Aubade: Şafakta söylenen aşk temalı ezgiler, şarkılar
York Sarayı'nın girişi her zamankinden çok daha sakindi, onca savaş ve kan duvarlarına kazınmış küçük lekelerden fışkırarak William'ın yüzüne çarparken yüzünde kısmen aptalca sayılabilecek felçli bir gülümsemeyle ahıra doğru ilerliyordu. Omzundaki acı bile kocaman bir ok yarasına sahip olmasına rağmen bir nebze hafiflemişti. Sargının üst kısmında küçük bir kan tabakasının biriktiğini hissediyordu fakat bu önemli değildi, birazdan sarayın doktorları gereken şeyleri yapardı.
George askerlerle birlikte gelip sarayı güvene aldıktan sonra saray halkını ve onlarla birlikte gelen danışmanları tekrar saraydaki pozisyonlarına gelmeye davet etmişti böylece her şey kısa sürede normale dönebilecekti. Yakın zamanda pozisyonlarını güvenceye aldıktan sonra sarayda büyük bir kutlama düzenleneceği aşikardı bu yüzden dostlarının tekrar saraya teşrif etmesi zaferin etkisini arttıracaktı. Lancaster ve Cecily üç York oğlunu yıkamamıştı. Ailelerinin onurunu korumayı başarmışlardı.
"Siz yoldayken Buckhingam ve Stanley zafer haberini göndermişler. Ordunun geri kalanıyla birlikte saraya doğru yola çıktılar."
George William atından inene kadar onunkinin ipini tutmuş ve gri renkli atın başını uysal bir bakışla okşamıştı. Üzerindeki kıyafetleri değiştirmek için fırsatı olmuştu ve yeni yıkanmış saçları da bir kısmı ıslak bir şekilde parlıyordu. Yüzüne büyük zafer gülümsemesini yerleştirmiş haliyle tanıdığı küçük kardeşi Clarance dükü George'a benziyordu.
William sağlam kolunu kaldırarak onun saçlarını karıştırdı ve temkinli bir biçimde kralla kraliçenin atına doğru yürüdü. Saray halkı kral ve kraliçeyi sağ salim gördüğüne en az kendi canlarını kurtarmaları kadar sevinmişlerdi. Saygılarını göstermek için dizlerini kırmak zorundalar ve William'ın tahmin ettiği gibi Edward da küçük Richard'ı kucağına alarak ileride yöneteceği saray halkına takdim etmenin mantıklı bir karar olduğunu düşündü.
"Buradayız. Ve ölüm bizi sizlerden ayırana kadar beyaz gül için mücadele etmeye devam edeceğiz. Size oğlum ve varisim prens Richard'ı takdim ediyorum. Bana gösterdiğiniz sevgiyi ondan da esirgemeyin."
Herkes başını eğerek her şeyden habersiz uyuyan bebeğe saygısını gösterdi ve ömrünün uzun ve güzel olması için içinden Tanrı'ya küçük bir istekte bulundu. Edward bebeği saçları birbirine karışmış ve zor ayakta duran kraliçenin eline vermek yerine onun beline sarılarak nedimelerine teslim etti. İkisi de çok yorgundu ve banyo yaptıktan sonra dinlenmeleri gerekiyordu. Kendisi için de aynısı söylenebilirdi, bir ziyafete ya da kutlamaya George dışında katlanabilecek kimse yoktu. Küçük kardeşleri ne kadar yorgun olsa da misafirlerin gönlünü hoş tutmayı bilirdi.
William gözlerini onların üzerinde gezdirdi ve bir varis sahibi olmanın Edward'ın iktidarını sağlamlaştırdığını fark etti. Soy ondan devam edecekti. William ve George ayrıca onların soyundan gelenler Edward'ın soyunu korumak için elinden geleni yaparak York'u yaşatacaktı. Kendisinden bir soy türeyeceğini düşünmediğinden bu düşünceyi sadece George için kurdu ve kendisine açılan yoldan odasına doğru ilerledi.
Hannibal koridorun başında onun yanındaki yerini aldı, anlaşılan kalabalığın arasından sorularla boğulmadan geçmesi düşündüğünden çok daha fazla vaktini almıştı. William birinin göreceğini düşündüğünden soğuk tavrını takınmaya devam etti, zırhının omuz kısmını gevşeterek uyuşmaya başlayan parmaklarını oynattı. Sargı ve kanamaya devam eden yara onu feci şekilde kaşındırmaya başlarken her zamanki sert ve soğuk Galler prensi rolünü oynamak epey zordu. Hannibal'ın gözleri bu kadar üzerindeyken acıyla yüzünü buruşturmaya bile korkuyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mind Kingdom/Hannigram
Fanfiction"Başımdaki taca sahip olmak yerine seninle yarattığım krallıkta su damlası olmayı tercih ederim."
