Eccedentesiast: Gülümsemesinin arkasına birçok acıyı ve mutsuzluğu sığdıran güçlü kişi anlamından kullanılır.
William'ın yeni kralın önünde diz çökmesinin üzerine bunu gören tüm saray sakinleri bunu bir domino taşıymış gibi uyguladılar, artık ismi kocasının ölümüyle tarihe karışacak olan kraliçe Cecily ise kaybından çok kendisinin yerine başka birinin geçeceğini düşünerek dizlerinin üzerine çökmüş ağlıyordu. Bir çağ bitip kapanmıştı sanki, kimsenin beklemediği bu ölüm en güçlünün kendisi olduğunu göstererek bir kez daha taht oyunlarını bozmuştu.
Kendini İngiltere'nin hakimi belirleyen bir adam daha dünyadan göçüp gitmişti. Adaletin çalışma şekli oldukça garipti çünkü Lancaster adıyla tahta çıkan kralların ömürleri neredeyse 60 yaşını aşarken Richard öldüğünde buna yakın bile değildi. Tanrı gerçekten dünyayı değiştirmek isteyenlere her zaman her şeyin kendi kanunuyla işleyeceğini göstermek için evrende uzun tutmamaya özen gösteriyor gibiydi, onları taç giydikleri gün belirleyip işaretliyor ve ardından yanlarına alıyordu. Onların seçilmiş olduğunu düşünen saray halkından bazıları şimdi belki de lanetlendiklerini ve ne yaparlarsa yapsınlar Lancaster kraliçesinin onlara büyü yaptığı için teker teker katledileceklerini düşünüyorlardı.
Tüm bu düşüncelerin ve şimdi yükselmekte olan bir imparatorluğun yükünü üstüne alan Edward orada gözyaşlarıyla bir put gibi dikilmiş onun ayaklarına kapanan halkına bakıyordu. Adem elması derin bir şekilde hareket ettiğinde yapması gerekeni kavrayıp titrek parmaklarıyla herkesin ayağa kalkmasını işaret etti. Yaptığı ikinci şey annesine sarılmak ve onu ayağa kaldırmaya çalışmak oldu.
William ise onların arasından en son kalkan kişi oldu, bunun yalakalıkla alakası yoktu sadece kendinde ayağa kalkacak gücü bulamamıştı. Gözlerinden akan yaşların durmasını beklemişti, herkesin önünde ağlamak büyük bir zayıflık olurdu.
Prensler ve krallar yas tutma hakkına sahip değillerdi. Sanki taç dışında hiçbir şeyi sevmemekle lanetlenmişlerdi ve ne yaparlarsa yapsınlar bu huy onları bulup kalplerini çiğ çiğ yemeye yemin etmişti. Tahta yakın olanlar bu kavgaya girmemeyi tercih etseler bile eninde sonunda kendilerini bunun ortasında buluyorlardı. İngiltere'de soyadınız York, Lancaster ya da Tudor'sa hangi tarafta olursanız olun kazanmanız mümkün değildi. Geçici bir hevesten başka bir şey olmazdı bu, başka biri senin yerini aldıktan sonra tarihin tozlu sayfalarında ancak hatırlandığın kadar var olurdun.
Edward'ın hala annesiyle ilgilendiğini gören William danışmanlarına dönerek cenaze ve taç giyme hazırlıklarına başlamalarını işaret etti. Thomas Stanley'i yanına çağırarak halka olanların duyurulmasını ve Anjou'lu Margaret'ın bulunması gerektiği emrini verdi. Lancaster Prensi Edward'ın ölü bedeni hala sarayın korunaklı bölmesinde çürüyordu eğer hala bedenden kurtulmadıkları haberi yayılırsa ona ulaşmak adına kendi gizliliğini riske atabilirdi. Kalbi olmayabilirdi ama oğlunu çok sevdiğini tüm İngiltere biliyordu. Eğer ortaya çıkacaksa ve onu yakalama şansları olacaksa bu sadece oğlu sayesinde olabilirdi.
"Prensim."
dedi Hannibal yavaşça.
Onun omzuna dokunmak ve babasının kaybından dolayı belki sarılmak istemişti fakat topluluk içerisinde olduklarını hatırlayarak bundan vazgeçti, bunun yerine William'ın koyulaşmış okyanus mavisi gözlerine baktığında eğilmekle yetindi. Prensin yüzü normalde olduğundan çok daha fazla solgundu, gözlerinin altı ağlamaktan dolayı kızarmıştı ve uykusuzluktan dolayı uzun kirpiklerini her kırpıştırdığında bedeni omuzlarından başlayarak titriyordu. Bukleleri neredeyse gözlerini kapatacak kadar alnına dökülmüş ve başını eğdiğinde ifadesini saklamakta iyi bir iş başarıyordu. Kral olması gereken kişinin o olduğunun herkes farkındaydı, kendi içlerinden bundan sonra William'ın yapacağı şeyi düşünmeye başlamışlardı. Edward'ı da bir York prensi olduğundan dolayı bağırlarına basarak seviyorlardı ama o daha çok gençti. Krallık için William'ın kral olması belki çok daha iyi olacaktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mind Kingdom/Hannigram
Fanfiction"Başımdaki taca sahip olmak yerine seninle yarattığım krallıkta su damlası olmayı tercih ederim."
