5. "Seni öldüreceğim!"

46.1K 336 14
                                        

5. Bölüm. Medya; Kenan! Sizce vücudu Kumru'nun anlattığı kadar var mı? :D

Hayır hayır. Tahmin ettiğim şe... Aniden iri parmaklarını saçlarıma geçirdi ve başımı erkekliğine doğru çekti. Gözlerimi sıkıca kapatıp, suratımı ekşittim ve büyük bir çabayla ona karşı gelmeye çalıştım. Kendimi her ne kadar geri çeksemde kurtulamıyordum. Saçlarımdan sıkıca kavramıştı. Bu iğrenç şeyi bana yaptıracak olamazdı.

"Ağzını aç." dedi büyük bir hırsla.

Nefes sesini hissedebiliyordum. Derin ve uzun soluklar alıyordu. Yaşlı gözlerle son bir kez daha suratına baktım. Korkutucu bir ifadeyle bana bakıyordu. Hemen gözlerimi kaçırdım. "Eğer hemen başlamayacaksan ilk cezana hazır ol." dedi. Bu teklifini hemen kabul edebilirdim, çünkü bu şeyi kesinlikle yapmak istemiyordum. Bu güne kadar hiç bir erkekle birlikte olmamış bir kızdım. Şimdi ise şu halime bak, saçım başım dağılmış, çırılçıplak bir halde, bir erkeğin önünde diz çökmüş, ve onun erkekliğiyle yüzleşen bir kadınım. Bakışlarımı tekrar soğuk kanlı adama çevirdim.

"Tamam, ceza her neyse kabul ediyorum." Dedim büyük bir savaşı kaybeden bir komutanın edasıyla...

"Güzel..." Diyerek sırıttı, büyük bir savaştan zafer ile ayrılmış bir komutanın edasıyla...

Ellerimden tutup ayağa kalkmama yardımcı oldu. Bir dakika? Bu nasıl olabilir? Bu kadar kaba, katı kurallı bir adam. Hatta iğrenç şeyler yapabilecek potansiyele sahip bir adam az önce bana ayağa kalkmam için yardım mı etmişti? Yardım? Şaşkınlıkla doğruldum ve titreyen dudaklarımla birlikte gölete bir bakış attım.

"Şimdi girebilirsin." Dedi ve biraz ileride ki palmiyenin altına geçip uzandı. Onu ilk gördüğümde ki uzanışını aratmayan bir uzanıştı. Elleri başının altında, ayaklar üst üste. Neler olduğunu anlayamadan suya girmeye karar verdim. Bir anda sanki bambaşka birisi olmuştu, sanki bana biraz daha iyi davranyordu? Önce ayaklarım, daha sonra tüm çıplak bedenim sıcak suyla buluştu... Tüm kaslarım gevşedi, sanki tüm hücrelerim bayram ediyordu, kendimi tamamen rahatlamış ve tertemiz hissediyordum.Gözümü kapattım. Huzur dolu bir nefes aldım ve verdim... Gözümü tekrar açtığımda, aklıma bugün yaşadığım şeyler geldi. Bir an dalıp gittim ve uyandığımda ki, kasıklarımda olan ağrıyı düşündüm... Gerçekten tecavüze mi uğramıştım? Hemde şurada ki. Palmiyenin altında uzanan adam tarafından. Ve bunu hiç çekinmeden kabul etmişti. Tabi ya, neyden, kimden çekinsin ki? Bu adada ona karşı çıkabilecek güçte kimse yok nasıl olsa.

Uzaktan, çaktırmadan bir süre kaslı bedenini izledim. Hafiften kirli sakalları çıkmıştı, saçları ise sudan çıktıktan sonra çok hoş duruyordu... Müthiş bir seksiliğe sahipti, her kızın seks yapmak isteyeceği türden bir vücuda sahipti. Kalemle çizilmiş gibi bir vücut... Bir an gözlerimi keskinleştirdim ve kıstım. Tek yanağımı yukarı çekerek gülümsedim. Ama bu gülümseyiş "Bir planım var dostum" gülümsemesiydi. Sessiz ve yavaş haraketlerle sudan çıktım.

Vücudumdan süzülen ılık su tanelerine aldırış etmeden çıplak ayaklarımda toprağa ayak bastım. Kenan'a doğru parmak uclarımda ilerliyordum... Bir an duraksadım ve gözümü etrafta gezdirdim. Hah işte bu! Kocaman bir taş bulmuştum. Üçgen bir şekli vardı ve ucu biraz sivriydi. Bu işime yarayabilir! Eğilerek taşı aldım ve bir kaç adım daha atıp Kenan'ın hemen başının ucunda durdum.

Taşı tam kafatasına işaretledim. Bir an gülümsedim ve sert bir şekilde sivri üçgen taşı Kenan'ın başına vurdum. "Ahhhh!" büyük bir gürültüyle gözlerini açtı ve acı belirtilerini benimle paylaştı. Bir an korkup geri çekildim. Elimde ki taş yere düştü, zaten düşmese bile bir kez daha vuracak cesaretim kalmamıştı.

"Sen ne yaptın. Ahh!" İki eliyle birden kanayan başını tutuyordu. Ve arada bana kızgın bakışlarını yolluyordu. Hızlı atan kalbimi sakinleştiremiyordum, iyice heyecanlanmıştım ve hızlı soluklanıyordum. Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu, aldığım her nefes göğüsümün bir yukarı bir aşağı haraket etmesine neden oluyordu. Bir kaç adım geri atıp hızlıca arkamı dönüp koşmaya başladım. Her adımımda göğüslerim sertçe sarsılıyordu ve saçlarım sağa sola dağılıyordu. Hızlı adımlarla oradan uzaklaşırken bir an başımı geri çevirdim. Tek gördüğüm şey, hala yerde oturup başını tutan ve bana 'Seni öldüreceğim.' bakışları atan soğuk kanlı adamın resmi oldu. Gözlerimi kaçırdığım gibi koşmaya devam ettim, bir kaç çalılığı yardıktan sonra kumsala çıkmıştım. Kumsal boyunca koşmaya başladım, elimden geldiğince uzaklaşmam gerekiyordu. Aman tanrım! Bana yardım et. Onu öldürmeye kalktım! Şimdi ise o beni öldürecek, yalvarırım yardım et!

5. Bölüm Bitti, diğer bölüme geç. >

Yeni bölüm istiyorsanız lütfen votelerle destekleyin, yorumlarınızıda ihmal etmeyin...

ISSIZ BiR ADABağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin