024

1.8K 174 34
                                        

Küçükcüktü. Onun hakkında en çok sevdiğim şeylerden biri buydu. Küçücüktü ve dünyanın kötülüklerini anlamaktan çok uzaktı. Benim gölgeme sığınmış, onun için hayati kararlar verirken tek istediği daha fazla oynamak, uyumak ve yemekten ibaretti.

"Burayı sevdin mi?" Ufacık dudaklarını büzdü. Parmaklarının arasında ki ayı peluşunu yere vurdururken etrafı nasıl da tozuttuğunun farkında değildi. Aynı şekilde soruma da tepkisiz kaldı. Parmaklarının arasında ki oyuncak onun için benim sorumdan daha önemliydi.

Kıkırdayarak, bacaklarımın arasında oyun oynayan Jae'yi sıkıca tuttum. Sabah gün ışığının etrafı aydınlatmasıyla beraber huysuzlanmıştı. Ben de ufacık odada pışpışlanmaya kanmayacağını fark ettiğimde dışarıya çıkartmakta bir sakınca görmemiştim.

Başta bu iyi bir fikir gibi görünmüştü. Ama doğa üstü bir şey yapıyormuşuz gibi insanların Jae'ye olan bakışları beni rahatsız ediyordu. Sanki jae bir bebekten başka her şeydi.

İnsanların yargılayan bakışlarını gördükçe annelik iç güdüm kafamın gerisinde bir yerde kırmızı bir alarm gibi yanıp söndü. Jae'yi sıkıca kavramak, çantamı alıp ufak yuvamıza dönmek istiyordum. Jae'ye burada iki saniye bile geçirtmek istemiyordum. Lakin alfaya verdiğim söz elimi kolumu bağlıyordu.

"Bence burayı sevdin Jae."

"Elbette sevecek! Her kurt doğal yaşam alanını sever Sehunna."

Yixing suratındaki markalaşmış gülümseme ile bana doğru yaklaştı. Terlemiş vücudundan çıkarttığı siyah tişörtü omzuna aşmış, kabarık saçlarını lastik bir toka ile tepeden bağlamıştı. Ufak tefek bir çocuk için fazlasıyla yapılı bir vücudu vardı. Ve bunu kurt hormonlarına bağlamak o an o kadar da zor değildi.

Yixingin geldiğini gören Jae başını kaldırıp tepesinde ki gamzeli çocuğa meraklı bir bakış attı. Bebek gözünde n bakıldığı zaman Yixingin ona böyle gülümseyerek yaklaşması korkutucu gözüküyor olmalıydı. Fakat benim bebeğim umursamadı.

Ayı peluşu ona göre çok daha başka şeyler vaat ediyordu.

"Tam bir alfasın değil mi Jaejae? Umursamaz velet."

Kaşlarımı çattım. Jae'nin bir kurt tarafı olduğunu biliyordum. Yine de bu o tarafı kabul ettiğim anlamına gelmiyordu. Hâlâ benim gözümde bir insandı. Ve insan olarak hayatını geçirip, aptal bir sürüyü yönetmekten başka bir sürü işi olacaktı.

"Jae'nin Alfa olduğundan nasıl bu kadar eminsiniz? Diğer türlerden biri olabilir, ya da insan tarafı baskın gelebilir."

Yixing yanıma, çimlerin üzerine otururken yüzünde alaycı bir ifade belirdi. Bu ifadeyi sevimli bir gülümseme ile öylesine hızlı kapattı ki kısa bir an hayal gördüğümü düşündüm. Bu yer şimdiden beni etkilemeye, düşüncelerimle oynamaya başlamış olmalıydı.

"Bir insan olduğun için aurasını hissedemiyor olabilirsin Sehun. Ama bir kurt olarak onun alfasını hissedebiliyorum. Oldukça güçlü bir auraya sahip."

Yerden kopardığı beyaz bir çiçeği bacaklarımın arasında oyun oynayan Jae'ye doğru uzattı. Jae insanlara karşı oldukça ilgiliydi. Özellikle konu Baekhyun olduğu zaman tam anlamıyla çileden çıkıyordu. Fakat Yixinge dönüp bakmadı bile. Ya çiçek onun için yeterince ilginç değildi, ya da Yixing. Tahmin hakkım olsa paramı ikinci seçenekten yana yatırırdım.

Yixingin bozulacağını düşünmüştüm. Beni yanıltmak ister gibi yüzünde ki gülümsemeyi büyüttü. Çiçeği Jae'nin kucağına bırakırken, bu anın her saniyesinden keyif alıyor gibi bir hali vardı.

Alpha BetHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin