Başımın zonklamasiyla uyandım, off! davul çalıyolardı sanki kafamın içinde. Etrafıma bakındım Dank!
Burası benim evim değilki,nerdeyim ben be noluyo!
Odanın kapısı açıldı,içeri üniformasından anladığım kadarıyla evin islerine yardımcı kadın girdi.
-Günaydın Sahra hanım.
-Günaydın ,nerdeyim ben?
-Kuzey beyin evindesiniz.
-Yaaa !
-Evet,hatırlamıyormusunuz?
-Şey, hayır.
Kadın bir tuhaf bakıyodu bana, sanki uzaylı görmüş gibiydi.
-Nevar,niye öyle bakıyosun?
-Dün gece onlanları gerçekten hatırlamıyormusunuz hanımefendi?
Hayır anlamında başımı salladım.
-Dün gece kuzey beyin sırtında girdiniz eve,deh deh diye bağırıyordunuz sonra bide onu öpmeye çalıştınız.
-Nee !
-Aynen öyle hanımefendi,boynuna sarıldınız öpücem öpücem kaçma gel diye bağıriyordunuz.
-Aman Allahım! kahretsin rezil oldum !
-Evet oldun.
Bu sakin ses kadına ait değildi Kuzey kapının pervazına yaslanmış,beni izliyordu, eğleniyormus gibi bir hali vardı. harbi rezil olmuştum !
-B-ben dün gece için çok özür dilerim Kuzey bey hemen gidiyorum
Durup beni izledi,utancımdan yer yarılsada içine girsem diye düşündüm. adamı öpemeye çalışmışım yahu !
Aslında çokta fena bir fikir sayılmaz, of nediyorum ben ya!
-5 dakika içinde aşağıda ol kahvaltı yapıcaz daha fazla bekliyemem seni.
-Peki efendim.
Arkasını dönüp gitti ve beni utancımla başbaşa bıraktı, kepazelik dedikleri buydu işte hemde ağababasıydı benimkisi.
Dur biraz az önce bekleyemem artıkmı dedi o ! yani beni beklemişti ,takla atasım gelmişti , ama içimdeki ses susmadı gene yüzsüz şey seni! bu sesinde tam ağzının ortasına çakçam yakında bitane,olmadık zamanda açıyo ağzını !
Yataktan kalktım üstümde kendi büstiyerim altımdada Kuzeyin eşofmanı vardı,içim bir garip olmuştu, kebekler vardı sanki karnımda, yatağa uzanıp yastığı aldım, kokladım ,güzel Allahım çok güzel kokuyordu yağmurdan sonraki toprak kokusuydu, ferahtı.
Aşağıya indiğimde masada oturmuş gazete okuyordu ,hala hiç bir yemeğe elini sürmemişti , gazeteyi indirip bana baktı, şöyle bir süzdü sonra içten bir gülümseme gönderdi sanki dünyanın en güzel hediyesini almış gibi oldum, bende ona gülümsedim.
-Eşofman çok yakışmış .
-Şey dün eteğim mahvolduğu için yardımcın bunu verdi.
Sırıttı, bende sırıttım.
-İçinde kaybolmadığına sevindim
-Napim,sulak yerde yetiştiğin çok belli oluyo.
Eşofmanın iki yanını tutup uzunluğunu gösterdim, sırıttı.
-Otur hadi sincap ,açlıktan ölücem biraz daha beklersem.
Gülümsedim, bana sincap demişti içinden geldiği için lakap takmıştı, he he he.
Gene o kelebekler vardı karnımda , masaya baktım , bir kuş sütü eksikti ama dün geceden dolayı benim iştahım yoktu, tabağımdakileri didiklemekle yetindim.
-Yesene neyi bekliyosun?
-Canım birşey istemiyor Kuzey bey.
-Birincisi burda benim evimdeyiz işyerinde değiliz ve senden sadece dört yaş büyüğüm bey demene gerekyok.
-Peki Kuzey bey şey pardon Kuzey.
Gülümsedim oda gülümsedi, aah ah..
-ikincisi birşeyler yemelisin,alkolü kanından arındırman gerekli.
-Midem hala kötü bişey yiyebileceğimi sanmıyorum.
Durup baktı kaşlarını çatmıştı gene, sonra seri bir şekilde mutfağa gitti , döndüğünde elinde bir bardak vardı, bardağı bana uzattı,
-İç bunu iyi gelir.
-Ne bu ?
-Naneli ılık su, mideni rahatlatır.
Bir ona bir bardağa baktım, şuan mideme iyi gelicek hiç birşey olduğunu sanmıyordum.
-Bakmada iç hadi!
-Üf , tamam..
Daha fazla kızdırmak istemedim onu, tek dikişte fondipledim naneli suyu biraz yakmıştı gerçi ama bisüre sonra gerçekten iyi gelmişti, acıktığımın farkına varıp bişeyler yedim bende.
-Sana evi gezdirebilirmiyim?
Ah bugün çok kibardı,çok sevimliydi, keşke holdingtede böyle olsa hep.
-Tabi olur. " Beraber üstkata çıktık bir odanın önünde durduk,
-Burası oyun konsolu.
-Hadi canım ! girebilirmiyim lüütfeen..
-Tabiki, gir hadi.
Bir ıslık çaldım gerçekten çok güzeldi,
-Bu oda süper bişey Kuzey ya!
Sırıtmaya başladı,
-Arkadaşını aradım bugün Aslıyı işi varmış senden özürdiliyo aksam açıklarmış dünkü durumu.
-Hmmm..
-Yani buyüzden bugün benim misafirimsin.
Ağzım kulaklarıma varmıştı hevesle tamam anlamında başımı salladım.
-eee ne yapmak istersin ?
-Maç yapalımmı?
-Ne maçı?
-Futbol maçı, konsolda yani.
-Sen maçmı oynamak istiyosun yani.
Şaşırmış gibi bakıyodu,
-Noldu Kuzey yenilmektenmi korktun yoksa ?
Meydan okuyan gözlerle baktım ona ve meydan okuyan bir gülücük aldım karşılığında.
-Tamam prenses gel bakalım boyunun ölçüsünü alalım.
-ha-ha alda görelim..
Bana prenses dedi bana pren-ses dedi ! Allahım bana prenses dedi bee nediyonuz siz.. ha ha
Yarım saat olmuştu hala sıfır-sıfırdık,
-Beceremiyon kızım sen bu işi, boşuna heveslenme,
dil çıkardım ona, -sen kendine bak Kuzey efendi benden ne farkın var acabaa?" homurdandığını duydum ama eğlendiği her halinden belliydi, çok doğal çok sıradan ve rahat görünüyordu holdingteki asabi ve kibirli CEO'dan eser yoktu, bu haline bayılmıştım.
Son on dakikanın içindeydik ve durumlar berabereydi taki ben bir gol daha atıp durumları 2-1 yapıncaya kadar.
Sevincimden çığlıklar atıp ellerimi çırpıyodum anın sevincine kapılıp kahkaha atarak Kuzeyin boynuna sarıldım hala gülüyordum, Kuzey biranda kaskatı kesildi bende öyle hemen geri çekildim
-Şey pardon ben fazla heycan yaptım sanırım.." boğazını temizledi,
-Sorun değil[" sonra mahçup bir gülücük gönderdi bana ve ben cennete düştüm..

ŞİMDİ OKUDUĞUN
NEFES
Novela JuvenilKUZEY DOĞAN" Duygularından arınmış, karanlığa gömülmüş ruhsuz bir beden. SAHRA GÜVEN" Tek başına hayatta kalmaya çalışan doğduğu gün hayatın sillesini yemiş kolu kanadı kırık yaralı bir Güvercin. **** Kader bu defa ağlarını onlar için örmeye başla...