Sabah kalktığımda her yerinin ağrıdığını hissetti. Dün fazlasıyla yorulmuşlardı çünkü. Kız yataktan kalktı ve rutin işlerini yaptı. Daha sonra da aşağı indi. Jisoo'nun yaptığı muhteşem yemeklerin kokuları burnuna kadar doldu. Fakat onun yüzü asık gibiydi. Fakat onlar bunu fark etmedi. Rose oturduğu gibi eline börek aldı ve yemeye başladı.
Bu durumu o da fark etmişti. Her zaman ellerini yıkamadı diye kızarken bu sefer kızmamıştı. Birden Jisoo ağlayınca Lisa ve Rose şaşkınca ona bakıyordu. Ne olduğunu daha öğrenemeden Jennie Jisoo'yu odasına götürdü.
Birkaç dakika sonra Jennie durumu açıklamak için aşağı indiğinde onlar meraklı gözlerle ona bakıyordu.
— Bakın. Dün gece Jisoo'nun kuzeninin öldüğüne dair haber geldi. Biraz ani olucak ama bu akşamki uçak ile Amerika'ya gidiyoruz. Bu yüzden sizi evde bırakıcaz.
Lisa ve Rose sevinç çığılıkları atarken onların bu eğlencesini bozan bir Jennie vardı.
— Bu yüzden bu eve akşam Jimin ve Jungkook geliyor. Hemen evi toplayın.
İkisi de Jennie 'şaka mı bu?' bakışları atıyordu. Rose tam konuşacaktı ki Jennie gitti. Yanındaki Lisa ise büyük ofladı.
— Madem akşam misafirimiz var gel de biraz toplayalım.
Lisa tamam anlamında kafasını salladı ve ikisi de toplamaya başladı.
7 saat sonra
Tam yedi saat geçmişti. Kızlar Jisoo ve Jennie'yi daha az önce uğurlamışlardı ve şu an evde oturuyorlardı. Kapının çalınması ile Lisa kapıya koştu ve kapıyı açtı. Gördüğü manzara karşısında amma şaşırmıştı. Çünkü her ikisi de çok yakışıklıydılar...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
NOTİCE ME ~ JİROSE ~
Romance- En sevdiği renk mordur. Pek kızmaz ama içten kırılır. Herşeyini içine atar. Birine bağlandı mı kopamaz. Çok utangaçtır. O yüzden bazı şeyleri söyleyemez Kaç yıl oldu ama sen onu fark etmedin. Lütfen Jimin. Artık onu fark et. ...
