8. Yıldızlar

161 29 7
                                    

İnsan, kendisinde bulunan iyi yanları bile görmekte, kabul etmekte zorlanır bazen. İnsanlar en çok burada ayrılır işte. Bazıları kendini öyle iyi tanır ki, her hamlesini oyununda üstat bir satranç oyuncusu gibi planlar. Bazıları da bundan epey uzakta, kendisini tanıyamaz, tanımaz ve yine kendisine hiçbir şans vermeden gözlerini kapatıp bu dünyaya veda eder. 
Ben kendimi tanıyorum ve tanımaktan hoşlanmadığım bir karaktere sahibim. Mardin'e gelme isteğimi en çok tetikleyen şeylerden birisi büyük, tertemiz ve bembeyaz bir sayfayı sil baştan doldurabilecek olmamdı. İstemeden de olsa, kaderin de yönlendirmeleriyle bu beyaz sayfayı da kirletmiş, ömrümün geçmiş kısmında karaladığım şeyleri bu sayfaya da karalamıştım. 

O alkolik, bağımlı, bencil herifin tekrar içime yerleşmiş olduğunu biliyordum. Beynimde onu hapsettiğim noktadan birkaç kışkırtmayla kolayca kaçmış, başta bulunan tahta oturup bana neler yapmam gerektiğini söyler hale gelmişti.
İşte Hamza'nın Berzan'dan herkesin önünde dayak yemesini böyle sağlamıştım. Çünkü benim kafamın ücra köşelerine kısa bir süreliğine hapsettiğim bu bencil adam, kendisinin çıkarları söz konusu olduğunda herkesi harcardı. 

İnsan sevgisiz büyüdüğünde, artık sevgiye inanmak güç geliyor. Sadece bu da değil, kimseye güvenmemek gibi bir huyum da var. Buraya geldiğimden beri sanki bir tiyatro oyununda, ben olmayan birini canlandırıyordum. Hamza'nın yere kanlar içinde acıyla yığıldığı an, aklımdan geçen düşünce ona üzülmek olmadı, benim yararıma olan kısımla ilgilendim ve Hamza'ya gülümsedim. Beni bu sorgulara düşüren şey, buraya geldiğimden beri Dilan'a bile hislerimi tamamen netleştirip, ona güvenip güvenemediğime karar verememişken, öyle bir anda Berzan'a üzülmem ve kalbimin acımasıydı. 

Ben öyle oyunlar oynamış, öyle insanların yanında bulunmuştum ki, Berzan'ın bile aklı hayali almazdı bunları. O zamanlar bir korkum yoktu, zaten kimsem yoktu ve ölümün huzurlu karanlığı epey cazip geliyordu. Şimdi ise bana yabancı gelen bir his daha vücudumda yerini edinmişti: yaşamak istiyordum.  Belki de burada kaldığım zaman boyunca olmak istemediğim kişiyi saklamam için bir sebep yoktu, burada olma sebebim buydu belki. Ayrıca insanları kolayca çözümleyen biri olarak Dilan'ın iyi niyetli olduğunu da çok iyi biliyordum. Onunla zamana ihtiyacımız vardı kardeş olabilmek için, o da biliyordu bunu. Bunun garip yanı da bana hayattan bir gün daha istememe neden oluyordu. Sonunda yaşamak için bir sebebim vardı. 

Aklı başında biri bunları değerlendirmeli ve gönlü nasıl isterse öyle davranmalı. Ben bunu yapacağıma inanıyorum artık, kendimi de kabulleniyor ve hayatın karşısında boynumu büküyorum...

~~~~~

''Yemekte olan kavga bütün Mardin'in diline düşmüş, herkes Berzan'ı kötücül bir şekilde eleştirir hale gelmiş. Daha dün herkes önünde eğiliyordu.'' diye söylendi Samet, elindeki dosyaları inceliyordu. Dosyalardan birini iyice kontrol ettikten sonra hazır olduğuna emin olup masama bıraktı. Masamın önünde duran deri koltukta oturmuş, çatık kaşlarla işine konsantre olmuştu.

''Aslında bizim buradaki amacımız onları insanların diline düşürmek değildi. Onları kolayca satın alabilirsin, birinin cebine 50 TL sıkıştırdığında zaten konuşmayı kesecek ve hatta senin tarafına geçecektir. Burası Türkiye ve insanlar aç kalmaya devam ettikçe ucuzlaşıyorlar.'' dedikten sonra onun bana yönlendirdiği dosyayı bu kez de ben elime aldım. Konuşmaya devam ettim. ''Önemli olan artık birbirlerine güvenemiyor olmaları, ne kadar umursamaz ve acımasız biri olursan ol, ailende sorun çıktığı zaman kafandaki planlar asla istediğin gibi gitmez.''

Samet söylediklerimle bana döndü, aynı süreçlerden geçtiğimi çok iyi bildiği için konuşmadan önüne dönüp, diğer dosyayı da önüme koydu.
''Bence bu sefer şirketlerine oynayalım. Babanız ve abinizle beraber onların şirketlerini sürekli takipteydik. Berzan gerçekten iyi bir iş adamıdır ancak bu aralar işlerinde epey bocalamış. Verdiği yanlış kararlar şirketin boynunu epey bükmüş.'' dedi ve son derece kararlı gözlerle bana baktı. ''Şu sıralar işleri toparlamak için bir umutları var. O da çok eskiden yatırım yaptıkları büyük bir iş, resmen tüm Mardin'i kapsayan büyük bir proje. Bu projeyi yatırım yaptıkları günden beri inceliyorum, çok iyi gelir getirecek onlara, bu proje gerçekleşirse Berzan anında toparlanır, önüne geçemeyiz.'' 

Girift -bxbHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin