Bahceden hızlıca kaçıp odaya kendimi kilitlediğimde pamirin nişanlısı olduğunu idrak etmeye çalışıyordum.
'Afra aç kapıyı konuşucaz.'
Sakin olmaya çalışan Pamir kitlediğim kapının arkasından bir kaç kez kapıya vurarak konuşuyordu.
Pes etmiş olacak ki sesler bitmişti.
Elime göz yaşlarım damladığında ağladığımın farkına varmıştım.
'-Öküz!'
'Madem nişanlın vardı neden o zaman benim yanımdaydın!'
Pamire durmadan kızıp söylenirken fark ettim de, sanırım ben kendi kendime gelin güvey olmuştum.
Sol omuzumun üstünden,
-'Bravo Afra ya aferin sana yine yaptın yapacağını. Zaten o çocuk sana niye baksın ki sen kimsin'
deyip pis pis gülen şeytana sağ tarafımdaki melek cevap verip,
'-İyi ama nişanlısı olduğunu bilmiyordu ki. Hem sen sus herşeye müdahale etmesene Alla alla'
-'Sanane kızım! Valla burdan bir çarparım kapıya sinek gibi yapışırsın.'
Yatağın üzerinde oturmuş olanları sessizce dinlerken, kafam pinpon topu gibi bir sağa bir sola dönüyordu ki
kapının açılmasıyla omuzlarımda ki melekler yok olmuştu bile.
Pamirin odaya Türk filmlerindeki kabadayılar gibi girmesiyle paniklemiştim
-'Niye açmıyorsun lan kapıyı.'
Kavgaya başlıcak horozlar gibi kabarıp kollarını açmış üstüme gelince yerimden kalkıp geri geri adım attıkca üstüme geliyordu.
Pamirin sinirden gözü dönmüş, benim ise korkudan gözlerim dolmuştu.
Korkup duvardan tutunarak yere çökmemle kulaklarımı kapattığımda Pamirde bu durumuma paniklemiş olacak ki oda dizlerimin oraya hemen oturmuştu.
-'Tamam sakin ol Özür dilerim.'
Kullaklarımda olan elimi güven verircesine sakince tutmuştu.
-'Gel hadi konuşalım biraz.'
Deyip Yavaşça kolumdan tutup beni yatağa otutturğunda Pamirde hemen karşıma oturmuştu.
...
'Küçükken hayatım toz pembeydi hiç bir derdim yok eğlenir gezerdim yaşıtlarımdan farklı bolluk içinde bir hayatım vardı ve mutluydum. Ben gibi annemi ailemide öyle mutlu sanırdım. Fakat bir sabah evimize gelen ambulans sesleriyle açtım gözlerimi.'
Kafamı ürkek şekilde kaldırmış Pamirin yüzüne baktığımda yüzü kasılmış gözleri dolmuş ve eskiye donuk kalmış olduğunu görmüştüm.
'Merdivenin başında seslere doğru adım atarken, ablamı yere çökmüş ağlarken hizmetciler ise ablamın başında onu sakinleştirmeye çalışıyordu. Babamın kafası eğik eli kelepçeli bir şekilde evden çıkarılıyordu.
Olaylar kötü ve karmaşıktı. Annemi aradı gözüm, etrafa baktım umutsuzca sonra anneme ait sadece yerde kanları olduğunu gördüm. üstündeki beyaz çarşafın altından ipeksi saçları görünüyor, yerde öylece kaldırılmayı bekliyordu.
Olayların kötü bir rüya olmasını dileyerek soğuk yerin çıplak ayaklarıma değmesine izin verdim ve hızlı hızlı odama koşup yorganın altına geri girmiştim. Amacım bu kötü rüyadan hemen uyanmaktı, çocuk aklı işte eğer geri uyursam herşeyin eski haline döneceğini sandım. Ama olmadı.. '
Yanaklarına gözlerinden yaş düşüyordu tek tek Pamirin.
'Ama olmadı.. '
kelimesi onun için ne kadar güç olacak ki göz yaşları arasında açıdan tebessüm etmişti o kelimeyi söylerken.
'Sonradan öğrendim ki babam kumarda bütün paramızı kaybedip bunalıma girmiş ve annemi dòvüyormuş. Tabi ablamda buna çoğu zaman şahit olmuş. O günden sonra 18 yaşımıza kadar ablamla yetimhanede kaldık. Sonra üniversite filan derken kendi hayatımı kurdum ve işleri çok iyi bir avukat olmayı başardım.
Ben o zaman küçük olduğum için bölük bölük hatırlıyorum herşeyi ama ablam herşeye şahit olduğundan yaşadıklarımızdan daha çok etkilendi. Bi süre tedavi filan gördü sinir hapı kullanıyor.'
Ben Pamirin suratını donmuş bir şekilde izlerken oda kasılmış yüzünü yüzüme dikmişti.
'-Özür dilerim Pamir. Yani bunları bana anlatarak tekrar o zamanı hatırlattığım için senden Özür dilerim.'
Yüzüne bakarak göz yaslarımızın arasından sadece bu kelimeleri söyleye bilmiştim.
'-Özür dilerim.'
'Hayır tabiki afra. Özür dileme senin suçun değil daha önce anlatmalıydım bunları sana.'
'-peki o kız ?'
Al işte ne sordum çocuğa şimdi ya. kız degilmiyiz abi hepimiz aynıyız valla.
Sorduğum soruya tebessüm ederek cevap vermişti gülüşünü öptüğüm.
'-Ablam benim için çok değerli Afra, ve yaşadıklarımızdan dolayı çok kırılgan bu yüzden ne derse yapıyorum. Nerden buldu getirdi o kızı bilmiyorum ama evlen deyip durdu bende Hayır diyemedim ve aramızda küçük nişan gibi birşey oldu işte.'
Tekrar gözlerim dolmuştu istemsizce görmemesi mümkünmüş gibi kafamı eymiştim.
Elini ceneme koyup başımı yüzüne kaldırdı gözlerimin içine bakarak ve,
'-Sonra seni gördüm işte, sana kafede sarkıntılık eden bi çocuğu dövmemek için kendini zor tutarken.
O gün kötü bir gündü benim için, seni görene kadar.
Bir kaç gün sonra tekrar yolda gördüm seni. Sinirlenmiştin, ayağını taşa vurmak isterken kayıp düştün.'
O anı hatırlamış olacak ki dişlerini göstererek gülmüştü bu sefer. Ben şaşırıp kızarmış bir şekilde ona bakarken Pamir devam etti konuşmaya.
'-O gün çok gülmüştüm sana. Yüzünde Sinirle karışık tatlı bir şaşkınlık vardı.
O günden bir kaç gün sonra da bir markette gördüm seni yine.
Bütün parfüm testırlarını üstüne sıktıgın için bogulacaksın sanmıştım.'
'Sahi neden o gün bütün parfümleri üstüne sıktın ?'
Gülerek sorduğu soruya şaşkınlığım içinde zor cevap verebilmiştim.
'-çünkü otobüse binicektim. Otobüste kalabalık oluğu için taciz eden pislikler çok oluyordu bende kokudan yanıma yaklaşmasınlar diye şeyettiydim öyle'
Bütün mallıklarıma şahit olduğu için mahçup içinde utanıp tebessüm ederek bakmıştım kedi gibi Pamire.
Bir süre yüzüme baktıktan sonra sadece 'SENİ SEVİYORUM Afra' diyebilmişti benim kuzu gözlüm.
Sonrası da işte bi dudak teması, efendime söyleyim havada bir aşk kokusu, bir sıcaklık, organlarımda dolaşan kelebekler filan yani..
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Benimle Yan
Teen FictionAnnesi küçük yaşta terkedip gittiği için yüzünü bile hatırlamayan. Aynı evde yaşamalarına rağmen babasının onu istememesinin dışında, hayatına tek başına devam etmeye çalışan deli dolu bir kızdır afra.. ta-ki birgün karanlık adamı karşısına çıkana...
