"Sana huzurlu bir gece vaat ediyorum." James bunu söylerken, güven verici gülümsemesini yüzüne yerleştirmiş, Regulus'un gözlerini izliyordu. Regulus bakışlarını aşağı çekti "Bugün yaşananlardan sonra huzur mu? Başka zaman belki ama bu akşamı yatakhanemde geçirmek istiyorum." James ona küçük öpücükler verdi "Herkesten uzak, baş başa olacağımız bir geceyi hak ediyoruz. Bu bir sevişme teklifi değil, gerçekten. Sadece, bu akşam sana sarılıp uyumak istiyorum."
Regulus belli belirsiz gülümseyerek başını kaldırdı "Peki o zaman? Bu arada, neresi bu herkesten uzak bölge?" James ona yaklaşarak dudağını kulağına yaklaştırdı "Yasak saatler başlayınca, pijamalarını giy ve beni şamarcı söğütün yakınlarında bekle." Regulus şaşkınlıkla dudaklarını araladı "Dışarıda mı uyuyacağız?" James başını iki yana salladı "Bu soğukta mı? Tabii ki hayır. Seni bildiğin ama nasıl gidildiğini muhtemelen bilmediğin bir yere götüreceğim. Ama önce oraya kendim gidip biraz temizlik yapsam iyi olur."
Yeniden ayrıldılar ve Regulus, yatakhanesine gitmeden önce sıcak bir duş aldı. Paspas tutmaktan ellerinde beyaz lekeler çıkmış, parmakları sızlar olmuştu. Koridordaki kavganın cezası, yemekten sonra Büyük Salonu paspaslamak olmuştu. James'ten öğrendiği kadarıyla da Profesör McGonagall önce Remus, Peter ve James ile konuşup, Sirius'a haftalık danışma ve rehberlik görüşmesi zorunluluğu kılmıştı. Tabii sadece bu da değil, o da olayın çıktığı koridoru boylu boyunca temizlemek zorunda kalmıştı.
Sözleştikleri gibi, James ile Regulus, yasak saatler başladığı an şamarcı söğütün yanında buluştular. James, söğütü sakinleştirdi ve birlikte onun altındaki geçitten geçerek geceyi birlikte geçirecekleri eve girdiler. Regulus içerisine hızlı bir bakış attı. Dışarıdan dikkat çekmemek için içeride fazla ışık yoktu, girdikleri odadaki tek masa yiyeceklerle donatılmıştı. Regulus ona bakarak "Bunun için bu kadar uğraşmana değer miydi? Alt tarafı bir gece. İkimiz de uykusuzluktan ölüyoruz."
James eline cips kasesini aldığı gibi Regulus'un karşısına geçti ve ona eliyle yedirdi "Bir dakikamız bile olsa, sana değer." Beraber oturdular ve yemeğe yumuldular. Regulus ağzında lokmasıyla "Çok ocokmoşom." dedi ve James de güldü "Yoruldun, acıkmış olman normal... Aslında kızma ama Sirius için de endişeliyim. Sabahtan beri hiçbir şey yemedi. Bir yerde bayılıp kalmamıştır umarım." Regulus omuz silkti "Merak etme, o aç kalmaz. Sen görmesen de yemiştir yiyeceğini... Bu arada, yatakhaneden çıkarken görmedin mi onu?"
"Görmedim yani denk gelmedim... Cezadan sonra, ben seninle buluştuğumda yatakhaneye uğramış, duş alacağını söyleyip çıkmış." Regulus sırtını James'e yaslayarak koltuğa uzandı "Neyse, boş ver onu. Ona bir şey olmaz... Tüm bu yiyecekleri mutfaktan aşırmak zor olmadı mı? Ev cinleri şüphelenmez mi ne yapıyorsun diye?" James ona göz kırptı "Başkan olmanın da avantajları var tabii. Bir de, ev cinleri beni sever. Biraz dağınık olduğum için kıçımı toplamak hoşlarına gidiyor."
Vakit iyice geç olunca ve yiyecek bir şeyleri kalmayınca, üst kata, yatağa geçtiler. Regulus'un aklı daha yeni çalışmaya başlıyordu "Karşı taraf Hogsmeade mi yoksa yanlış mı görüyorum?" James başıyla onaylayınca devam etti "Neredeyiz ki biz? Ailenin Hogsmeade'de evi mi vardı? Ama neden bu kadar uzak?.. Bir saniye, bu çok salakça gelebilir ama burası Bağıran Baraka mı?" James güldü "Hiç anlamayacaksın sanmıştım. Sevgilim, Bağıran Baraka'ya hoş geldin!"
Yatağa girdiklerinde Regulus iri iri gözleriyle, tıpkı bir çocuk gibi, etrafı inceliyordu "Okulun hareketli haritasını çıkarmış adamlarsınız. O yüzden buranın girişini nereden bildiğini sormayacağım sana." James yatağa girerken Regulus'u boynundan öptü "Sorma zaten ve lütfen buraya her zaman gelme. Hele ki bana sürpriz yapayım deme. Bazı zamanlar burası tehlikeli oluyor, beni anladın mı?" Regulus pek anlamış gibi değildi "Tehlikeli mi? Ne gibi tehlikeli?"
"Aramızda kalacağına inanıyorum... Buraya bir kurtadam geliyor ve dolunayı burada geçiriyor. Şimdilik, bilmen gerekenler bu kadar." Regulus duyduğundan pek hoşlanmamıştı "Ne? Kurtadam mı? Burasının geçidi Hogwarts'tan. Yani buraya giren bir kurtadam, Hogwarts'a da girebilir. Dumbledore'un bundan haberi var mı? Varsa neden bir hal çaresine basmıyor?" James ifadesini bozmadan "Bilmen gerekenler bu kadar." diye tekrar etti ve kafasını yastığa koydu.
Regulus huzursuz olmuştu ama James'in üzerine uzanarak, bu konuyu daha fazla düşünmemeye çalıştı. Birbirlerine sarıldılar. James asasını salladığı gibi, yanan üç dört mumu da söndürdü. İçeride artık sadece ay ışığı vardı. James fısıldadı "Bu sömestr tatilinde eve dönme... Şatoda kalalım birlikte." Regulus hiç düşünmeden "Üzgünüm," diye yanıtladı "babam eve çağırıyor. Annemle vermeleri gereken büyük bir haber varmış."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Please Don't Love Me It's a Waste | Jegulus
FanfictionRegulus Black X James Potter hikayesidir. Yayınlanma Tarihi: 27 Ağustos 2019 Final Tarihi: 21 Kasım 2019 Wattpad üzerindeki ilk Türkçe Jegulus hikayesidir ❤️
