3.Bölüm: Aynı Bedende Farklı Dünyalar

26 11 1
                                    

Enes gözlerini açtığında kendisini köprü altında dövülmüş bir şekilde buldu. Fakat yerde yatanlar ondan daha kötü görünüyorlardı.

"Neredeyim ben?Aman Allah'ım! Kahretsin Murat!"diye haykırdı içinden.

Enes üzerinde bulunan deri cekete bakarak durumu anlamaya çalışıyordu. Ama en ufak birseyi bile hatırlamıyordu. Murat'ın ne zaman ortaya çıktığını hatırlamak istiyordu. Yerde yatanlardan biri:

"Bu iş burada bitmedi " dedi ve Enes korkuyla bulunduğu yerden kaçmaya başladı. Koşabildiği kadar hızlı koşmaya çalıştı. Nefesi kesiliyordu, dinlenmek için bir büfenin kenarına sindi.

"Ah Murat! Yine ne yaptın sen?"deyip duruyordu kendi kendine. En son hatırladığı şey bisiklet sürdüğü idi, sonra önüne kedi çıktı ve düştü. Düşmenin etkisiyle olsa gerek Murat uyanmış olmalıydı.

Murat; Enes'in içinde varolan kişiliklerden biri; 21 yaşında, asi ruhlu, biraz tehlikeli olan kişiliğidir. Stresli zamanlarda, başına darbe aldığı gibi durumlarda ortaya çıkıyordu. Fakat ne Enes Murat'ın yaptığı şeyleri, ne de Murat Enes'in yaptığı şeyleri hatırlıyordu. Murat tehlikenin adresini biliyormuş gibi gider ve Enes uyandığı zaman zor durumda kalır. Bu sefer ne olmuştu? Bu giysiler onun tarzı değildi ve koşarak evin yolunu tuttu. Kimseye görünmeden odasına gitti. Evde ailesi yok. Ailesi Almanya'da kalıyor ve Enes'i biraz olsun dinlenmesi için Türkiye'ye, kimsenin gözünün önünde olmayacağı Alaçatı ' daki evlerine gönderdiler. Almanya'da tedavisi sürerken birçok insanın başına dert olmuştu, hastalığının öğrenilmemesi için çok çabalamıştı. Nitekim doktoruna saldırma teşebbüsünde bulunduğu için bir süre gözlerden uzak dinlenme seansına girmesi gerekiyormuş. Doktoru Johann Reil (John) kısa süre sonra tedavi için yanına geleceğini belirterek Enes'i rahatlatmaya çalışmıştı.

Babasının tuttuğu sekreter Said Bey, küçüklüğünden beri Enes'in yanındadır. Bir sorun olduğu zaman veya kendisini rahatsız hissettiği kişilik bozukluğu olayında 7-24 irtibat kurabileceği abi niteliği taşıyan sekreter Said Bey olduğu için Enes biraz olsun rahatlıyor.

Enes odasına gitti ve aynaya baktı. Enes normal bir insan olabilir ama Murat çok tarz duran birisidir. Bir bakışta ikisi arasındaki fark net olarak anlaşılamasada, duruş, bakış ve konuşma bakımından ikisi de tarzını ortaya koyuyor.

Enes banyo yapıp üzerini değiştirdi. Saçını , başını güzelce tarayıp eski haline geri gelmişti. Yatağa uzandı.

"Enes nereye kayboldun? Gece geç vakitte gitmişsin. " dedi sekreter Said.

"Sen nereden..."diyecek oldu ki sekreter Said kameraları işaret ederek Enes'in sözünü kesti.

"Murat uyandı." dedi Enes. Her halinden belliydi, çok gergindi.

"Murat mı? Beş gündür yoktu. Sevinmiştik bir de." dedi sekreter Said Bey.

"Her yerim ağrıyor. Ellerime baksana, parçalanmasına az kalmış!" Enes bu sözleri söylerken karından acayip sesler gelmeye başlamıştı. Sekreter Said ile mutfağa giderken konuşuyorlardı.

"Dr. John ne zaman gelecek?" dedi Enes.

"Bir haftaya burada olur. O zamana kadar kendine dikkat etmen gerek."dedi sekreter Said Bey. Enes durumun ciddiyetinin farkındaydı. Ne zaman nerede olacağını kestiremiyordu. Telefonunu eline almış gezinirken galeride Murat albümünde yeni bir videonun yüklenmiş olduğunu farketti.

"Selam Enes. Uzun zaman oldu değil mi? Ben yokken neler yaptın bilmiyorum ama ben şuanda arkadaşlarımın yanına gidiyorum. Bunu bilmeye hakkın var. Hey! Asma yüzünü öyle. Uyandığında telaşlanma diye söylüyorum. Biraz sert oyunlar oynayacağız, vücut direncin biraz sarsılabilir. Buna dayanabilir misin? Dolabında benim kıyafetlerimi görünce şaşırdım doğrusu. Temkinli gelmişsin. " deyip videoyu sonlandırmış Murat. Enes her ne kadar sinirlensede, Murat'ın anlaşmayı bozmaması içini rahatlıyordu. En azından ortaya çıktığı zaman video çekerek birbirlerinden haberdar olabiliyorlardı.

Enes doğru düzgün yemek yiyemiyordu. Murat gece ne yediyse, Enes'te mide bulantısına neden olmuştu. En azından kızarmış ekmek yemeliydi. Enes ekmeğini yedikten sonra ilaç alıp uzanmaya odasına gitti. Sekreter Said bey ise Dr. John ile görüşüp durumu anlatıyordu.

Enes gözünü kapadı. Gecenin yorgun geçtiğini düşünerek bedenini dinlendirmeye çalışmalıydı. Bir süre sonra tuhaf ama bir o kadar neşeli bir rüya gördü. Yerde boynuna ip bağlanmış oyuncak bir köpek duruyordu. Çevreden gülüp eğlenen çocuk sesleri duyuyordu. Sonra birden her taraf karardı. Rüyadan uyanmak istiyordu Enes. Ağlayan bir kız sesi duydu ama karanlıktan göremiyordu. Aniden çalan alarm ile yataktan sıçradı. Bu da neydi? Yeni bir rüya mı? Hatırlayamadığı geçmişinden bir an daha mı? Gerçekten görmek zorunda mıydı bunları? Zaten geçmişi yüzünden bedeninde kendisinden farklı iki tane daha insan yaşıyordu. Bu geçmiş Enes'i yiyip bitiriyordu. Merak etmiyordu artık olanları. Tek istediği şu lanet hastalığından biran önce kurtulmak.

GEÇMİŞİN İZİ : ÇALIKUŞU BÜYÜSÜHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin