Bölümü okumaya başlamadan, bir önceki bölüme tekrar bakabilirsiniz :) Uzun süredir bölüm atmadığım için unutma olasılığınız yüksek :)
1 HAFTA SONRA
Jisoo dakikalardır durmayan telefonunu son çare olarak kapattı. Ablası öldüğünden beri neredeyse evinden çıkmamıştı. Bir hafta önce ablasını bu dünyadan sonsuzluğa uğurlamışlardı. Bedenini yakıp küllerini savurmuşlardı. Ablası ölümden sonra ki hayata inanmadığı için dileği yakılmak olmuştu onlarda bu isteğini yerine getirmişlerdi. Jisoo sanki ruhunun o küllerle birlikte yandığını ve yok olduğunu hissediyordu. Günlerdir yaşayan o değilmiş gibiydi, nefes alıyordu ama içine çektiği hava yalnızca ciğerlerini yakmaya yetiyordu. Jisoo'nun ailesi, ablası öldüğünden beri jisoo'nun amcasında kalıyorlardı. Sanki kızlarının anıları olan evde nefes alamıyor gibiydiler. Peki ben ne yapmalıyım diye düşündü Jisoo. Bende mi nefes alamadığım bu evden kaçmalıyım?
Duvarda ki saate baktığında neredeyse on bire geldiğini gördü. Belki de gece gece dışarı çıkıp hava almak onu kendine getirirdi. Üstüne rahat bir şeyler giyip dışarı çıktı. Ciğerlerine çektiği hava ilk kez yaşadığını hissettirdi ona. Belki de gerçekten ablasının anıları ona nefes aldırtmıyordu. Yine nereye yürüdüğünü bilmiyordu Jisoo. Sadece ayaklarını takip etti. Saatlerce yürüdükten sonra nereye geldiğini gördüğünde kendisine şaşırdı.Yine aynı sokağa gelmişti, o boğucu ve karanlık sokağa. Ama bu sefer önce ki gibi sessiz değildi. Sokağın derinliklerinden müzik sesi geliyordu. Sanırım yakınlarda bir parti var diye düşündü Jisoo. Biraz yürüdükten sonra bar olduğunu tahmin ettiği bir yere gelmişti. Kapının önünde güvenlikler ve etrafta yiyişen insanlar vardı. Kapıdan içeri girip girmemek arasında kararsız kaldı. Bu korkunç yerde tanıdık bir yüz görmek fena olmazdı diye düşündü. Acaba Lisa buralarda bir yerde miydi? Kapıdan içeri girdiğinde yoğun bir sigara kokusuyla karşılaştı, etraf fazlasıyla gürültüydü. Dj insanları eğlendiriyor, yaşadıkları her şeyi onlara unutturuyordu. Etrafında dans eden insanlar Jisoo'ya çarpıp duruyordu. Jisoo buraya geldiğine pişman olurken kalabalıktan yolunu kaybetmişti. Panikle ne yapacağını düşünürken birisi omzuna dokundu. Arkasına döndüğünde Lisa ile karşılaştı. Hayatında birini gördüğünde daha önce hiç böyle sevindiğini hatırlamıyordu. Lisa, Jisoo'nun elinden tutup onu dışarı çıkardı. Dışarı çıkabildiğine şükreden Jisoo derin bir nefes aldı.
''Hey, ne işin var burada?'' Diye sordu Lisa gülümseyerek.
''Öylesine uğramıştım. Şimdi gideceğim.'' Jisoo sokakta ilerlemeye başlamıştı ki Lisa'nın ona seslenmesiyle arkasına döndü.
''Madem geldin biraz bizimle takılsana, geçen sefer pek tanışamamıştık.''
Jisoo içeriye tekrar girmeyi hayal bile edemedi.'' Ah oraya bir daha girmeye niyetim yok, teşekkürler.''
''Oraya gitmeyeceğiz zaten. Seni bizim yuvamıza götüreceğim.'' Lisa Jisoo'nun elinden tuttu.
Jisoo karşı koymaya çalışmadı. Hayatında ilk kez farklı şeyler yapmak istiyordu. Belki biraz kafayı dağıtmak istiyordu, biraz olsun her şeyden kurtulmak. Ablasının onu bir yerlerden izleyip izlemediğini merak etti. Onu burada izliyorsa kesinlikle Jisoo'ya kızıyordu.
Biraz yürüdükten sonra bir binanın önünde durdular.Binanın içinde yaşam belirtisine dair hiçbir şey yoktu. İki katlıydı ve birazdan çökecekmiş gibi bir havası vardı. Jisoo girmek istemediğini fark etti. Doğru düzgün tanımadığı insanlarla böyle bir yerde bulunmak aptallık olurdu.
''Dışarıdan iyi durmuyor ama içerisi kesinlikle hoşuna gidecek.'' Dedi lisa onu çekiştirirken.
''Haklısın, biz içindeyken çöküp beni öldürürse kesinlikle hoşuma gidecek.'' Dedi Jisoo.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Forget / JENSOO
Hayran Kurgu''Umarım ki bir daha buraya gelmezsin küçük şey, burası bir yıkık bedeni daha kaldıramaz.''