— kaç defa öyle yapmayacaksın dedim sana neden hiç söz dinlemiyorsun?
— Sen bana gizliden gizliden kötü olduğumu mu söylemeye çalışıyorsun. Ben neyi doğru biliyorsan onu yaparım kimse bana karışamaz sen bile.
— O zaman da suratına dayağı yersin ama. Şimdi sen hazme demezsin de dayak yemeye. Yoksa seni şu an yere sermiştim.
— Şuna bak bir kıza yeniliyorum demiyor da benim yaptığım hamleler de suç buluyor.
Sabahtan beri birbirleriyle atışıyorlardı. Jimin kızın hamlelerinde hata buluyor kız ise bunu geri tepiyordu. Çünkü o her şeyi çok iyi yaptığına inanıyordu ve asla o hatayı kendisinde aramıyordu. Daima başkasında suç oluyor kendisine çok güveniyordu.
Rose diğer bir yumruğunu atacak iken Jimin onun bileğinden kavradı tersine çevirdi ve ayağına bir çelme ile kızı yere sermeyi başarmıştı bu sefer. Ayrıca kız kaçmasın diye Jimin kızın üstüne çıktı vermişti saniyelik.
Rose Şu an kaskatı kesilmişti yüzleri arasındaki mesafe o kadar kısaydı ki oğlanın Dudağının kendisininkine demesine sanki ramak kalmıştı. Daha önce bu kadar da olmamıştı.Şu an aklına gelebilecek her türlü şeyi düşünebiliyordu kız. Şu an Park Jimin beni öpebilir hatta üstümü bile yatabilir. Beni taciz bile edebilir diye saçma düşünceler geçiriyordu aklından.
Jimin ise kızın yüzündeki ifadeyi görmüş ve küçük bir kahkaha çıkmıştı o doldun dudaklarından. Ne düşündüğünü az çok tahmin edebiliyordu sanki. Yavaşça kızın kulağına eğildi.
— Hadi ama bu kadar fesat mısın?
Rose bu soru ile donup kalmıştı. Ayrıca Jimin'in sıcak nefesi onun kulaklarını gıdıklamıştı.
— H-hayır tahmin ettiğin gibi şeyler düşünmüyorum. Kalksana üstümden.
— Aslında doğru bir hamle yaparsan kolaylıkla kalkabilirsin.diye cevap verdi Jimin
Ama kız dövüşmek yerine ayaklarını ve kollarını bir o yana bir bu yana sallıyordu. Sadece çırpınarak onun elinden kurtulmaya çalışıyordu. Ne kadar uğraşsa da olmadı bu sefer biraz daha hızlı tekmeler atmaya başladı. Gözlerini kapatmış delicesine tekmeler atıyordu Rose.
Sonunda tiz bir inilti duymasıyla beraber yumduğu gözlerini yavaşça açtı. Jimin yana düşmüş kıvranıyordu. Ve belli bir yerini tutuyordu. Galiba özeline geçirdim diye düşündü kız. Hemen kalkıp yanına koştu. Sonuçta onu bu şekilde bırakıp gitmek hayvanlık olurdu.
— B-ben çok üzgünüm. Yanlışlıkla oldu.
— Tabi canım ne demezsin.
Jimin can acısından sesini normal zamana göre daha kalın çıkmıştı. Rose ise onun bu haline üzüldüğünü asık suratıyla belli ediyordu.
— Çok acıyor mu?
Rose ne yapıyordu öyle. Hani anneler küçük çoçuklarının bir yerlerine bir şey olduğunda acıyıp acımadığını dokunup kontrol eder ya o da şu an aynısını yapıyordu. Eli yavaş yavaş oğlanın özeline döğru kayıyordu. Şu an onları böyle görenler kesinlikle yanlış anlardı.
Normalde Jimin kızı kırmak istemezdi kimseye kızmak istemezdi fakat bu durum karşısında sesini biraz yükseltmişti.
— Oh ne güzel ya. Gel az daha elle. Devletin malı mı lan bu.
—H-h-hayır yanlış anlama.
— Neyi yanlış anlamayayım bildiğin elliyorsun.
Rose artık gözyaşlarını tutamayacak hale gelmişti. neden herkes onu yanlış anlıyor ki. Çantasını sırtladığı gibi oradan uzaklaştı. Bence de büyük hataydı.
Park Jimin'e dokunmak...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
NOTİCE ME ~ JİROSE ~
Romance- En sevdiği renk mordur. Pek kızmaz ama içten kırılır. Herşeyini içine atar. Birine bağlandı mı kopamaz. Çok utangaçtır. O yüzden bazı şeyleri söyleyemez Kaç yıl oldu ama sen onu fark etmedin. Lütfen Jimin. Artık onu fark et. ...
