seventeen [M]

11.7K 733 598
                                        

smut vardır,
imanlı, anti smutçı müslüman karşilerim okumayabilir.
p.s. besmele çekin

Gelen kargocuyla ikimiz de küfrederken azimli kargocu zili çalmaya devam ediyordu. Jungkook gözlerini kapatmış dilini ağzının içinde gezdirirken onu son kez öpüp kucağından indim.

"Adam duracağa benzemiyor, geleceğim Kook-ah." dedim ve yerde duran tişörtümü giyinip hızlıca aşağıya indim. Kapıyı açtığımda bile zili çalmaya devam eden kargocu beni gördüğünde durdu ve gülümsedi. Gözleriyle beni baştan aşağıya süzüp yutkunduktan sonra söyledi.

"Bay Park, kargonuzun gecikmesinden dolayı özür dileriz. Şuraya imzanız gerekiyor." dedi ve elindeki dosyayı bana uzattı. Hala bana baktığını biliyordum. Arkamdan sarılan kollarla şaşırıp arkama döndüğümde az önce aklımdaki kirli düşüncelerin başrolü olan sevgilimi gördüm.

"Bilirsin, birisi kapıyı açmıyorsa ya evde yoktur ya da seni umursamayacak derecede bir şeyle meşguldür. Haklı değil miyim, güzelim?" dedi ve boynuma öpücük kondurdu. Karşımdaki çocuğun yutkunup gözlerini kaçırdığını gördüğümde gülümsedim.

"A-ah, evet e-efendim, bunun için üzgünüm. İyi günler dilerim." dedi ve koşarak kargo arabasına bindi.

Jungkook'la aynı pozisyonda geri geri yürürken kapıya zor yetişip kapattım. Kollarından kendimi ayırıp ona sırıttım. Onun da dudağının kenarının kıvrıldığını gördüğümde aynı zamanda kapıya da yaslandığımı hissetmiştim. Kapıyla neredeyse bir olacakken bir elini belime atıp beni kendine yapıştırmış bir elini de kapıya, kafamın üstüne koymuştu. Birbirimize yapıştığımızdan dolayı alt tarafımızda hissettiğimiz baskı ve nefeslerimizin birbirine karışması her şeyi daha da derine itiyordu. Biliyorduk; daha fazla devam edersek duramayacağımızı biliyorduk. Ama ne onda ne de bende durmak için tuttuğumuz sabrın ipini kaçırdığımız için duracak sabrımız yoktu. Dudaklarımı sanki dakikalar önce öpmemiş gibi yine büyük bir tutkuyla öpmüştü. Daha önce kanattığı yeri emmeye başladığında hissettiğim sızı canımı acıtmıyor, aksine her şeyi daha da tutkulu bir hale dönüştürüyordu. İşte bu Jeon Jungkook etkisiydi, hissettiğiniz acıyı bile zevke çevirebilirdi. Dudaklarını ayırıp dudaklarıma soğuk havanın hücum etmesini sağladığında aynı zamanda boynumda hissettiğim ve masumluktan çokça uzak öpücükler beni titretmişti. Zaten yukarıda yaşadığımız ön sevişmeden sonra kızaran boynumun morun ve pembenin karışımı olan bir renge döneceğini biliyordum. Islak dudakları kulağımın arkasına geldiğinde konuştu.

"Devam edersek duramayabilirim, ilkinin özel olmasını istediğini söylemiştin, bunu burada yapmak istediğine emin misin?"

"Eğer burada bırakırsan nefes ve kalp yetmezliğinden ölebilirim. İlkim, seninle olduğu için zaten özel olacak." demiştim nefes nefese. Daha sonra dudaklarına yapışmış ve kalçamda dolaşan eller, kalçamdan kaldırarak kucağına binmemi kolaylaştırmıştı. Merdiveni çıkarken ellerimi boynuna sıkıca dolayıp onu öpmeye devam ettim. Yukarı doğru çıkarken birbirimize sürtünen şişliğimiz durumu daha da dayanılmaz hale getiriyordu.

Sonunda soğuk yatağımı hissettiğimde birkaç dakikalık öpüşmeden sonra kaslı vücudunu sol tarafıma atıp aynı anda kasıklarına sertçe oturmuştum. Ani hareketimle tutmaya bile çalışmadığı inlemesi kulaklarımı doldurduğunda benden etkilenmesinden dolayı kendimi mükemmel ve etkileyici hissetmiştim. Ellerimi, yanaklarına konumlandırıp bizi çıkmaza ulaştıracak bir öpücüğü filizlendirdiğimde aynı zamanda kalçamı kasıklarına sürtmeyi unutmuyordum. Çok fazla üstte kaldığımı düşünmüş olmalı ki ona göre küçük olan vücudumla hemen yerini değiştirmişti. Ellerim tişörtünün eteklerine gidip çıkarmasını sağlarken ona dokunmaya muhtaç ellerimi tek eliyle kafamın üstünde konumlandırmıştı.

"Ben izin verene kadar elini oynatmak ve dokunmak yok, bebeğim. Bana ne kadar muhtaç olduğunu görmek istiyorum." demişti, ciddiyim sadece nefesli sesiyle bile boşalabilirdim. Dudaklarımı öpüp aynı anda ne zaman çıkardığını bilmediğim tişörtümü odanın bir kenarına atmıştı. Dürüst olmak gerekirse aklım, nereye gittiğini önemseyemeyecek kadar meşguldü. Dudaklarını yalayıp hızlıca göğüs ucuma yönlendirdiğinde ellerim saçlarını tutma tutkusu ile yanıyordu. Kasıklarıma, dudakları ile baskı yapıp eşofmanımı indirdiğinde boxerımın üstünden belli olan erkekliğime nefesini vermişti. Ellerimi bırakıp hızlıca kendi eşofmanını da yere bıraktığında onun da durumunun benden farklı olmadığını anlamıştım. Aniden dudakları, boxerımdan belli olan erkekliğimin üstünde belirince nefesimi tutmuştum. Karın kaslarımdan başlayarak kondurduğu öpücüklerini dudaklarıma kadar devam ettirdi. Daha sonra yüzünü benden ayırıp ne kadar zor durumda olduğumu görünce sırıtmıştı.

"S-sana artık dokuna...bilir miyim? Lütfen, izin ver, babacık." Dediğim şeyden sonra ellerimi bıraktığında hızlıca ellerimi boynuna yerleştirdim. Bir öpüşmeden sonra benden uzaklaşmış ve ellerini boxerımın üstünde dolaştırıp sonunda aşağı indirmişti. İndirdikten hemen sonra, yukarı kalkmış erkekliğimle göz göze gelmiş ve nefesini verip birkaç kere çekiştirmişti. Daha sonra boxerını da yere bırakmış ve gördüğüm uzunlukla içimde bir korku oluşturmuştu. Kendini de birkaç kez çekiştirip hazırladığında bacak arama yerleşmişti. Hissedemediğim bacaklarımı omzuna yerleştirip dar deliğime bir bakış atmıştı.

"Kayganlaştırıcım yok, parmaklarımı em." dedikten sonra üç parmağını ağzıma uzattığında hiç beklemeden ağzıma almıştım. Parmaklarını ağzımdan çıkarıp aniden orta parmağını deliğime yerleştirdiğinde acıyla inledim. Diğer parmakları da deliğime yerleştiğinde içimde biriken acı az da olsa zevke dönüşecekken bir anda kendini yerleştirmişti. Tahmin ettiğimden daha da fazla acı veren uzunluğunu yavaşça içimde oynatmaya başladığında zevkle karışık acıyla inlemeye devam ediyordum. Kulağıma eğilip şunları fısıldamıştı,

"Acıdığını biliyorum, biraz daha dayan daha fazlasını isteyeceksin," inlemeyle karışık sesiyle birkaç cümle daha ekledi.

"Tanrı'm çok darsın, ilkin olduğum için çok mutluyum. Seni seviyorum, güzelim." dedi. Vuruşlarına devam edip acımı zevke dönüştürdüğünde aradan geçen yarım saate yakın sürecin ardından zevk noktamı bulmuş ve ikimiz de gelmiştik. Sol tarafıma kendini attığında aklımdaki kirli düşünceyle kafamı uzunluğunun önünde konumlandırıp bir anda ağzıma aldım.

"A-ah, bebeğim. Cidden durmalısın, yoksa 1 ay boyunca yürüyebileceğini sanmıyorum."

Ağzımı uzunluğundan çekip dudaklarını sömürdüğümde ayrılıp şöyle dedim,

"Bir tur daha?"

seLAM
İLK SMUTIM BATIRMIŞ OLABİLRİM
ÖZÜR DİLERİM
UTANDIM
TEŞEKKÜRLER BB

ve 14K olacağız, sizi seviyorum!

matched × jikookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin