ed sheeran/drunk
04.12
klimt: swokjşn
klimt: nqsıldın
jinseok: sen sarhoş musun
jinseok: yoksa ağlıyor musun
klimt: hawyır
klimt: bawk yazqbşliyrum
jinseok: taehyung
jinseok: evde misin
klimt: tawhyubg kiö
jinseok: evde misin
klimt: hwayır
jinseok: neredesin
klimt: ecvimfe değilşm
klimt: kollarunın arwsınsa dwğilşm
jinseok: arayacağım, aç telefonu
klimt: twamawm
seokjin sinirden titriyordu. taehyung'un bar köşelerinde sızıp kalma ve ona ulaşamaması ihtimali sinirini körüklüyordu. hızlıca numarasını tuşladı.
aranıyor: n for nepenthe
telefon sinyal sesiyle kapandığında kaşlarını çatarak telefona baktı. belki de taehyung çoktan kafayı masaya yaslamış sızmıştı veya tanımadığı biri onu götürüyordu. seokjin sinirle elini saçlarından geçirdi ve yeniden mesajlar kısmına girdi.
jinseok: TAEHYUNG
jinseok: LANET TELEFONU AÇ
klimt: nwasıl açışacapını bşilmşyorunm ki
siyah saçlı sinirden ağlayacak gibi hissediyordu. bu kadar kendini kaybedercesine içtiğinde neler olduğunu bildiğinden küçüğün sadece kendi yanında içmesine izin verirdi.
önceden.
şimdi ise küçüğü sabaha karşı herhangi bir bar köşesinde içiyordu. nerede olduğunu, ne yaptığını bilmiyordu.
jinseok: yeşil yuvarlağı yana kaydır
klimt: hwaa
klimt: anlawdım
klimt: qma
klimt: yweşil hwangşsi
jinseok: soldaki
klimt: swol nwerde
jinseok: taehyung beni çıldırtıyorsun
klimt: swen dw bewni
jinseok: bebeğim
jinseok: sadece nerede olduğunu söyle
jinseok: bildiğin bir yere mi geldin
klimt: bewni
klimt: şlk deffa
klimt: swediğin
klimt: yre geldşm
seokjin ekrana acı çekerek bakıyordu, taehyung'un baygın gözlerinin aksine. ne yazacağını düşündüğü birkaç saniye sonrasında taehyung'tan arama gelmişti.
heyecanla atılarak telefonu açtı.
"taehyung, neredesin?"
seokjin dudaklarını kemirirken hattın karşısından tanıdığına yemin edebileceği bir ses yükseldi. "jin, taehyung heaven'da. sarhoş olmaya başladığından beri aptal gibi seni sayıklıyor. gel ve al şu çocuğu." namjoon hattın diğer ucunda taehyung'u zaptetmeye çalışırken zorla bağırıyordu.
siyah saçlı içinden koca bir küfür geçirdikten sonra gittiği mekanın heaven olduğunu daha önce nasıl anlayamadığını sorguladı. taehyungla birlikte ilk kez içtikleri, ilk kez birbirini sevdikleri gecenin başlangıç durağıydı orası. namjoon orada uzun süredir barmenlik yapıyordu ve ikisinin de bir nevi ortak arkadaşıydı.
taehyung'un arkadan bağıran sesini zor da olsa işitti seokjin. "gelmesin!"
kelimeleri yarım yamalak çıkıyordu ve söylediği büyük olanın kalbini acıtmıştı, taehyung bir diğer cümleyi kurana kadar.
"hiç yakışıklı değilim şu an beni böyle görmesin!" seokjin yüksek sesle gülmek istiyordu ama bunu sonraya saklayarak telefona "bekleyin, geliyorum 15 dakikaya." diye seslendi.
♤
şimdi beyler benim birkaç sorum var yardımcı olursanız bolca sevinirim
öncelikle, bir diğer bölüm texting mi olsun yoksa anlatım+texting mi
sonralıkla, hatırlarsanız önceki bölümde seokjin "küçük bir sebepten dolayı gittiysem tepkin ne olur?" demişti. sizin için nasıl olur böyle bir durum? yani seokjin incir çekirdeğini doldurmayacak bir sebepten gittiyse mesela, bu duruma nasıl tepki verirsiniz?
üçüncü ve son olarak, teşekkür ederim.
i.
dipnot: bölümü 10 dakikadır falan yayımlamaya çalışıyorum, birazdan kriz geçireceğim umarım silinmez.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
congratulations |taejin
أدب الهواةkim taehyung, kendisinden ayrılan sevgilisi kim seokjin'e mesajlar bırakmaya başlar.
