δεκατρία

1.8K 212 78
                                        

ed sheeran/drunk

04.12
klimt: swokjşn

klimt: nqsıldın

jinseok: sen sarhoş musun

jinseok: yoksa ağlıyor musun

klimt: hawyır

klimt: bawk yazqbşliyrum

jinseok: taehyung

jinseok: evde misin

klimt: tawhyubg kiö

jinseok: evde misin

klimt: hwayır

jinseok: neredesin

klimt: ecvimfe değilşm 

klimt: kollarunın arwsınsa dwğilşm 

jinseok: arayacağım, aç telefonu

klimt: twamawm

seokjin sinirden titriyordu. taehyung'un bar köşelerinde sızıp kalma ve ona ulaşamaması ihtimali sinirini körüklüyordu. hızlıca numarasını tuşladı.

aranıyor: n for nepenthe

telefon sinyal sesiyle kapandığında kaşlarını çatarak telefona baktı. belki de taehyung çoktan kafayı masaya yaslamış sızmıştı veya tanımadığı biri onu götürüyordu. seokjin sinirle elini saçlarından geçirdi ve yeniden mesajlar kısmına girdi.

jinseok: TAEHYUNG

jinseok: LANET TELEFONU AÇ

klimt: nwasıl açışacapını bşilmşyorunm ki

siyah saçlı sinirden ağlayacak gibi hissediyordu. bu kadar kendini kaybedercesine içtiğinde neler olduğunu bildiğinden küçüğün sadece kendi yanında içmesine izin verirdi. 

önceden.

şimdi ise küçüğü sabaha karşı herhangi bir bar köşesinde içiyordu. nerede olduğunu, ne yaptığını bilmiyordu.

jinseok: yeşil yuvarlağı yana kaydır

klimt: hwaa

klimt: anlawdım

klimt: qma

klimt: yweşil hwangşsi

jinseok: soldaki

klimt: swol nwerde

jinseok: taehyung beni çıldırtıyorsun

klimt: swen dw bewni

jinseok: bebeğim

jinseok: sadece nerede olduğunu söyle

jinseok: bildiğin bir yere mi geldin

klimt: bewni

klimt: şlk deffa

klimt: swediğin

klimt: yre geldşm

seokjin ekrana acı çekerek bakıyordu, taehyung'un baygın gözlerinin aksine. ne yazacağını düşündüğü birkaç saniye sonrasında taehyung'tan arama gelmişti.

heyecanla atılarak telefonu açtı.

"taehyung, neredesin?" 

seokjin dudaklarını kemirirken hattın karşısından tanıdığına yemin edebileceği bir ses yükseldi. "jin, taehyung heaven'da. sarhoş olmaya başladığından beri aptal gibi seni sayıklıyor. gel ve al şu çocuğu." namjoon hattın diğer ucunda taehyung'u zaptetmeye çalışırken zorla bağırıyordu.

siyah saçlı içinden koca bir küfür geçirdikten sonra gittiği mekanın heaven olduğunu daha önce nasıl anlayamadığını sorguladı. taehyungla birlikte ilk kez içtikleri, ilk kez birbirini sevdikleri gecenin başlangıç durağıydı orası. namjoon orada uzun süredir barmenlik yapıyordu ve ikisinin de bir nevi ortak arkadaşıydı.

taehyung'un arkadan bağıran sesini zor da olsa işitti seokjin. "gelmesin!" 

kelimeleri yarım yamalak çıkıyordu ve söylediği büyük olanın kalbini acıtmıştı, taehyung bir diğer cümleyi kurana kadar.

"hiç yakışıklı değilim şu an beni böyle görmesin!" seokjin yüksek sesle gülmek istiyordu ama bunu sonraya saklayarak telefona "bekleyin, geliyorum 15 dakikaya." diye seslendi.

şimdi beyler benim birkaç sorum var yardımcı olursanız bolca sevinirim

öncelikle, bir diğer bölüm texting mi olsun yoksa anlatım+texting mi

sonralıkla, hatırlarsanız önceki bölümde seokjin "küçük bir sebepten dolayı gittiysem tepkin ne olur?" demişti. sizin için nasıl olur böyle bir durum? yani seokjin incir çekirdeğini doldurmayacak bir sebepten gittiyse mesela, bu duruma nasıl tepki verirsiniz?

üçüncü ve son olarak, teşekkür ederim.
i.

dipnot: bölümü 10 dakikadır falan yayımlamaya çalışıyorum, birazdan kriz geçireceğim umarım silinmez.

congratulations |taejinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin