Tae'nin utandırıcı dalga geçişinden sonra Jimin lavaboya gideceğini söylediğinde, Taehyung'a eğer gitmezse hayatı boyunca Playstation'ımdan oyun oynatmayacağımı söyledim. Bana korku içinde bakarken ayağa kalktı ve gelen Jimin'e acil bir işi olduğunu söyleyip hızlıca çıktı.
flashback
"Ve sana da selam, güzel ve çekici Jimin." Taehyung, dalga geçer bir şekilde söylediğinde Jimin anlamadığı için selam vermekle yetindi.
"Ah, Jungkook-ah beni tanıştırmayacak mısın? Gerçi ben onu tanıyorum. Her neyse ben Taehyung, Jungkook'un yakın arkadaşıyım. Kookie'nin uzun zamandır bahsedip, başımızı yediği Jimin'i tanımak istedim."
Tae de bir şeyler sipariş edip geldiğinde hiç söylememesi gereken bir şey söylemişti.
"Jimin, biliyor musun bilmiyorum ama Jungkook buraya yakın yaşadığını düşünerek buraya taşındı. Tanrı'm, cidden ergen bir platonik gibi davranıyor."
"C-cidden mi? Şey, bilmiyordum." dedi Jimin çekinerek.
"H-hayır, sandığın gibi değil, sapık değilim, yemin ederim. Sadece... senden etkilenmiştim ve buraya yakın olduğunu düşünerek gelmiştim. Tae, cidden eve gidince bitireceğim seni, hem sen ne ara geldin buraya?" dedim sessizce.
"Seni görmeye gelmiştim, tesadüfen bir kafeye girip seni ve Jimin'i görünce şansıma teşekkür ettim." dedi ve güldü.
"Lavaboya gidip geleceğim, ellerimi yıkamam lazım." Sandalyesinden kalkıp lavaboya giden Jimin'i izledikten sonra, her şeyi mahveden Taehyung'a kötü bir bakış attım.
flashback ends
"Jimin, seni korkuttuysam özür dilerim, cidden sapık değilim, aksine sana karşı bir şeyler hissediyorum." dedim yumuşak ses tonumla.
"Her şey, uygulamaya üye olup seninle tanışmamla başladı. Başta sadece eğlenmek ve kafamı dağıtmak için uygulamaya giriyordum ancak seninle eşleştikten sonra, o amaç aklımdan uçup gitti. Uygulamaya kriterlerimi girdiğimde böyle birisinin hiç karşıma çıkmayacağını ve bu uygulamada işi olmayacağını düşünmüştüm. Daha sonra seninle eşleştim. Ciddiyim, sen mükemmelsin Jimin. Profiline girdiğimde senin gerçek olamayacak kadar mükemmel olduğuna kanaat getirdim. Eşleştikten sonra ilk mesajı sen atmıştın, sana hala minnettarım. Çünkü sen atmasaydın, bende atacak cesaret olmadığı için hiç tanışamayacaktık. Seninle konuştuktan sonra senden daha da etkilenmeye başladım. Arkadaşlarım bile benim bu ergen aşık tavırlarımla dalga geçiyorlardı, onlar bile bendeki değişimi fark etmişti." Derin bir nefes alıp konuşmaya devam ettim, beni dikkatlice dinliyordu.
"Attığın fotoğraflara bakıp uyuyordum neredeyse, yatmadan önce sana yazıp yazmasam mı diye düşünüyordum hep. Daha sonra seni alışveriş merkezinde görmüştüm, işte o zaman kabullendim, sen benim için en iyisiydin. O zaman güldüğünde ben de gülümsemiştim, etkinin altına girmiştim çoktan Jimin. Evinin nerede olduğunu az çok tahmin etmiştim, sırf seninle daha çok konuşmak için o civarlarda bir ev aradım. Taşınmakla meşgulken seni aksattığımı fark ettim. Kendime çok kızmıştım, telefonumu hemen şarj edip sana yazacaktım. Ancak telefonum yavaş şarj olduğundan sana neredeyse 1 hafta ulaşamadım. Telefonu sonunda açabildiğimde seni ne kadar üzdüğümü fark ettim, bana ne kadar güvendiğini ve seni ne kadar kırdığımı. Hala o an için kendimi bir aptal gibi hissediyorum." Biraz duraksadım, diyeceklerimden sonra nasıl tepki vereceğini bilmiyordum.
"S-senden hoşlanıyorum Jimin, sana karşı kalbimden bağlı bir şeyler hissediyorum. İnternetten tanıştığın birinin böyle söylemesine güvenir misin bilmiyorum, ama senden cidden çok hoşlanıyorum ve önceden seni üzdüğüm için özür-" Cümlemi devam ettirecekken beni böldü.
"Jungkook, endişelenmene gerek yok. O konuyu çoktan hallettik ve ayrıca ben de öyle hissediyorum. Biliyorum, sana bu kadar çabuk güvenebilmem saçma ama seninle konuştuğumda ya da yan yana durduğumuzda kendimi evde hissediyorum, sanki bana kimse dokunamayacakmış gibi. O yüzden endişelenme ve benden hoşlanmaya devam et, ben de senden hoşlanmaya devam edeyim ve mutlu olalım." Dedi, sesi çok rahatlatıcıydı. Benimle konuşurken bir melek olup olmadığını düşünmeden edemedim. Belki de sırtında saklıyordu kanatlarını, tişörtünün altına gizlemişti.
İkimiz de birbirimize güven verici bir şekilde gülümsüyorduk, o gülümserken ben de onun gülümsemesine gülümsüyordum. Cidden, bir melek gibiydi. Dolgun dudakları vardı, teni bembeyaz ve pürüzsüzdü, çekik ve küçük gözleri gülümserken kaybolduğunda aynı anda burnunda da izler çıkıyordu. Güldüğünde yanağında küçük bir çizgi çıkıyordu ve ben, beni oraya gömmesini diliyorum. Orada yaşayabilirdim, manzaram o olduğu sürece orada öle de bilirdim.
"Artık kalkmalıyız, stüdyoya gidip eşyalarımı almalıyız, ayrıca arabam da orada kaldı." dedi düşüncelerimi sözleriyle bölerken. Kafamı sallayıp ayağa kalktım. Önden dış kapıyı çekip ilk onun geçmesini bekledim. Gülümseyip arabamın yanında beklediğinde kilidi açıp oturmasına izin verdim.
Jimin ve ben arabalarımıza geçip yan yana otoparktan çıktığımızda kırmızı ışık yüzünden yine yan yana durmuştuk. Işığı beklerken onu görmek için sol tarafıma baktım ve camı açık bir şekilde beni izleyen Jimin'e gülümsedim. O da gülümseyince, arkadan gelen korna sesleri yeşil ışığın yandığının farkına varmamızı sağlamıştı.
Mahalleye geldiğimizde ben yolun bir kenarına, o da arabamın tam yanındaki yola park etmişti. İkimiz de aynı anda inince gülümsedik ve el sallayıp evlerimize ayrıldık. Çantamdan anahtarı bulmaya çalışırken onun, ismimi seslenen sesini işittim.
"Jungkookie!" derken yanıma ulaşmıştı bile.
Ani hareketle dudaklarıma yapıştığında birkaç saniye girdiğim şoktan dolayı dudaklarımı oynatamasam da yaptığı şeyin farkına varıp karşılık verdim. Tamamen hissettiğimiz duygular ile karma bir öpüşme gerçekleştirirken nefesimiz yetmediği için ayrılmıştık.
"Seni seviyorum." demişti. Ben de alnımı alnına yaslayıp aynısını demiştim.
"Ben de seni seviyorum, hem de senden daha çok." Birkaç saniye sarıldığımızda geri çekildi ve utangaç gülümsemesiyle evine ulaştı. Bahse girerim, şimdiden kıpkırmızı olmuştu.
HİYA!
no kaos
yes ilan-ı aşk & jikook
ayrıca 6.500 olmuşuz, sizi nasıl yesem karar veremedim, şekerli nasıl?
evde popomu sallayarak sevinç dansımı yaptım sizi seviyorum♡
yorumlarınız için teşekkür ederim >.<
ŞİMDİ OKUDUĞUN
matched × jikook
Fanfictionjungkook sıkıldığı için sevgili bulma sitelerinden birine üye olmuştu, jimin ise o sitede büyük bir umutla hayatının aşkını arıyordu. #jikook 1' 26819 tüm hakları @daydre4ming kullanıcısının jikook shipleyen kalbine aittir.
