Nasıl ve ne kadar çok sevdiğin önemli değil ki. Yürekten sevdiysen yeter zaten. Nasıl soğuğu yeri gelip iliklelerine kadar hissediyorsan sevdaya vurulmuşsan değil iliklerinde hissetmek, vücudunun her parçasında hissedersin. Sığmaz ki sevda. Dolup taşar. Peki ya gerçekten sevmediysen. Nasıl anlarsın söyleyeyim. Ismini duyunca kelebekler uçuş uçuş olmaz. Kalbin delicesine, sanki yerinden her an çıkacakmis gibi atmaz. Hadi bunları es geç yüreğin hiçbir zaman ayrılık kelimesini duyunca yanmaz. Yıldızlar ve gece sana bir şey ifade etmez. Oysaki sevda ateşinde yananlar en çok gece hisseder bu alevleri. Sabaha külleri kalır yastıklarının baş ucunda. Unutmamak gerekirse istemsiz akan gözyaşı da başının hemen altında beliriverir. Kimi zaman bir kumsala oturur onunla hayal kurmayı hayal edersin. Hayal içinde hayal bu olsa gerek. Ne kadar yazacağım ki. Yazsam da ne kadarını yazabilirim tartışılamaz. Içinizde öldürmeyin ona ait hiçbir şeyi.Ya da unut gitsin. Ne kaldiki geriye zaten. Şu yazdığım cümlelerin hangi birini söyleyebildim ki. Size de merhaba aynı dertten yakınanlar. Ve sözüm sana. Yüreğimi yakıp gidene...
Peki sen ne kadar seviyorsun?
Uzun zamandan sonra yeni bölüm. Sizleri çok beklettigim için özür dilerim. Malum dersler. Bu sürede birçok okuyucumun hesabını sildiğini ve Şiir Gibi'nin okuyan kitlesinin azaldığını gördüm ve son bölüme yaklaşmak üzere olduğumuzu söylemek istiyorum. Yeni yıla girmeden son bölümü de eklemek istiyorum. Ayrıca beni kırmayip kapak tasarımlarımı yapan TheAyca ve MuhammetAliCam 'a çok teşekkür ediyorum. Ve kitaplarina destek vermenizi istiyorum.
