(Tamamlandı)
3 kıskanç abi, 1 kıskanç ikiz, 1 kıskanç erkek arkadaş, 1 kıskanç kuzen ve 1 kıskanç sevgili. Bunlarla hayat ne kadar da güzel olur dimi.(!)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Baran Yıldız:Bestenin kardeşi gibi gördüğü kişi - 18 yaşında
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Didem Açar:Baranın sevgilisi - 18 yaşında
Beste'den devam Baran bizi görünce banktan kalkıp yanımıza gelip ilk bana sarıldı sonrada Merte sarıldı sonra aklına bişey gelmiş gibi hemen arkada bankta oturan kızın yanına gidip kızı yanımıza getirdi ve "Beste ve Mert bakın bu benim sevgilim Didem" kız utangaç biri gibiydi. Ayy sevdim ben bu kızı. Dideme elimi uzatarak ''ben Beste tanıştığıma memnun oldum'' dedim kız gülerek ''bende memnun oldum'' dedi be elimi sıktı sonra Mertle tanıştılar falan işte. *(yarım saat sonra)* "Aramızda tek sıkılan ben olamam dimi'' dedim en sonunda ya yarım saat geçti hala boş boş oturuyoruz ve ben aşırı sıkıldım. Ben en iyisi Didemide alıyım kantine gidiyim bence de ya kız kıza daha eğlenceli olur. Dideme mesaj attım -aradan yarım saat geçti tabikki telefon numarasını aldım-
Siz:Diiidddeeemmm bbeenn ççookk ssııkkııllddıımm Yengeçikim:Bende çok sıkıldım Beste Siz:Hadi kantine gidek ama tek ikimiz bunlar burda otursun Yengeçikim:Tamam hadi
Didemle konuşmamızdan sonra aynanada ayağa kalkıp ''biz kantine gidiyoruz'' dedik onlarda ''bizde gelelim'' dediler ama ''Hayır ya biz kız kıza konuşcaz'' dedim. Mertte ''peki'' dedi. Didemle kantine gidip oturduk yani o oturdu bende gittim çikolatalı süt aldım. Didem birden "Siz Mertle sevgili misiniz" dedi. Çikolatalı süt boğazımda kaldı ve öksürmeye başladım. Zar zor durup "Ne alakası var canım'' dedim. Didem inanmamış bir tavırla bana bakıyordu en sonunda pes edip "Ya biz Mertle eski sevgiliyiz 4 sene önce sevgili olduk sonra bi yanlış anlamadan dolayı ayrıldık. Işte Mert gitti 4 sene boyunca gelmedi 2 3 gün oluyor buraya geleli. Ben neden gittiğini falan öğrendim ama sorun şu onu hala seviyorum'' dedim evet onu hala çook seviyorum. Didem düşüyor gibi duruyor ama neyi düşünüyor bilmiyorum. Didemi dürtüp ''ne düşünüyon'' dedim Didemde ''hiçç'' dedi sonra da ''hadi bizimkilerin yanına gidelim'' dedi bende ''tamam'' dedik kantinden çıkarken Ata ile karşılaştım hiç umursamadan geçiyorum bileğimi tuttu Didem bana baktı bende ''Didem sen git ben geliyorum bzimkilere birazdan gelir dersin'' dedim oda ''tamam'' dedi. Şu an sargılı bileğimi tuttuyor ve canım yanıyor. Ataya ''ne var'' dedim oda bana ''Mert midir nedir hiç sevmedim ben onu ondan uzak dur'' bi kahkaha attım ''sanane acaba seni ne ilgilendiriyor ki'' dedim ve bileğimi ondan kurtarıp bizimkilerin yanına gittim bileğim ağrıyor ama belli etmemeye çalışıyordum ki bu fazla uzun sürmedi çünkü bileğim artık o kadar sert bi şekilde sıkıldığı için yara olup kanamaya başladı ve sargıyı kırmızıya boyadı tam bu sırada Didem ve Baran gitti off niye şimdi biz Mertle otururken birden bileğim ağırmaya başladı bende bileğimi ovuşturuyordum ki bilin bakalım bunu kim gördü. Mert bana bakıp ''iyi misin, bileğin mi acıyor'' dedi bende ''hayır'' dedim o da bana bakıp ''emin misin'' dedi. Mert dayanamamış olucak ki bileğimi yavaşca kendi kucağına aldi ama dokunması bile acıtmıştı. Mert sargıya bakınca kaşları çatıldı çünkü bi kısmı kırmızıydı Mert bana bakıp ''nasil yaptın bunu'' ben yapmadım ki tabiki böyle bişey diyemedim sadece sustum. Mert beni kaldırıp revire götürdü iyide revirde kimse yoktur ki ''Mert revirde kimse yoktur ki'' dedim. O da ''bişey olmaz ben yaparım'' dedi. İceri girdik zaten revir genelde açık olurdu. Içeri girince Mert beni ordaki sedyeye oturttu ve arkaya doğru gidip bireyler baktı sonra elinde yeni sargı bezi ile geldi ama baska birşeyler daha vardı ama adini bilmiyorum. Mert sargıyı yavaşca acinca bi tarafın yaralanıp derimin kalktığını görmemle gözlerimi kapattım çünkü canım acıyıp açıyor. Off Ata off. Mert nazik hareketlerle ama bu sefer farklı bi sargı bezi ile sardı öncekine göre daha inceydi bu. İşi bitince bana döndü ve ''nasıl yaptın yada kim yaptı söyle bakalım'' ne dicektim şimdi en iyisi doğruyu söylemekti ''söylicem ama kızmıcan'' Mertin kaşları çatılmıştı ''söyle bakalım'' dedi bende ''hani biz Didemle kantine gittik ya sonra Didem tek döndü işte beni o sıra Ata durdurdu bileğime tuttu ve bırakmadı hatta daha çok sıktı'' dedim. Mertin sinirini burdan görebiliyodum ben tam bişey diyecekken telefonum çaldı
Diğer Yarım💙💚 arıyor... ''Efendim Yağız'' ''Beste Mert nerde yan yanamısınız" "Evet neden ki'' ''Tamam o zaman ona da söylersin simdi hemen ****** hastanesine gelin" "Neden noldu'' ''Beste çabuk gelin bişey sorma'' dedi ve kapattı noluyo yaa Mert bana bakıp ''noldu'' dedi bende ''bilmiyorum ama ****** hastanesine gitmemiz gerek'' dedim o da ''neden'' dedi ''bilmiyorum ama hadi gidelim'' dedim. Hastaneye gidince herkez perişan haldeydi ve ameliyat köşesinde duruyorlardı. Aralarında sadece o yoktu yoksa hayır ya bişey olmamıştır dimi.