#10

2.5K 132 98
                                    

Geçen hafta bölümü koyamadığım için çok üzgünüm. Hastaydım. Yazmaya halim ve yaratıcılığım yoktu. Uzun yazmaya çalıştım. Umarım beğenirsiniz. Bölümü ABilgesuGner'e adıyorum. Kontrol etme fırsatım olmadı. Eksik ya da yanlış bir yer varsa söylerseniz sevinirim. Media'daki Ingrid O'Blad. :)

"Aslında Clara'ya haksızlık yapıyorsunuz." Dedi Albus göz ucuyla bana bakarken. Yerdeki çimenleri yoldum. Haksızlık yapıyoruz... Tabii... "O kadar da kötü biri sayılmaz. Sadece dergisinde uçuk haberler yayınlıyor, o kadar."

"Al, saçmalama. O aptal kızlar dergilerinde herkesi rezil ediyorlar." Dedi Scorpius. Artık eğleniyor gibi değildi. Albus o kızları gerçektende bize karşı savunuyordu.

Albus, "Evet ama bu düzeltilemeyecek bir şey değil. Onlarla konuşuruz. Bir tür röportaj yaparsınız. Yanlış aktarılanlar düzeltilir." dediğinde elimdekileri bırakıp önümdeki çimenleri tekrar çektim. Kopan parçaları avucumda ezmeye devam ettim.

"Yanlış aktarılan bir şey yok, Albus! Onlar bilerek öyle yazdılar." dedim. Sesimin düşündüğümden de yüksek çıkması kimseyi şaşırtmamıştı. Belli ki, çimenleri yoluşum onlara patlamaya hazır olduğumun bir uyarısıydı. "Ve sen, kuzenine," Çimenleri daha sert çektim. "en yakın arkadaşına sırtını dönüyorsun."

"Sırtımı döndüğüm falan yo-"

"Rumoribus'da yalan haber çıkartıp herkesi benim hakkımda dedikodu yapmaya teşvik ettiler. Herkes o aptal gazeteyi okuyup gülerken bende en azından Albus yanımda diye düşünüyordum. Sonra sende ona haksızlık yapıyorsunuz diyorsun. Ne düşünmem gerekiyor, Albus? Bana sırtını dönmediğini mi? Hala bana destek olduğunu mu?" Sinirle ayağa kalktım ve eteğimdeki çimenleri sirkeledim. Gitmek için dönmüştüm ki biri kolumu yakalayıp beni durdurmuştu. Dönüp baktığımda kolumu tutan kişinin Albus olmasını bekliyordum. Ama değildi. Scorpius soğuk bakışlarını Albus'a kenetlemişken benimde kolumu sıkıca kavramıştı.

"Bir sorun olduğunda çekip gitmene sinir oluyorum, Weasley." dedi başını yavaşça bana çevirirken. Gözlerimi ondan kaçırdım. Şu an Scorpius bile beni yumaşatamazdı. Asıl haksızlık yapan Albus'du.

"Al, sende adam gibi düşünmüyorsun. Onlarla röportaj yaparsak yine yalan haber yayınlar." Dedi Scorpius tekrar Albus'a dönerken. Kolumu hala bırakmamıştı.

"Herkesin önünde yaparsanız yalan haber çıkartamazlar." dedi Albus'da ayağa kalkarken. Scorpius sessizce beklerken ağaçların arasından gözüken Hogwarts'a bakmaya devam ettim. Albus'un dediğini yaparsak dedikodular kesilirdi. Ama yine de Clara ve Dee'nin bu röportajı kendi lehine çevirmeyeceğine emin olamıyordum.

"Bunu daha sonra ayrıntılı olarak konuşalım. Albus'un dediğini yaparsak yalan haberleri çürütebiliriz." Dedi Scorpius. Kafamı ondan tarafa çevirdiğimde gözlerimiz buluştu. Biraz önceki gibi soğuk bakmıyordu. Dudaklarının kenarı kıvrılmıştı ve bundan eğlenir gibiydi. Kolumu hala bırakmadığını hatırlamam yanaklarımın yavaş yavaş kızarmasına yol açıyordu.

"Neden şimdi konuşmuyoruz?" diye sordu Albus. Scorpius kafasıyla arkamı işaret ettiğinde döndüm. Ama hala kolumu tuttuğu için tam bir dönüş yapamamıştım. İlerde bize doğru gelmekte olan iki Slytherin öğrencisi ve ortalarında yarı sürükleyerek getirdikleri Ingrid vardı. Albus'un sıkılarak verdiği nefesi duyunca istemeden de olsa kahkaha patlatmıştım. Scorpius'un şimdi neden eğlenir gibi olduğu belliydi.

Ingrid O'Blad. Nesiller boyu Ravenclaw'lı olan, katı, safkan takıntılı, Potter düşmanı, ölüm yiyen dolu bir ailenin tek kızıydı. Ailesinden aldığı tek özelliği Ravenclaw'lı olmasıydı. O'Blad'lar ne kadar katı ve soğuksa o, o kadar eğlenceli ve pervasızdı. O'Blad'lar ne kadar Potter düşmanıysa Ingrid'de Albus'a o kadar aşıktı.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Oct 19, 2014 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

Zümrüt YeşiliHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin