Mehmet'in bıraktığı notu defalarca okumuştu Zeynep. Onun kalıp karşısına çıkmasını bekliyordu bir yanı. Gittiğine inanmıyordu. Neden açıklamaya çalışmadı, neden not bırakmak yerine karşısına geçip seni aldattım diyemedi. Her şey ortada olsa da kalbine söz geçiremiyordu işte. Artık hiç telefonunu açmıyor ailesiyle görüşmüyordu. Korkuyordu çünkü Mehmet'in o kadını Trabzon'a getirdiğini duymaktan.
Bir hafta geçmiş Eftalya'lar eve geri gelmişti. Pedro estetik ameliyatı olmuştu Zeynep hastanede onun yanında kalıyordu. Kendisi yüzünden burnu kırıldığı için vicdan azabı çekiyordu hala. Hastaneden eve döndüklerinde Eftalya'yı telefonda konuşurken duydu. "Ne diyorsun kızım Mehmet neden ortadan kayboldu ki?" Bunu duyunca korkuyla telefonu elinden aldı. Karşı taraftan Elysa'nın sesini duydu "Bilmiyorum anne günlerdir haber alamıyoruz Mehmet'ten kafayı yiyeceğim önce Zeynep şimdi Mehmet." Zeynep kendi sesini bulduğunda konuşabildi "Elysa ben Zeynep." Elysa şaşkınlığı sesine yansıyordu sesi titredi ve ağlayarak konuştu.
"Zeynep sen neredesin kafayı yedim burada ne hale geldik haberin var mı?"
"Yalnız kalmaya ihtiyacım vardı. Anlatacağım sana olanları ama şimdi değil. Benim burada olduğumu kimseye söyleme."
"Şimdi sen gerçekten Atina'da mısın?"
"Evet Trabzon'dan buraya geldim direk. Mehmet ne zamandır yok? Özgür'e bir şey söylememiş mi?"
"Anneme bak ya ona bunun hesabını soracağım bunca zamandır bana yalan söylüyormuş. Mehmet, İstanbul'da işi olduğunu seni kesin bulacağını söyledi. Sonra bir kere konuştuk o günden beri ortalarda yok. Başına bir iş geldiğinden korkuyoruz. Babası işi olduğunu söyledi ama inanamıyoruz."
"Karısının yanındadır o zaman merak etme. Ona bir şey olmaz."
"Ne karısı be ne diyorsun sen?"
"Mehmet evliymiş, İstanbul'da karısı da büyük ihtimal. Beni buldu ve onu buradan gönderdim."
"Emin misin Zeynep?"
"Kendimden emin olduğum kadar hem de."
"Ne zaman geleceksin buraya?"
"Bilmiyorum daha gelmeyi düşünmüyorum."
"Tamam telefonunu aç bari sesini duyabileyim arada. Özgür ile konuşayım ben geleceğim yanına seni orada tek başına bırakamam."
"Ben yalnız değilim Pedro ile tanıştım ve bana arkadaş oldu."
"Hadi be annemin yan komşusunun oğlu Pedro mu?"
"Evet sen tanıyor musun onu?"
"Tanımaz mıyım hiç onun gay olduğunu biliyor muydun?"
"Evet ilk tanıştığımızda anlattı bu yüzden onunla rahat arkadaş oldum. Çok iyi, onu gerçekten çok seviyorum, buradaki Elysa oldu bana."
"Pabucumu dama atmışsın bakıyorum da hemen."
"Senin yerini kimse dolduramaz bunu biliyorsun. Neyse kapatalım artık. Görüşürüz."
"Kendine iyi bak olur mu telefonunu da aç artık."
O günü yatağında dinlenerek geçirdi Zeynep. Ertesi gün uyandığında yastığının ıslak olduğunu görünce yine uyurken ağladığını fark etti. Artık ağlamamak için kendisini sıktığı için uyurken ağlıyordu. Aldığı uyku ilacının etkisiyle deliksiz rüyasız uyuyordu. Pedro'nun yanına gitti kahvaltısını yaptıktan sonra.
"Elysa'ya burada olduğunu söylemişsin telefonda bir saat bağırdı bana. Neden ona haber vermediğim için."
"Ah özür dilerim Pedro sana haber veremedim dün hastaneden gelince söyledim."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
AŞKIN SESİ VAVEYLA
General FictionKaradeniz'in iki deli, inatçı, gururlu, hırçın aşıkları Mehmet ile Zeynep. İmkansız dediği ne varsa oldu Zeynep'in hayatında. Mehmet'in beni sevmesi imkansız, aldatması imkansız dedi. Hepsi de oldu işte, kadere akıl sır ermiyordu. Önce kahkaha oldul...
