ALTI (ikinci kısım)

59 10 6
                                    

Multimedya'da İda sari

Saatler sonra aşağı  indiğimde neredeyse gece yarısı olmuştu. Sessiz adımlarla salona girdim. Büyük koltuğun önündeki geniş sehpanın üzerinde hazırlanmış tabaklar gözüme çarpmıştı. Dağhan ortalarda yoktu. Aslında bu zamanı casusluk yapmak için kullanabilirdim ama öğrenmem gereken şeyler evin içinde değil Dağhanın zihnindeydi.
Bahçeye bakınmaya karar verdiğimde merdivenden gelen sesleri duydum.

"Beni mi arıyorsun?"
Oldukça sessiz şekilde salona girdiğimi bildiğimden etrafa bakınmaya başladım.
Salonun en köşesinde tavana asılmış kamera, tahminlerimi doğru çıkarmıştı.
Başımı salladım. Pek konuşmaya gönüllü değildim ama neden geldiğimi tekrar tekrar kendime hatırlattım. "Konuşmamız gereken şeyler var."
"Beni öpmüş olman gibi mi İda?"
Bunu mu konuşmak istiyordu yani. Kendimi iyi hissetmiyordum ve birine yakın hissetmek istemiştim.
"Uzatacak mısın Dağhan ?"
Hafif bir tebessümle kafasını sağa sola salladı.
"Konuşacağız ama önce yemek yiyelim."
Mutfağa giderken arkasından ilerledim. Açık renklerin hakim olduğu mutfaktan peynir kokusu geliyordu. Tencereyi Dağhan alırken bende masanın üzerinde duran şarap şişesine yöneldim.

"Ee. Beni buraya getirdin. Şimdi ne var ne yok öğrenmek istiyorum." Yemeğimi yerken bir yandan konuşmaya çalışıyordum.
Dağhan şarabından bir yudum alıp boğazını temizledi.
"Hala birşeyler için geç değil. Sabaha evine dönebilir tüm olanları unutabilirsin. Hepsi senin elinde."
Benden unutmamı beklemesi büyük hataydı.
"Kardeşime olanları unutacak mıyım sanıyorsun? Kararlarımdan dönecek biri değilim ben."
"Öyleyse bundan böyle buradasın. Öğrendikten sonra geri dönüşü yok."
"Devletin gizli sırlarını anlatacakmışsın gibi davranma Dağhan. Neyse o ! Söyle gitsin."
İyice sinirleniyordum. Zaten başımıza gelenler yetmezmiş gibi birde gizem peşinde koşuyordum.

Yemek bittikten sonra dağhan'ın odasına çıkmıştık.
Beklediğimin aksine evin bu köşesi koyu renklerle döşenmişti. Gösterdiği sandalyeye oturup beklemeye başladım. Dolabının içinden çıkardığı işlemeli kutuyu bana doğru getiriyordu. İstemsizce ellerim titremeye başlamıştı.
Kutuyu kucağıma bıraktığında cebinden küçük bir anahtar çıkardı. Kalp ritmimi duyar gibiydim.
Anahtarı kutunun oyulmuş kısmına daldırdı.

İçinden çıkan şeyle beraber birkaç kez gözlerimi kırpıştırdım. Sarı parşömenin üstüne kusursuz bir el yazısıyla adres olduğunu tahmin ettiğim birşeyler karalanmıştı. Kaşlarımı çatarak Dağhan'a baktım. O, Sıkıntıyla nefesini üflerken ben bir açıklama bekliyorum. Geçen saniyelerin ardından Konusmayacağını anladığımda sormaya karar vermiştim.

"Bu ne Dağhan?" Sesimi sakin tutmaya çalışıyordum.
"Bu bir adres İda." Dağhan Gözlerimin içine bakarken düşündüm. Sakinlik buraya kadardı. Bir hışımla ayağa kalkınca kucağımda ki kutu yere düşmüştü.
"Sen benimle alay mı ediyorsun? Bir parça parşömen için mi bu kadar mevzu yarattın. Ben geri dönüyorum. Sende ne halin varsa gör."
Kapıya doğru ilerlerken bileğimde hissettiğim acıyla arkamı döndüm.

"Asıl sen benimle alay ediyor olmalısın. Sana söyledim ! Kutu açıldığı anda artık karar değiştiremezsin dedim!"
Acıyla buruşturduğum yüzümü Dağhan'a gösterdim.
"Bırak beni." Dişlerimin arasından konuşmuyor, kesinlikle tıslıyordum. Ellerini gevşeti.
"Bak kızım bu işin dönüşü yok artık buradasın! Kabul etsen iyi edersin." Daha önce orada olduğunu bilmediğim bir canavarın yatağımın altından çıkması gibiydi hissettiklerim. Bu kutu mevzusu açılana kadar sakin ve metanetli bir adamdı Dağhan. Bu yaratık gibi bileğime yapışan elleri tanımıyordum.

Birkaç saniye sonra bileğimi tamamen bırakıp yatağın üzerine oturdu.
"Bu adrese gitmemiz gerekiyor." Sanki ben anlamamışım gibi.
" Haberin var mıydı? Üstelik gidince ne olacak? Belli ki kutunun sahibi bizi peşinde koşturmak istiyor."
Sıkıntı içinde sağa sola bakındı.

"Kutunun sahibi nida." Duyduğum şeyle beraber kalktığım sandalyeye geri oturmuştum.
"Bana herşeyi anlatmanı istiyorum. " Diyebildim.
Oysa herşeyi bilmek istemediğimden emindim.

( Olaylar gelecek bölümde başlayacağı için çok hızlı bir giriş yapmamak adına altıncı Bölümü ikiye ayırmaya karar vermiştim. Yarından itibaren gün aşırı yeni bölüm eklenecektir.)
Okuyan herkese çok teşekkürler.

İDAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin