8.Bölüm : ÇALIKUŞU

19 11 2
                                    

Geceyi bol bol düşüncelere harcayan Enes rüya görmeye bile vakit bulamamıştı. Zihnini dinlendirmek istediği aşikardı. Olduğu yerde doğruldu,kafasını vurmamak için aldığı önlemlerden çok memnundu çünkü geceleri sağa sola dönmekten yanı başındaki komidine çarpabiliyordu ve bu durumda kimin ortaya çıkacağı belli olmuyordu. Her bir köşeye yumuşak silikon koymuşlar ve olası tehlikenin önüne geçmeye çalışmışlardı.

Sabah olduğunda gözleri yeni ısırılmış zombi edasıyla etrafa bakıyordu. Said Bey onu bu halde görünce kısa süreli şok yaşasa da halini anlayabiliyordu. Ne de olsa kaç senedir onun yanında, ona yardımcılık yapıyordu. Enes'in hayatını herkesten daha iyi biliyordu. Ailesinin Enes için yaptığı tek iyiliğin Said Bey olduğunun farkındaydı Enes ve ailesinin hala kendisini beklemesi umuduyla yaşıyordu.

Dr. John kalmak için kendisine küçük müstakil bir ev kiraladı. Yoğun iş hayatından kısa bir tatile geçiş yapmak ona iyi gelecekti. Hem sahip olduğu sıradışı hastayı da yakından inceleme fırsatı bulmuş daha ne istesin!

Enes kahvaltı yapmak istemiyordu ama gece hiç uyuyamadığı için kafası yerinde durmakta zorlanıyordu. Said Bey az da olsa birşeyler yedirip yatmasını sağlamaya çalışıyordu. Ama Enes hiç zaman kaybetmek istemiyordu. Her ne olacaksa biran önce olmalı ve Sanem'i nerede bulacağını da biliyordu.

Enes koşar adımlarla Sanem'in evine doğru yol aldı. Bahçe tarafında duran köpek kulübesini gördü 'Sancak' yazısı ona rüyasındaki oyuncak köpeği hatırlattı. Rüyasında oyuncak köpekle oynuyordu ve yalnız değildi. Bu kız onun hayatına girmemeliydi belki de.

Sanem'in odası olduğunu düşündüğü cama baktı. Öyle düşünüyordu çünkü camda kabus savar gibi birşey asılıydı ve Enes bu gibi şeylerden nefret ederdi. Eğer gerçek olsaydı bunca zamandır iyileşmiş olması gerekirdi. Seslenmek istemiyordu, Sinan duyarsa kötü olabilirdi. Cama ufak cisimler atmaya başladı. Düşündüğü gibi kısa zaman sonra Sanem camda belirdi.

"Senin ne işin var burada?" şaşırmış ve kızgındı Sanem. Geçen ki günün hesabını da sormak istiyordu ama cesareti yoktu.

"Seni görmem gerekti ve... Seninle konuşmam gerek Sanem, gerçekten." Enes o kadar içten konuşuyordu ki Sanem 'HAYIR" diyemedi.

"Tamam, yarım saat sonra kayalıkların orada buluşalım. Abim seni görmesin, şimdi git hemen geleceğim bende." dedi Sanem. Ne koşacağını gerçekten merak ediyordu. Annesinden zor da olsa izin alabilmiş, kayalıklara doğru yol almaya başlamıştı. Hem yürüyor hemde düşünüyordu. Sinan ona hiçbirşey söylemiyordu belki de Enes'ten birşeyler öğrenebilirdi. O gün oradaki çocuklar ondan ne istemişlerdi? Enes'e niçin Murat diyorlardı? Bu çocuğun gerçek ismi neydi? Kafasında binlerce soruyla kayalıklara ulaştı Sanem. Enesx onu kayalıkların üstünde bekliyordu, kulübenin orada. Sanem oraya çıkmak istediğinden emin değildi. Ama sorularına cevap alabilecekse çıkacaktı.

"Bir an gelmeyeceğini düşünmüştüm."

"İnan ki gelmek istemedim." Yalan. Düpedüz yalan. Gelmek o kadar çok istedi ki annesine yalan bile söylemişti. Evden uzaklaşmayacağına söz vermişti ve şimdi de evden uzaklaşmanın ona getireceği zararların ne olabileceğini düşünüyordu.

"Seninle konuşmam gereken şeyler var Sanem."

"Buradayım. Konuşabiliriz. Ama önce benim sorularıma cevap vermen gerekecek. Anlaştık mı?"

"Sorularının ne olduğunu tahmin edebiliyorum, zaten onun için buradayız." Enes Sanem'e gerçekleri tüm çıplaklığıyla anlatmayacaktı elbette. Ama bilmesi gereken bazı noktalara değinmek istiyordu.

Sanem o sırada üstünde adının yazılı olduğu taşa bakmaktaydı. 'Sanem ve Murat'

Enes'te o tarafa başını çevirince gözleri büyüdü. Taşı yerinde söküp atmak istedi. Kim olduğunu bilmese de o isimden gerçekten nefret ediyordu.

GEÇMİŞİN İZİ : ÇALIKUŞU BÜYÜSÜHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin