"Sana giyecek rahat bir şeyler vereyim." dedi Sirius. Regulus tedirgin oldu ve sağ eliyle cübbesini sıkıca tuttu "Gerek yok. Zaten burada kalmam da uygunsuz olur... Daha geç olmadan ben- ben yatakhaneme gideyim." Sirius biraz ısrar etti ama Regulus gitmek istiyordu. Sonunda James de konuya dahil oldu "Biraz geç oldu. Dışarıda yakalanırsan, başın derde girer. Kal burada, benim yanımda yatarsın."
Regulus elini James'e vererek ona yaklaştı "Tamam, öyle olsun o zaman." Regulus, James'in yatağına oturdu, James de ona uzun kollu bir pijama verdi. Birbirlerine sarılarak uzandılar. Biraz sonra, ki aslında iki saat geçmişti, Remus yanlarına gelerek geyikotu dozunu tekrarladı. Ondan sonra yaklaşık saat üçe kadar kimse uyumadı.
Sirius'un uyuduğundan emin olan James, öpme bahanesiyle Regulus'un yüzüne yaklaştı. Güçlü bir şap sesiyle onu öptükten sonra kulağına fısıldadı "Sirius'a ne oldu birden, ağabeyliği tutmuş?" Regulus omuz silkti "Bilmiyorum... Durduk yere barışmak istedi. Ben de sen bir şey söyledin sandım." James kaşlarını çattı "Onunla küstük. Kesin beni delirtmek için yapıyor. Sen de fazla güvenme ona." Regulus yüzünü James'e döndü "Güvenmiyorum... Sirius benim için bitmiştir. İyilik meleği tavırlarına inanacak değilim. Yine de, bunu bana söylediğin iyi oldu. Daha dikkatli olacağım."
James dudağını Regulus'un dudağına bastırdı ve öyle de uyudular. Sabah altıda alarm çaldığında kimsenin kıpırdayacak hali yoktu. Remus yatağından zombi gibi kalktı, Regulus'un elini kontrol etti. Yaranın iyileştiğini görünce, doz tekrarı yapmadı. Sonra ağır ağır odanın ortasına yürüdü "Beyler! Kalkın hadi. Saat altı."
Sirius'un sesi, yastığının altından uğultu olarak duyuldu "Biz niye altıya alarm kurduk ki?" Regulus kalkmış, giyinmeye başlamıştı "Kimse görmeden beni götürmek için ama gerek yok. Ben kendim giderim." James bir hevesle kalktı "Benim kalkmam gerekiyordu zaten. Seni bıraktıktan sonra kütüphanede ödevimi bitirmem gerek."
Remus usulca "Benim de." derken Sirius'un yatağına yaklaştı, yorganı kaldırarak ayağını gıdıkladı "Geliyor musun, Sirius?" Sirius gıdıklanınca güldü ama yerinden kalkmadı "Siz gidin. Sanırım ben kalkamayacağım." Remus omuz silkti, Sirius'un ayaklarını örttü. James ve Regulus hazırdı. Regulus sessizce "Gidelim." dediğinde Sirius elini kaldırdı "Görüşürüz, Reg!"
Bir cevap vermek istemeyen ve Sirius'u pek garip bulan Regulus yatakhaneden kaçar gibi ayrıldı. Remus ve James ona katıldığında, ilk konuşan Remus oldu "Daha iyi hissediyor musun, Regulus?" Regulus omuz silkti "Kötü hissetmiyordum zaten ama elimin iyileşmesine sevindim. Sağ ol!" Remus tebessüm etti "Önemli değil."
Kütüphanenin önünden geçerlerken Regulus durdu. Diğerleri ona bakınca o da kaşlarını çattı "Kütüphaneye gideceğinizi söylemediniz mi?" James başını salladı "Evet ama önce seni bırakırız diyorduk." Regulus itiraz etti "Buradan sonra kendim de gidebilirim. Yolunuzu uzatmanıza gerek yok." Remus, James'e itiraz etme hakkı sunmadan "Peki," dedi "sen nasıl istersen... Görüşürüz!" Regulus giderken belli belirsiz el salladı.
Tam kütüphaneye adımlarını atmışlardı ki Remus "James!" dedi, James ona bakınca devam etti "Aylardır dördümüzün ilişkisi yerlerde sürünüyor. Yine de sana kafama takılan bir şeyi sormak istiyorum. Noel tatili dönüşünde Regulus senden neden ayrılmak istedi? Biliyorum, olayın üstünden aylar geçti ama aklımda yeni düşünceler oluşmaya başladı."
"Size söyledim. Regulus eve gidince ailesinden korkmuş. O korkunun etkisiyle de bu ilişkiyi daha fazla sürdüremeyeceğini düşünmüş... Ona biraz cesaret vermem yetti. Korkusunu bastırmayı başardı." Remus'un yüzündeki inanmayan ifade değişmeyince, James "Ne?" diye sordu "neden öyle bakıyorsun? Sebebini sordunuz söyledim işte... Remus, söylemek istediğin bir şey varsa söyle."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Please Don't Love Me It's a Waste | Jegulus
FanfictionRegulus Black X James Potter hikayesidir. Yayınlanma Tarihi: 27 Ağustos 2019 Final Tarihi: 21 Kasım 2019 Wattpad üzerindeki ilk Türkçe Jegulus hikayesidir ❤️
