Artık bundan sonra (2003 yılı için bölümler atacağım. Gizemli dolu sırları öğrenmek için henüz erken.) Ara ara 1992'li yıllar için bölümler de paylaşacağım elbet. Merakla takibe başlayın ve lütfen bölümlerimi kaçırmamaya çalışın.
Sevgiler❤☄
~~~2003~~~
"Amerika'nın küçük eyaletlerinden birinde yaklaşık dört yıl önce bir cinayet işlendi. Maktulün vücudu darbe görmemişti fakat şah damarının üzerinde küçük bir 'E' harfi bulunmaktaydı. Kafa tası bir aletle-ki biz bunun balta olduğunu düşünüyoruz- yarılmıştı. Maktul kafasından aldığı darbeyle hayatını kaybetmesine rağmen cani katil vücudundaki bütün kemikleri teker teker baltayla kırmış. Maktulün ve cinayet aletinin üzerinde herhangi bir parmak izine veya test için kullanabileceğimiz hiçbir şeye rastlanmamışdı."
Konuşmasını sonlandıran Milan, karşısında henüz yeni mezun olan psikiyatrist Daisy'nin kuşkulu bakışlarını bir süre izledi. Dayanamamış olacak ki, psikiyatrist Daisy, dudaklarını aralayıp Milan'a o muhtemel soruyu sordu.
"Dört yıl önceki cinayetin konusunu şimdi gözler önüne sermendeki amaç ne?"
"İki gün önce Amerika konsolosluğunda bulunan baş müdürü aradım. Yaklaşık on yıl önce işlenen cinayetle az önce anlattığım cinayet bir benzerlik gösteriyordu. İkisinde de maktulün şah damarı üzerinde küçük bir 'E' harfi vardı."
Meraklı olan psikiyatrist, aklına getirdiği gerçeği bir an önce söylemeden yapamadı.
"Yani ikisi de aynı katil tarafından acımasızca katledildi."
"Tahmin edilmesi zor değil."
Milan, psikiyatrist Daisy ile dalga geçmeden yapamadı. Psikiyatristin ise bu konuda tavrı kaşlarını çatarak kâhkûllerini karıştırmak olmuştu.
"Peki bu konuda biz ne yapabiliriz?"
Psikiyatrist Daisy, merak ettiği bir diğer konuya geçerek bir an önce Milan'ın amacını öğrenmek istedi.
Milan ise gözlerini hafif kısarak, bir an için Daisy'e bakışlarını çevirdi.
"Biz değil sen yapacaksın!"
Sesi güvenle çıkarken, Daisy gözbebeklerini iki santim büyüterek Milan'a bakıyordu. Kaşlarının uçlarını birleştirmiş, şaşkınlıkla açıkta kalan ağzını kapatarak yutkunmuştu. Gözleri odada ki her yeri endişeyle tararken akla gelen o meşhur soruyu soramadan edemedi.
"Yeni mezun olmuş kadın bir psikiyatristin ne gibi bir yararı dokunabilir ki? Üstelik bir katilden bahsediyoruz ve bu katil bir erkek!"
Cümlesinin başlarında sakinliğinden taviz vermeyen Daisy, sonlara doğru sitem etmeden yapamadı. Milan, bakışlarını Daisy'nin üzerinde tutarak konuştu.
"Zaten bu yüzden sen olmalısın diyiyoruz. Baş müdür, tahmin yürüterek şüphelendiğimiz katilin bir hastalığının olduğunu ve bu hastalığın kimse tarafından bilinmediğini söyledi. Sen ise psikolojisi bozuk bir hastaya, psikiyatrist olarak yardım edeceksin. Hasta, doktoruna hastalığından bahsetmeyecek değil. Elbet sana anlatacaktır. E tabi bizde elimizi koyduğumuz gibi ulaşacağız katile. Senden ricam bu sır sadece benim ve senin aranda kalacak ve kimseye bahsedilmeyecek."

ŞİMDİ OKUDUĞUN
DNA LANETİ
Mystery / ThrillerBir minyatür tablo vardı. Bir savaşı anlatan iki ruhu temsil ediyordu. Temiz ve berraklığı anımsatan mavi renk; kirli ve karanlığı hatırlatan kırmızı renk iç içe geçirilmişti. Birbirleriyle harmanlanan iki renk, birbirinden habersiz yıllar geçirmişl...