Çalkalanan soru

332 28 3
                                        

Sabah saat 14:29

Çalan alarmı kapattım ve kalktım. Dün gece sürekli onu düşündüm hatta rüyamda bile. Başım ağrıyordu. Uzun zamandır hiç bir kadınla yakınlık kurmuyordum. Cemre yüzünden. Off Cemre off neden bir anda böyle değiştiğini bir bilsem. Neden herşey yolundayken bana gelmek istemiyorum diye kızdı. O kadar saçmaki bu yaşadıklarımız. Hâlâ aklım almıyor. Off bu gün maçım olmadığı için rahatım. Berkelere uğrayayım bari. Kalktım rahat bir duş aldım. Arabama atladım ve yola çıktım. Yolda markete uğramak istedim. Arabamı müsait bir yerde park edip karşı sokaktaki markete kadar yürüdüm. Arabayı park edecek başka yer yoktu her yer doluydu. Markete girdim. Benim arkamdan birisi daha geldi. Yüzünde maske vardı. Bugün hava sıcak Neden maske takıyor acaba. Herneyse arka reyona doğru yürüdüm. Biraz barındıran sonra aradığımşeyleri bulamayınca karşı reyona gittim. Yine bulamadım. Kasiyere sormak için kasaya doğru yöneldim. Birden bağırışma sesleri geldi.

X: Bağırmayın yoksa hepinizi kurşuna dizerim.

Ondan sonra herkez sustu. Hızlı bir şekilde kasaya doğru koştum. Arkamdan markete giren maskeli adamı gördüm. Benim geldiğimi gören adam silahı bana doğrulttu.

X: Dur sakın kıpırdama. Geç şöyle sakın bir kahramanlık yapayım deme kendini öbür dünyada bulursun. Kaldır ellerini.

Yavaş bir şekilde ellerimi kaldırdım. Beni gören insanların yüzleri güldü. Beni tanıdılar bunları kurtarmalıyım.

X: Geç şuraya çabuk hızlı ol

Yaşlı bir kadının yanına geçtim. Karşımda bir kız çocuk vardı. Bana bakıp gülümsedi. Nasıl bu haldeyken bana bakıp gülebiliyorlar bana bukadarmı güveniyorlar. Halbuki bende bir insanım. Süper güçlerim yok. Çocuğa gülümsedim. Yanında raftan yere düşmüş olan bluetooth'lu hoparlörü gördüm aklıma bir fikir geldi. Ama bu çocuğunda bana yardım etmesi gerekiyor. Çocuğa kaş göz hareketleriyle. Yanındaki hoparlörü gösterdim. Ne yapmak istediğimi anlamış olacakki hoparlörü yerden alıp adamın arkasına doğru attı. Adamın dikkati dağıldı ve hoparlöre baktı. Hızlı bir şekilde yerden kalktım ve adamı omzundan tutup çevirerek bir yumruk attım. Yere düşen adama market çalışanları da saldırdı. Ve adamı etkisiz hâle getirdiler. Herkez gelip bana teşekkür etti. O çocuğu gördüm. Yanına gitti. Ve diz çöktüm altın sarısı saçlarını okşadım.

C: Adın ne senin?

Ce: Adım Cemre

C: Cemre'mi?

Ce: Evet adım Cemre

C: Kaç yaşındasın sen

Ce: Sekiz yaşındayım

Aklıma Cemre sekiz yaşındayken ailesini öldürdüğüm an geldi. O da bu çocuk gibi çok masum birisiydi. Mavi gözlerle bakıyordu bana. Henüz on yaşındaydım ama sokaklarda büyümüş birisi çok şey yapabilir. Ya bu çocuğa da zarar verirsem. Hayır hayır buradan gitmem gerek. Hızlı ir şekilde yerden kalktım. Yanında duran kadına ve adama baktım. Ailesi olmalılar. Hızlı bir şekilde marketten çıktım. Çocuk arkamdan annesine şunları söyledi

Ce: Anne bu abi beni sevmedimi neden hemen kaçtı yanımdan. Beni niye kimse sevmiyor. Niye okulda hep ben dışlamıyorum.

Bu sözleri işitince yerimde durdum. Tekrar çocuğun yanına gittim. Ve yere çöküp sarıldım. O da bana sarıldı. Altın sarısı saçlarını okşadım tekrar.

C: Bak Cemre ne olursa olsun kim olduğunu unutma. Tamamı herzaman güçlü ol. Hakkını kimseye yedirme. Arkadaşlarının arasına girmeye çalış. Eğer seni sevmiyorlarsa. Başka insanlarla arkadaş ol. Unutmaki eğer seni aralarına almazlarsa onlar kaybeder sen değil. Anlaştıkmı?sözmü?

Ce: Söz

Yanağından öptüm ve marketten çıktım. En son ne zaman bukadar duygusal olduğumu hatırlamıyorum. Nedendir bilmem ama gülümsemeye hatta sırıtmaya başladım. Aklıma hep küçük cemre geldi. O çocukta birşey vardı sanki sarılışı,konuşması. Size yemin edebilirimki Berkele ve Behzatın evinin önüne kadar arabayı sırıtarak kullandım. Neşem yerine gelmişti. Kapıdaki korumalar bana kapıyı açtı. İçeri girdim ve büyük süs havuzunun yanına park ettim. Arabadan inince bahçedeki kamelyada oturduklarını gördüm. Yanlarına gittim.

Be: Ooo naber bro hangi rüzgar attı seni buralara.

Beh: Sen bilirmiydin buraları. Hep biz geliyoruz.

C: E ne yapayım oğlum sizin evde çok uzak.

Beh: Ne oldu lan keyfin yerinde.

C: Yoo her zamanki halim

Lan bu söylediğime ben be inanmadım

Be: Her zamanki hâlin öylemi güldürme bizi Deniz.

Belki yolda birkaç şey olmuş olabilir.

Beh: Senin bugün maçın yokmuydu.

C: Yok ya maçım ertelendi. O yüzden geldim zaten buraya. Sıkılmayayım diye.

Beh: İyi yapmışsın ama dikkatli ol. Yine maça geç kalıpta zor ölümde dövüşme.

Be: Ya ben birşey soracam Deniz.

C: sor?

Be: Sen Cemre'den hoşlanıyormusun

C: Nee!

Be: Yok birşey😕

C: Söyle söyle bidaha söyle

Beh: Cemre'den hoşlanıyormuşum diye soruyor

C: Oğlum kafayı mı yediniz lan siz? Nerden çıktı bu soru

Be: Ne bileyim oğlum. Yani son zamanlarda biraz-fazla yakınsınız gibi

Beh: Kuracağın cümleye sıçayım senin. Biraz-fazla ne demek lan

Be: Son zamanlarda fazla yakınsınız. Yani... üff her neyse uzatmayacağım. Sen Cemre'den hoşlanıyormusun hoşlanmıyormusun.

Tam hayır diyeceğim sırada dilim kitlendi söyleyemedim. Bir an düşündüm ben Cemre'den hoşlanıyormuyum acaba. Bu soru dakikalar boyunca kafamın içinde çalkalandı.

Merhaba arkadaşlar bildirmek isterim eğer bu serim tutarsa bittikten sonraki hikayemin kapağı şu olacak. BİLGİNİZE🤗🤗

Arkadaşlar sizce bu kitabın adı ne olsun

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Arkadaşlar sizce bu kitabın adı ne olsun

A: Kan-ter

B: Izdırap

C: Uğultu

D: (Siz bir isim bulun)

😉💖🤗😁❤

Parlak geceBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin