Toplantı odasında herkes birbirine bakıyordu. Clarke oflayarak rahat sandalyeye oturup arkasına yaslandı.
"Bu saçmalıklar sabrımı zorlamaya başladı. Lillian denen kadını bulup eve dönmek istiyorum."
Kara ablasına döndü ve onu bir kenara çekti.
Lena kaşlarını çattı. "Kara. Kimseye güvenemeyiz."
Alex kaşlarını çattı ve Lena'ya adımlamaya başladı ki Kara ablasının kolunu tuttu. Alex Kara'ya sertçe döndü. "Sorunun ne senin?!"
"Sakin ol." Lena'ya döndü. "Ona kişisel sorular sorarım. Herkes sakin olsun." Kara soğukkanlı olan taraf olmuştu. Ablasını tekrar odanın bir köşesine çekti. Patron oydu sonuçta. "Ne yapacağız?"
"Departmandaki tüm ajanları sorguya çekip gerekirse dış yardım alarak eleme yapacağım. Ardından tek yerde duracaklar ki Shapeshifter onlara ulaşamasın."
"Tamam."
"Lena-"
"Ne diyeceğini biliyorum. Deme. Farkındayım farklı davranıyor ama herkes gergin."
"Pekâla.. Hey, Clarke! Benimle gel."
Tüm oda otomatik olarak Clarke'a döndü. Clarke belli ki duymamıştı çünkü pek oralı olmamıştı. Alex boğazını temizledi ve cümlesini yineledi. Clarke bir anda bakışlarını boşluktan çekip Alex'e döndü. "Pardon."
"Kızın Madi'yi mi düşünüyordun?" Clarke, Kara ve Lena Madi ile konuştuğundan beri biraz dağınıktı.
"Madi?"
Tüm oda birbirine baktı. Clarke bir anda boğazını temizledi. "Ah, evet. Evet onu düşünüyordum."
Alex odadan çıkarken söylendi. "Bu da neydi şimdi.."
Clarke'ın bu davranışı Kara'nın da kaşlarını çattırmıştı. Yaslandığı duvardan Clarke'a bakmaya başladı. Maggie yanına gelip birasından uzattı. "Sakin ol Küçük Danvers. Fareyi yakında buluruz. Bira?"
Kara Maggie'ye güldü. "Hayır. Sağ ol."
**
Alex içeri döndü. Yanında bir iki ajan ve Winn vardı. Bir dakika, Winn?
"Winn!" Kara şaşkındı.
"Hey!" Winn gülümsedi. "Sıkıntınız olduğunu duydum ve yardıma geldim!"
"Neden herkes ortaya çıkmaya başladı?" Clarke kaşlarını çattı.
"Rao! Şunu keser misiniz?"
"Lena nerde?" Maggie sordu. Lena içeride değildi.
"Biliyordum!" Alex hızlıca odadan çıktı. Herkes arkasından gelmişti. Alex bağırmaya başladı. "ORTAYA ÇIK!"
Clarke kaşlarını çatmış, etrafa bakıyordu. Kara etrafa bakmayı kestiğinde Clarke gözüne çarptı. "Bir dakika.. Clarke. Yüzüğün nerede?"
Alex o tarafa döndü. "Bu bir tür şaka mı?"
Kara alnına vurdu. Clarke ise kaşlarını çattı. "İyice kafayı yediniz! Yüzüğüm cebimde."
Alex Clarke'ın üstüne yürüdü. Sabrı taşmıştı. "Neden. Yüzüğü. Çıkardın."
"Çünkü gördükçe kendimi kötü hissediyorum! Ondan ne zamandır haber almadığımın farkında mısın?!"
Clarke dolan gözlerini elinin tersiyle hızla sildi. Kara elini omzuna koydu. "Clarke, neden Madi'yi duyduğunda afalladın? Ne oluyor?"
"Bilmiyorum. Zihnim.. Çok bulanık."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Deep End | Supercorp x Clexa
FanfictionDevam kitabıdır. Zorunlu olmasa da önce "We'll get through this, together | Clexa" kitabını okumanızı tavsiye ederim. Clarke ve Lexa'nın yolu bir şekilde National City'e düşerse ne olur? Kendi yoğun hayatında boğulup giden Kriptonlu Kara bu sıkıntı...
