- ÇARESİZLİK -

1.3K 49 18
                                        

Sayıklamamla kendime geldiğimde hafif araladım gözlerimi karşımda bulanık bir erkek siması yanıma oturmuş elimi tutuyor bir yandan da ağzını oynatıp duruyordu ama bana gelen sesler ağır çekimde boguk robot sesi gibi birşeydi.
Gözlerim göz kapaklarımın ağırlığına dayanamayıp kendini tekrar karanlığa teslim etmişti.

...

Perde açılma sesiyle birlikte yüzüme sert bir güneş ışığı vurmasıyla gözlerim acıyıp kamaşmıştı. Ardından Aysel ablanın kısık sesi duyuldu,

- Şeyma tepsiyi masanın üzerine bırakıver de Afra kızım uyanırsa yer.

Gözüm kapalıyken bile çirkef Şeyma'nın göz devirişini hissedebiliyordum doğrusu.

Tepsi masanın üzerine bırakıldıktan sonra, yavaşça kapı örtülme sesi gelmişti. Gözlerimi açtığımda odada kimse yoktu. Pamir'in eseri olan sol kolumun morarıklıgı neyse ki geçmek üzeriydi. Acaba Pamir neredeydi?. Bir ara uyandığımda yanımda olduğuna emindim oysa ki.

Ayak bileğimin sargısını açtığımda şişliği inmişti ama üstüne basınca hafif sızlıyordu neyse ki acı dayanılmıyacak gibi olmadığı için takmamaya karar verip banyo da rutin işlerimi halletmeye yöneldim. Aynaya baktığımda üstümde bol saten bir gecelik vardı, umarım bunları bana giydiren Pamir değildir diye düşünürken, gözlerim yüzüme kaydı o geceden kalan makyajım temizlenmişti ama sonradan, bayılmadan önce zaten duşa girdiğim aklıma geldi. göz altlarım çökmüştü sanki yıllardır uyuyor gibi çok yorgundum.

Banyodan çıktığımda Şeyma'nın bıraktığı tepsisindeki kahvaltılıkları silip süpürürken, bugün Pamir'in babasını bulmak için akıl hastanesine ziyarete gideceğim aklıma gelmesiyle boğazıma durdu herşey.

Yataktan, kardeşi telefonunu kaçırmış da kardeşinin peşinden telefonunu yakalamak için düşe kalka maraton koşan kızlar gibi kalkmıştım.
Dolabın karşısına geçtiğimde ne giysem diye düşünmeden edemedim tabiki. Her kızın milli sorunu değilmidir zaten 'bugün ne giysem' sorusu. Dolaptan bulduğum beyaz kısakollu tişört ve siyah pantolon bulmamla hemen giyindim.

Aslında en büyük hobim çıkardığım pijamayı yerden ayağımla yukarı atıp havada yakalayarak halay çekmek ama şuan buna vaktimin olmamasına üzüldüm.
Çıktığım işten kalan son 50 lirayı da cebime atmıştım. Kahvaltı tepsisini de elime alıp çıkacaktım ki gözüm pencereden bulutlu olan havayı görmemle elimdeki tepsiyi geri bırakıp üstüme krem örgü hırka geçirdim.

Tepsiyi geri alıp mutfağa doğru ilerlemiştim ki Şeyma'nın nemrut sesi dolmuştu kulaklarıma,

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Tepsiyi geri alıp mutfağa doğru ilerlemiştim ki Şeyma'nın nemrut sesi dolmuştu kulaklarıma,

''-Yalan mı Aysel abla kız para göz belli. Pamiri nasıl ayarttıysa yerleşti kaldı eve iyice. Birde hiç işimiz yokmuş gibi ne olduğu belli olmayan Afra hanıma(!) hizmet ediyoruz.''

Beynimden kaynar sular dökülmüştü sanki sinirden bukelemun gibi renkten renge girdiğimi yüzümün sıcaklığından hissedebiliyordum.

''-Bunları söyleyip yorum yapmak sana düşmedi Şeyma.! Kızın arkasından boş boş konuşup günahına beni de ortak edip sinirlendirme beni.''

Benimle YanBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin