Bölüm 18

1K 64 9
                                        

             BÖLÜM 18..

       Klaus kollarının arasında tuttuğu meleğini az önce kana bulanmış karanlık bardan dışarı çıkardı. Gecenin geç saatleri olmasına rağmen cadde oldukça kalabalıktı. Kollarındaki kadın baygın gözlerle Klaus'a bakmaya çalışıyordu. Sanki söylemek istediği birşeyler vardı ancak bunun için yeterli gücü kendinde bulamıyordu. Genç kadının dudakları aralanırlen dudağının kenarından sızan kan ay caddenin ışıkları arasında parlıyordu. Arkasından gelen öksürük krizi ve daha fazla kan aşığını korkutmaya yetmişti. Genç kadın her konuşmaya çalıştığında yeni bir öksürük krizine tutuluyordu. Güçsüz bedeni sevdiği adamın kollarında sarsılırken Klaus Caroline'ı sakin ara sokaklardan birine çekti.

        Kollarındaki zarif kadın artık eski güçlü Caroline Forbes değildi. O artık bir insandı. Klaus kollarındaki bu narin kadına nasıl yardım edebiliceğini biliyordu. O'nu tekrar bir vampire dönüştürebilirdi. Eski Klaus olsaydı bunu bir saniye bile düşünmeden yapardı ancak Caroline O'nu değiştirmişti. Sevdiği kadının fikrini almadan böyle birşey yapamazdı. Kendisini çaresiz hissediyordu. Caroline yeniden vampir olmayı kendi istemeliydi. İlk dönüşümü istemeden olmuştu ancak Klaus kendisini haklı çıkarmak istiyordu.  Aynı olduklarını biliyordu ve Caroline'nın bu güçsüzlüğe katlanamicağına emindi. Aşık olduğu kadını kendisi dönüştürmek istiyordu. Söz verdiği gibi gitmek istediği her yere götürmek tüm dünyayı O'nunla birlikte gezmek istiyordu. 

         Tüm bu düşünceler ile gözyaşları gözlerine hücum ederken Caroline'a kanından vermekten başka çaresi yoktu. Sevdiği kadının saçlarını geriye doğru okşadı. Kana bulanmış sarı bukleler Klaus'a kötü anıları hatırlatıyordu. Caroline'ı ilk kaybettiği zamanı hatırladı. O pis depoda güneş gibi parlayan kadının nasıl söndüğünü hatırladı. Anılar kalbini parçalarcasına kanatırken Klaus genç kadını kollarının arasında doğrulttu ve bileğini ısırıp meleğinin dudaklarının üzerine bastırdı.

         Genç kadın dudaklarının arasından boğazına kayan sıcak sıvıyı hissedince zayıf bedenine dolan güçle gözlerini açtı. Güvendiği sıcacık kolların arasında gördüğü bir çift mavi göz kendine gelmesine yeterdi aslında. Sevdiği adamın bu tanıdık kokusu kendisini sararken içine hayat dolduğunu hissedebiliyordu. Gözleri maviliğin bulunmaz tonları arasında kaybolurken dudaklarını sevdiği adamın bileğinden çekti. Gücünü toparlamaya çalışarak ayağa kalkmaya çalıştı.

       Sevdiği adamın kolları arasında ayağa kalkarken dizlerinin kendisini taşıyamicağını hissediyordu. Dizleri titrerken belindeki desteğin azaldığını hissetti ve sevdiği adamın kollarından ayrılmanın verdiği şaşkınlıkla dengesini kaybetti. Caroline tam dizlerinin sert asfaltta birleşiceğini anladığı sırada Klaus onu belinden tutmuş eşsiz mavi gözlerini genç kızın maviliklerine dikmişti. 

K. İ. İyi misin ? Sesini toparlaması zaman almıştı. Titrek sesi gecenin karanlığında yol alıp genç kadının kalbini doldurmuştu. 

C. B. Ben iyiyim. Diyebildi Caroline. Kendini hala güçsüz hissediyordu. 

K.C. Be.Ben. İkisi aynı anda konuşmuştu. İkisinin de yüzünde belirsiz bir tebessüm belirdi. Klaus Önce sen dercesine Caroline'a baktı. 

The Original Love..Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin