Baekhyun 10. sınıf öğrencisiydi. Diğer öğrencilere nazaran ders çalışmayı seven, aynı zamanda sınıfın en şen şakrak öğrencisiydi. Herkesin illa bir sevdiği olur ya Baekhyun'da matematik öğretmeni Sehun'u seviyordu. Onu diğer kişilerden ayıran özelli...
"Bugün okula gitmeyeceğiz ne yapmak istersin?" Kai üstündeki pijamaları çıkarmak için dolabın yanına geldi. Baekhyun o an Kai'den kaçmak istedi. Bir kere daha onu yarı çıplak görecek kadar cesareti yoktu. "Uh bilmem. Kai ben banyodayım yüzüme maske yapacağım." Baekhyun, Kai tişörtünü çıkartmak için harekete geçtiği sırada aceleyle söyleyip banyoya koştu.
"Beni daha önce böyle görmene rağmen niye kaçıyorsun Baekhyun?" Kai banyoya kaçan çocuğa seslendi. Kai hızlıca üzerini değiştirdikten sonra banyoda kendi yüzüyle ilgilenen Baekhyun'un yanına ilerledi. "Neden kaçtın birden?" Kai banyonun kapısını arkasından kapatırken sordu. "Hey ben kaçmadım orada aklıma maske yapmayı unuttuğum geldi." Baekhyun kendi savunmasını yaptıktan sonra lavaboya eğilip yüzündeki maskeden kalan kalıntıları ılık suyla temizledi.
"Her neyse birazdan dışarı çıkalım mı Bay Oh'tan izin alarak." Kai diş fırçasının üstüne diş macununu koyarak fırçayı ağzına götürdü. "Acaba Bay Oh dışarı çıkmamıza izin verir mi?" Baekhyun suratını havluyla kurularken sordu. İçinden bir ses izin vermeyeceğini söylüyordu. "Sen dişlerini fırçalarken ben de Bay Oh ile konuşayım telefondan olur mu?" Baekhyun, yanında diş fırçalayan çocuğa dönerken sordu.
"Tamam git konuş." Kai onu onayladıktan sonra ağzını çalkalamak için lavaboda akmaya devam eden suya eğildi.
Baekhyun odaya geldiğinde telefonunu eline alarak Bay Oh'un numarasını tuşladı. Kulağına götürmeye üşendiği için telefonu hoparlöre alarak yatağın üstüne attı kendini. Birkaç çalışın ardından Bay Oh telefonu açtığında Baekhyun sabırsızca yutkundu. "Efendim Baekhyun?" Bay Oh, okuldaki ses tonuna göre tamamen farklı bir tondaydı. "Ah şey ben şey diyecektim. Biz Kai ile biraz dışarı çıkmak istiyoruz. İzin almak için aramıştım da." Baekhyun kekeleyerek zorla konuştu.
Bay Oh ile iletişim halindeyken hala çok tuhaf hissediyordu. "Nereye gideceksiniz?" Bay Oh tereddütle sordu. O an Kai arkadan yarısı Baekhyun'un üzerine gelecek şekilde yatağa atlayıp telefonu elinden aldı. "Sevgilimle dışarıda biraz vakit geçirmek istiyorum Bay Oh." Kai kendinden fazlasıyla emin bir tonda söyledi.
"Uh pekâlâ çıkın ama başınıza bir şey gelmesin dikkat edin." Bay Oh aniden Kai'nin sesini duyduğunda afalladı. "Teşekkürler Bay Oh. Dediğinizi dikkate alacağız emin olabilirsiniz." Kai yüzündeki mutluluk dolu ifadeyle söyleyerek aramayı sonlandırdı.
İkisi de yattıkları yerden kalktıktan sonra Kai, kapının orada duran askılıktan ikisi için ceket alıp Baekhyun'un yanına döndü. İkisi de ceketleri giydikten sonra odadan el ele ayrıldılar.
(Y/N: Bu kıyafetler var üstlerinde olarak düşünebilirsiniz.)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
***
Saat gece yarısını geçeli çok olmuştu. Baekhyun daha fazla uyuyamayacağını anlayınca yavaşça yataktan kalktı. Niyeyse bu gece uykusu gelmiyordu. Kai bu sefer kendi yatağında yatmak istemişti. Baekhyun sebebini merak etse de bir şey sormadı. Belki de bir iki kerede Kai'nin sıcaklığına alıştığından da olabilirdi ama bu detaya inmeye gerek yoktu.