*11*

172 20 142
                                        

Yoongi

Camdan içeri sızan güneş ışığı bilmem kaç saatlik uykumun sonlanmasına neden olmuştu. Uykunun etkisinden çıktığımda bulunduğum konum ağzımın açılmasına neden olmuştu. Jungkook ile dipdibeydik,yüzü bana dönüktü ve benim bacağım onun bacağının arasındaydı aynı şekilde onun bacağıda benim bacağımın arasındaydı ilk yattığımız halimizden bir gram eser yoktu. O hala uyuyordu bu yüzden jungkooku uyandırmamaya çalışarak yataktan kalktım ve banyoda elimi yüzümü yıkadıktan sonra odadan çıktım.

Sağa sola bakarak aşağı indim ve oturma odasına geçtim. Bayan jeon tekli koltuklardan birine oturmuş cilt bakımıyla ilgili bir dergi okuyordu. "Günaydın bayan jeon." Eğilerek söylediğim cümle ile beni fark etmiş ve yüzünde bir gülümseme oluşturmuştu. "Günaydın yoongi. İyi uyuyabildin mi?"  Evet uyudum teşekkür ederim." "Aslında sana sormak istediğim birkaç soru var."

"Dinliyorum sorun." "Dün gece neden diğer arkadaşlarınız kalmadı da sadece sen kaldın merak ettim. Yanlış anlama burda istediğin kadar kalabilirsin ancak dün gece diğer  arkadaşlarınız neden gittide sen kaldın cidden merak ediyorum." "Aslında 2-3 gün önce annem babam bildiğim kişilerin gerçek ailem olmadığını beni bir çocuk esirgeme kurumdan aldıklarını öğrendim. Bunu bana daha önce söylemediler ve ben öğrenmesen asla söylemeyeceklermiş. Bende buna haliyle hem üzüldüm hemde sinirlendim o sinirlede evden çıktım. Jungkook bir şekilde beni buldu ve o eve tekrar gitmek istemediğim için buraya geldik. Sizi rahatsız etmemek için otelde kalacaktım ama jungkook orda yanlız kalacağım için izin vermedi." "Ah senin adına gerçekten üzüldüm. Demin dediğim gibi burada istediğin kadar kalabilirsin ve yabancı gibi hissetme sakın." "Her şey için çok teşekkür ederim bayan jeon. Ayrıca çok mükemmel bir oğlunuz olduğunu söylemek istiyorum."

"Evet öyle. Ama ben oğlumla ilgilenmek yerine birkaç sosyete gülüyle vakit geçirmeyi tercih ettim çok aptalım. Neyse şimdi bunu konuşmayalım. Diğer soruma geçelim biz." "Evet geçelim." "Jungkookla nasıl okulun ilk gününden böyle anlaştınız ve senin evinde kaldı bunu da merak etmiyor değilim açıkçası." "Okul çıkışı jungkooku çıkışın yanındaki duvarın orda biriyle konuşurken gördüm korkmuş görünüyordu bende merak edip konuşmasının bitmesini bekledim. Konuşması bittikten sonra jungkook neden diye bağırdı ve ağlamaya başladı  bende endişelenip yanına gittim nesi olduğunu sorduğumda iyiyim diyerek beni geçiştirmeye çalıştı ancak ayakta zor duruyordu benimde evim okula yakındı zaten o yüzden biraz kendine gelmesi için evime getirmiştim. Saat geç olduğu içinde o gün benimle kalmıştı."

"Hayır." "Efendim?" "Yine o adam olmalı." "Şey hangi adam?" Bayan jeon cevap vermek için ağzını açtığında jungkook içeri girmişti. "Günaydııın." "Günaydın tatlım." "Günaydınn." Gülerek söylediğim bu kelime onun daha çok gülmesine neden olmuştu. "Herkes uyandığına göre kahvaltı yapalım artık." "Tamamdır."

Jungkook

Kahvaltıdan sonra annem bir toplantı için gitmesi gerektiğini söyledi ve evden çıktı bizde şuan yoonginin evine gitmek için hazırlanıyorduk. Yatağın üstünde olan telefonum çalmaya başlayınca ikimizinde refleks olarak telefona bakmıştık. "Arama bekliyormuydun?" "Hayır." Daha önce hiç görmediğim bir numaraydı. "Eunwoo olmalı yine telefonunu kaybetmiştir salak zengin olmasalar ne halt yiyecek acaba." "Aç o zaman." Aramayı cevaplayadım.

Bilinmeyen numara
Jungkook

Yine telefonunu mu kaybettin salak ot beyin?

Ben asla kaybetmem jungkook

S-sen ama ben seni e-engelledim nasıl?

İstediğin kadar engelle jungkook ama yine seni farklı numaradan arayacağımı ve ne yaparsan yap benden kaçamayacağını bil güzelim.

B-beni rahat bıraksana n-ne derdin var benimle?

Sende bu güzellik varken bu biraz zor güzelim derdime gelirsek sadece seni istiyorum ve yine diyecem bu uzun sürmeyecek. Ah bu arada seni izliyor olacağım sakın polise ya da başka birine diyeyim deme yoksa olacaklardan ben sorumlu değilim.

(Arama sonlandırıldı.)

Yere düşecesine oturdum ve yine dizlerimi kendime çekip ağlamaya başladım. Yoongi koşmaya yakın bir şekilde yanıma geldi ve ellerini omzuma koydu. "Jungkook ne oldu iyi misin?" Sesindeki endişe 10 metre öteden anlaşılır türdendi. "D-eğilim. Hiç i-yi değilim. Ne y-apıcam ben." "Şimdi ağlama tamam mı ne oldu anlat birlikte bir çözüm bulalım ben burdayım." "Arayan benim eski müzik hocamdı. Bir yıl önce müziğe baya ilgi duyduğum ve bir şeyler çalmayı öğrenmek istediğim için annemler özel müzik hocası tutmuştu. Haftada 3 gün buraya gelip bana bir şeyler çalmayı öğretir ders verirdi birkaç hafta her şey gayet normal ilerliyordu fakat sonra buraya ders vermek için değil beni izlemek ve her fırsat bulduğunda bana dokunmak için geldiğini fark ettim. Bunuda annemlere söyledim ve şikayet ettik. Bende bunun etkisiyle müzik aletleri gibi şeylerden soğudum. O günden beri bir daha ne gördüm ne de sesini duydum ama bu ara beni arıyor ve beni hala istediğini bununda uzun sürmeyeceğini söyleyip duruyor. Telefonumu hattımı falan hep değiştirmiştim ama yine aradı ve eğer polise ya da başka birine dersem olacaklardan ben sorumlu değilim diyerek beni tehdit etti."

"Sana asla bir şey yapamaz jungkook korkma. Benim evime ilk geldiğinde ne dediğimi hatırlıyor musun? Sana kimse dokunamaz dokunmaya kalkarsada ben izin vermem demiştim. Yine diyorum sana dokunmasına asla izin vermiycem tamam mı? Korkma sakın." "Teşekkür ederim yoongi sen olmasan kim bilir ne yapardım." "Hadi çabuk hazırlanalım ve biraz gezelim." "Ama senin evine gidecektik hani. Önce oraya gidelim eşyalarını alalım sonra gezelim." "Nasıl isterseniz bay jeon."

Yoongi

Evime yanlış oldu eski evime neredeyse varmıştık. Bayan kimin jungkooka sinirli olduğunu bildiğim için oraya gelmesini istemiyordum fakat jungkook orda beni yanlız bırakmayacağını söyleyip inat etmişti. Evin dış kapısının önünde durduk ve güvenliğe beni içeri almasını söyledim. Hala beni dinliyorlar vay be. İçeri girdik bayan kim tekli koltuklağa oturmuş bir şeyler okuyordu. Ona görünmeden odama çıkıp eşyalarımı alacaktım ki beni fark etti koşarak yanıma geldi. Görmese şaşarım zaten. "Yoongi geri gelmişsin tatlım. Seni ne kadar özledim haberin var mı?" "Hayır yok. Rahatsızlık vermek istemezdim bayan kim fakat eşyalarımı almam lazım siz okumaya devam edin lütfen." "Bayan kim mi?" "Doğru efendim demem lazımdı dimi. Afedersiniz efendim." "Lütfen böyle yapma tatlım." "Yaptığımda bir şey yok efendim."

"Bunları yoonginin aklına sen sokuyorsun dimi onun aklına bunları sokuyorsun ve benden uzaklaştırmaya çalışıyorsun buna asla izin vermem." "Sakın suçunu jungkookun üstüne atmaya kalkma yoksa karışmam. Hadi jungkook gidip eşyaları alalım."

Eşyaları ayarlayıp bayan jeonun bizim için ayarladığı arabaya yerleştirmesi için şoföre verdik. Tam evden çıkacakken bayan kim arkamızdan bağırmaya başladı. "PİŞMAN OLACAKSIN JEON JUNGKOOK OĞLUMU BENDEN ALMAK NEYMİŞ SANA GÖSTERİCEM." Jungkook bu duydukları yüzünden suratını asmıştı. "Takma jungkook asma suratını senin bir suçun yok biliyorsun." "Biliyorum ama ne biliyim kötü hissettiriyor." "Boşver hadi gezelim artık." "Tamamdır."

"İlk önce nereye gidelim?" "Ben acıktım. Gidip yemek yiyelim sonra da alışveriş merkezine gideriz." "Evet bende acıktım. Çabuk gidelim o zaman." Şoföre bizi alışveriş merkezine yakın bir restorana bıraktıktan sonra eve dönebileceğini söyleyip teşekkür ettikten sonra restorana girdik.

Bu uyuz hocaya sövmeyi ihmal etmeyelim :)) umarım beğenmişsinizdir.






GANGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin