olucak ki benden uzaklaştı.
"adın ne senin?ben derek"
"......m ma-ry"
vosss
kapılar birden açılmaya başladı.ben hiç düşünmeden kendimi kapıya atıyordum ama derek dirseğimi kavrayıp çıkmamı engeledi
"birazcık zekiysen raylara atlamazsın"bir şey diyemedim haklıydı.burda onunla kalmıştım şimdi.aslında onun neden burda olduğunu merak ediyordum ama sormaya cesaret edemiyordum.bir süre trende bekledik.ani bir ses duyunca ödüm patladı.derek gayret sakin bir şekilde oturuyordu.sese odaklandım
mary,mary rose burdaysan işaret ver.korkma seni bulucaz.
rahatlamıştım.derek rahat bir şekilde rayların üstüne atladı.az önce beni uyaran o değil miydi? boş verdim.bende peşinden atladım.yüzüme gelen ışıktan dolayı gerildim.derek'ye baktığımda onun yapmadığını gördüm.ışık tutan kişiler biraz daha yaklaştı"sen mary misin?"
"evet benim"beni arabaya dürüklediler.derek arkamdan geliyordu.arabaya sıkış pıkış bindikten sonra yola koyulduk
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MASKE
Genç KurguYüzünden düşmeyen maskesini benim için çıkaracak.Çıkarmak zorunda..Bana gösterdiği yüzü gerçek mi? yokasa sahte mi?
